Kelimeler arşivi içinde; başında "okal" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. okal ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu okal ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde okal olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
OKAL
"Okunu al, savaşa hazırlan" anlamında kullanılan bir isim".
OKALİPTÜS
Mersingillerden, asıl yurdu Avustralya olan, boyu 100 metreyi aşabilen, toprağın suyunu çekerek yerin bataklık duruma gelmesini önleyen bir ağaç (Eucalyptus globulus).. Yapraklarında bulunan tanenden dolayı içeriden sürgün önleyici, idrar yolları antiseptiği, öksürük dindirici ve balgam söktürücü olarak kullanılan mersingiller familyasından bir ağaç, sıtma ağacı.
OKALİPTOL
Sineol.
Bu bölümde tanımı içerisinde OKAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YEREL
Yöresel. Sınırlı bir yerle ilgili olan, lokal. Gözlem yerine veya gözlemcinin bulunduğu yere göre tanımlanan.
DELOKALİZE
Bir bölgeye yayılmış. Ör. delokalize elektronlar, bir molekülde bir çok atom üzerine yayılmış durumda olan elektronlar.
DERNEKEVİ
Bir dernek veya kuruluşun üyelerinin buluşmaları için ayrılmış yer, lokal.
SITMAAĞACI
Okaliptüs ağacı.
DİLÇİK
Kolay ve inandırıcı konuşan. Çok konuşan. Av köpeklerinin dillerinde olan bir hastalık. Kuş, fare ve benzerleri hayvanları yakalamak için kullanılan kapanların emniyet düzeni. Kemer ve ayakkabı tokalarındaki madeni dil şeklindeki çıkıntı.
ODAKSAL
Bir odağa ilişkin, belli bir yerde oluşmuş, belli bir bölgede kalan, sınırları belli, fokal, lokal.
İDEOTİP
Tip lokalitesi dışında bir yerden toplanıp tip örneği ile karşılaştırılarak teşhis edilen örnek.
HAMARTOM
Normal yapılı dokuların yer olarak uygun olmayan lokalizasyonlarda bulunması sonucu oluşan tümör benzeri yapılış bozukluğu. Doku elemanlarının normal dışı dağılımı veya doku elemanlarından birinin oranında görülen anormallikle belirgindir. Hamartomun bileşenleri koristomdan farklı olarak normal lokalizasyondadır.
KOALA
Avustralya'da yaşayan, okaliptüs yapraklarıyla beslenen, yaklaşık 80 santimetre boyunda, otçul, kuyruksuz, keseli, tüyleri soluk boz veya sarımsı renkte olan bir memeli türü (Phascolarctos cinereus)..
LOKALİZE
"Yerini ve niteliğini belirlemek, sınırlamak" anlamındaki lokalize etmek , "yeri ve niteliği belirlenmek, sınırlanmak" anlamındaki lokalize olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz.
YÖRESEL
Belli bir yöre ile ilgili, yerel, mahallî, mevzii, lokal. Belli bir yöreye özgü.
KALSİTONİN
Tiroit bezi tarafından salgılanan, kemiklerde kalsiyum depolanmasını hızlandırarak, hücre dışı sıvılardaki kalsiyum miktarını düşüren bir polipeptit hormon. Tiroit bezi tarafından salgılanan, kemiklerde kalsiyum depolanmasını hızlandıran bir hormon. Tiroit bezinin parafoliküler hücre veya C hücreleri tarafından salgılanan, kemiklerde kalsiyum depolanmasını hızlandırarak hücre dışı sıvılardaki kalsiyum miktarını düşüren bir hormon, tirokalsitonin. Son yıllarda özellikle somon balığından elde edilen ve osteoporozun tedavisinde kullanılan ve ana etkisi kalsiyumun kemiklerden salınımını engellemek olan hormon yapılı ilaç.
KUADRİVALENT
Heterozigot resiprokal translokasyon taşıyan bir bireyde dört homolog kromozomun mayozda bir araya gelmesi ile oluşan yapı.
ORDUEVİ
Kara, deniz ve hava subay ve astsubaylarının buluştukları, sosyal gereksinimlerini karşılayabilecek biçimde yapılmış lokal veya yapı.
MERSİNGİLLER
İki çeneklilerden, mersin, karanfil, okaliptus gibi yaprakları almaşık, çiçekleri genel olarak talkım durumunda bulunan, güzel kokulu bitkileri içine alan bir familya.
METATİP
Holotip ile aynı lokaliteden toplanıp holotiple karşılaştırılarak tanımlanan örnek, orijinal tanımı yapan araştırıcı tarafından tip lokalitesinden toplanan örnek. Holotiple aynı lokaliteden toplanıp, holotiple karşılaştırılarak tanımlanan örnek.
GARİPDOS
Okaliptüs.
TOKALAŞMA
Tokalaşmak işi.
MİYASTENİ
Yangı, distrofi veya merkezi veya çevresel sinirlerde herhangi bir patolojik değişim bulunmaksızın, iskelet kaslarının geçici ve geriye dönüşümlü zayıflığı. Hipokalsemi, hipoglisemi, hipofosfotemi ve kimi bitkisel zehirlenmeler evcil hayvanlardaki miyasteni örnekleridir.
ÜNLÜ
Ün salmış olan, şöhretli, meşhur, şanlı, namlı, namdar, anlı şanlı. Ses yolunda bir engele çarpmadan çıkan ses, sesli, sesli harf, vokal: a, e, ı, i, o, ö, u, ü.