Kelimeler arşivinde; içinde "okan" olan, toplam 26 tane kelime bulunuyor. İçerisinde okan bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu okan ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında okan olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TROKANTERİKUS
LOKANTACILIK
ADENOKANSER, BALDIRSOKAN
KOKANLAMAK
LOKANTACI, LOKANTALI, DOKANAKLI, TROKANTER
YOKANMAK, DOKANMAK, TOKANMAK, SOKANSAK, SOKANCAK
OKANALP, TOKANAK, OKANDAN, LOKANTA
OKANER, OKANAY, TOKANA, LOKANT, KOKANA
SOKAN, KOKAN
OKAN
OKAN
Anlayışlı.
TROKANTER
Yuvarlak çıkıntı, döner çıkıntı. Böcek ve akarların bacaklarında koksayla femur parçaları arasında kalan küçük bir bölüt.
YOKANMAK
Dokunulmak, yoklanmak. İlişmek, dokunmak.
ADENOKANSER
Adenokarsinom.
SOKANCAK
İğne.
DOKANAKLI
Etkili, dokunaklı.
TROKANTERİKUS
Makaraya ait olan.
SOKANSAK
İğne.
TOKANMAK
Dokunmak.
LOKANTALI
Lokantası olan.
OKANALP
Anlayışlı yiğit.
KOKANLAMAK
Kötü bir durumdan azıcık iyiye doğru gitmek.
DOKANMAK
Dokunmak.
LOKANTACILIK
Lokantacının yaptığı iş.
LOKANTACI
Lokanta işleten kimse.
BALDIRSOKAN
Çift kanatlıların sinekgiller familyasından, karasineğe çok benzeyen, kan emen, hastalık bulaştıran, hayvan sağlığı yönünden zararlı bir tür sinek (Stomaxys calcitrans).
Bu bölümde tanımı içerisinde OKAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DOYUMEVİ
Gösterişsiz, küçük lokanta.
AŞÇI
Yemek pişirmeyi meslek edinen kimse. Yemek yenilen dükkân, aşevi, lokanta. Yemek pişirip satan kimse.
KOMİ
Otel, pansiyon vb. yerlerde çalışan hizmetli. Lokantalarda garson yardımcısı.
KOKAK
Kötü, pis kokan.
ÇALGIHANE
Müzik evi, çalgılı lokanta veya eğlence yeri.
BİSTRO
İçki içilen kahve. Müzik eşliğinde içki içilen, yemek yenilen bir tür lokanta.
KOKMUŞ
Çürüyüp bozularak kötü kokan, kokuşuk. Çok bilinen, değersiz, önemsiz. Yerinden kımıldamaya üşenen, tembel, miskin.
AŞEVİ
Lokanta. Düğün, nişan vb. toplantılarda, verilecek yemekleri hazırlamak için geçici olarak mutfak gibi kullanılan yer. Yoksullara parasız yemek yedirilen veya dağıtılan yer, aşhane. Tekkelerde yemek pişirilen yer.
KAFETERYA
Müşterilerin kendi kendilerine servis yaptıkları lokanta. Çay, kahve vb. içeceklerle bazı yiyeceklerin satıldığı yer.
GARSON
Lokanta, pastane, kahvehane vb. yerlerde müşterilere hizmet eden kimse.
KAÇAKÇI
Yasalara karşı gelerek bir yere mal sokan, bir yerden mal kaçıran veya bir yerde satan kimse.
MUHTAR
Köy ve mahallenin yasalarla belirtilmiş işlerini yürütmek için o köy veya mahallede oturanların seçtikleri kimse, köy muhtarı, mahalle muhtarı. Özerk. Her işe burnunu sokan.
KANTİN
Kışla, fabrika, okul vb. yerlerde yiyecek ve içecek maddelerinin satıldığı yer. Bu gibi kurumlarda işletilen ve yalnız o kuruma bağlı kimselerin yemek yediği lokanta.
ORTALIKÇI
Lokanta, gazino, pastane vb. yerlerde ayak işlerine bakan kimse.
ARI
Temiz. Günahsız. Zar kanatlılardan, bal ve bal mumu yapan, iğnesiyle sokan böcek (Apis mellifica). Yabancı şeylerden arınmış, katışıksız, saf, halis.
AYIRTMA
Ayırtmak işi. Otel, gazino, lokanta vb. yerlerle uçak, tren, otobüs gibi taşıtlarda yer ayırma işi, rezervasyon.
LAVABO
Üzerinde su muslukları bulunan, porselen, emaye, sac vb.nden yapılmış, el, yüz, bulaşık yıkamaya yarar, çukur yer veya eşya. Lokanta, gar vb. yerlerde bu düzenin bulunduğu yer. Tuvalet.
LEŞ
Kokmuş hayvan ölüsü. Çok kötü kokan.
RESTORAN
Lokanta.
AŞÇIBAŞI
Birlikte çalışan birkaç aşçının başı. Bir lokanta veya evde yemek pişirmekle görevli kimse.