İçinde OKAT geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "okat" olan, toplam 31 tane kelime bulunuyor. İçerisinde okat bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu okat ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında okat olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

TOKATLAYABİLMEK

14 harfli kelimeler

TOKATLAYABİLME

13 harfli kelimeler

BİYOKATALİZÖR, PROVOKATÖRLÜK, FOTOKATALİZÖR

12 harfli kelimeler

TÜRKMENTOKAT

11 harfli kelimeler

TOKATLATMAK, TOKATTAVUĞU, FOTOKATALİZ, TOKATLANMAK

10 harfli kelimeler

TOKATLANMA, TOKATLAMAK, TOKATLILIK, TOKATÇILIK, OTOKATALİZ, PROVOKATÖR, TOKATLATMA

9 harfli kelimeler

TOKATLAMA, TOKATBAŞI, TOKATKIRI

8 harfli kelimeler

YOKATMAK, TOKATHAN

7 harfli kelimeler

TOKATLI, LOKATİF, TOKATÇA, TOKATÇI

6 harfli kelimeler

OKATAY, OKATAR, OKATAN

Bazı kelimelerin anlamları

OKAT

"Okat" anlamında kullanılan bir isim".

BİYOKATALİZÖR

Canlı dokuların hepsinde çok az bulunan ve hayat için gerekli kimyasal tepkimeleri uyandıran veya kolaylaştıran madde.

TOKATLILIK

Tokatlı olma durumu.

TOKATLANMAK

Tokat atılmak.

TOKATLAMAK

Tokat atmak. Bir kimseyi dolandırmak, hile yoluyla parasını almak.

TOKATTAVUĞU

Bir çeşit tavuk.

FOTOKATALİZÖR

Klorofilde olduğu gibi fotokimyasal reaksiyonları hızlandıran madde.

TÜRKMENTOKAT

Eskişehir şehrinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

TOKATLATMAK

Tokatlama işini yaptırmak.

FOTOKATALİZ

Bazı tepkimelerin ışık tarafından hızlandırılması.

TOKATLAYABİLME

Tokatlayabilmek işi.

TOKATLAYABİLMEK

Tokatlama imkânı veya olasılığı bulunmak.

TOKATÇILIK

Dolandırıcılık.

TOKATLANMA

Tokatlanmak işi.

PROVOKATÖRLÜK

Kışkırtmacılık.

OTOKATALİZ

Bir reaksiyon ürününün, o reaksiyonu katalizleme durumu.

  -   -   -  

Anlamında OKAT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OKAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KIŞKIRTMACI

Kışkırtma işini yapan, provokatör.

TOKATLAMA

Tokatlamak işi.

PATLATMAK

Patlama işine yol açmak. Bir insanın sabrını tüketmek. Tokat atmak. Bir silahı veya patlayıcı bir maddeyi ateşlemek.

SİLLE

Elin iç yüzüyle vurulan tokat.

DÖVMEK

Tokat, yumruk, tekme vurarak canını acıtmak. Çarpmak, sertçe dokunmak. Çamaşır, halı vb.ni tokaç, sopa gibi şeylerle vurarak temizlemek. Topa tutmak. Bir şeyi toz durumuna getirmek için ezmek. Davul vb. çalmak, vurmak. Ateşte ısıtılarak yumuşatılmış bir madeni, vurarak istenilen biçime getirmek. Ezmek. Çırpmak.

DOLANDIRICI

Birini aldatarak mal veya parasını alan kimse, ayyar, tokatçı.

PAZAR

Satıcıların belirli günlerde mallarını satmak için sergiledikleri belirli geçici yer. Rize iline bağlı ilçelerden biri. Belli bir şeyin satıldığı yer. Alışveriş. Cumartesi ile pazartesi arasındaki gün. Tokat iline bağlı ilçelerden biri.

DÖVÜŞ

Dövme işi. Tokat, yumruk, tekme gibi saldırışlarla yapılmış olan kavga.

ALMUS

Tokat iline bağlı ilçelerden biri.

REŞADİYE

Tokat iline bağlı ilçelerden biri.

ARTOVA

Tokat iline bağlı ilçelerden biri.

ŞAPLAK

"Şap" diye ses çıkaran tokat.

NİKSAR

Tokat iline bağlı ilçelerden biri.

ERBAA

Tokat iline bağlı ilçelerden biri.

SLAP

Büyük yassı levha. İngilizce'de tokat anlamına gelen kelime.

EKLEŞTİRMEK

Tokat atmak.

SULUSARAY

Tokat iline bağlı ilçelerden biri.

ŞAMAR

Açık elle yüze vurulan tokat, beşkardeş.

BAŞÇİFTLİK

Tokat iline bağlı ilçelerden biri.

ATMAK

Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.