Kelimeler arşivinde; içinde "okat" olan, toplam 31 tane kelime bulunuyor. İçerisinde okat bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu okat ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında okat olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TOKATLAYABİLMEK
TOKATLAYABİLME
BİYOKATALİZÖR, PROVOKATÖRLÜK, FOTOKATALİZÖR
TÜRKMENTOKAT
TOKATLATMAK, TOKATTAVUĞU, FOTOKATALİZ, TOKATLANMAK
TOKATLANMA, TOKATLAMAK, TOKATLILIK, TOKATÇILIK, OTOKATALİZ, PROVOKATÖR, TOKATLATMA
TOKATLAMA, TOKATBAŞI, TOKATKIRI
YOKATMAK, TOKATHAN
TOKATLI, LOKATİF, TOKATÇA, TOKATÇI
OKATAY, OKATAR, OKATAN
OKAT
"Okat" anlamında kullanılan bir isim".
BİYOKATALİZÖR
Canlı dokuların hepsinde çok az bulunan ve hayat için gerekli kimyasal tepkimeleri uyandıran veya kolaylaştıran madde.
TOKATLILIK
Tokatlı olma durumu.
TOKATLANMAK
Tokat atılmak.
TOKATLAMAK
Tokat atmak. Bir kimseyi dolandırmak, hile yoluyla parasını almak.
TOKATTAVUĞU
Bir çeşit tavuk.
FOTOKATALİZÖR
Klorofilde olduğu gibi fotokimyasal reaksiyonları hızlandıran madde.
TÜRKMENTOKAT
Eskişehir şehrinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
TOKATLATMAK
Tokatlama işini yaptırmak.
FOTOKATALİZ
Bazı tepkimelerin ışık tarafından hızlandırılması.
TOKATLAYABİLME
Tokatlayabilmek işi.
TOKATLAYABİLMEK
Tokatlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
TOKATÇILIK
Dolandırıcılık.
TOKATLANMA
Tokatlanmak işi.
PROVOKATÖRLÜK
Kışkırtmacılık.
OTOKATALİZ
Bir reaksiyon ürününün, o reaksiyonu katalizleme durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde OKAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KIŞKIRTMACI
Kışkırtma işini yapan, provokatör.
TOKATLAMA
Tokatlamak işi.
PATLATMAK
Patlama işine yol açmak. Bir insanın sabrını tüketmek. Tokat atmak. Bir silahı veya patlayıcı bir maddeyi ateşlemek.
SİLLE
Elin iç yüzüyle vurulan tokat.
DÖVMEK
Tokat, yumruk, tekme vurarak canını acıtmak. Çarpmak, sertçe dokunmak. Çamaşır, halı vb.ni tokaç, sopa gibi şeylerle vurarak temizlemek. Topa tutmak. Bir şeyi toz durumuna getirmek için ezmek. Davul vb. çalmak, vurmak. Ateşte ısıtılarak yumuşatılmış bir madeni, vurarak istenilen biçime getirmek. Ezmek. Çırpmak.
DOLANDIRICI
Birini aldatarak mal veya parasını alan kimse, ayyar, tokatçı.
PAZAR
Satıcıların belirli günlerde mallarını satmak için sergiledikleri belirli geçici yer. Rize iline bağlı ilçelerden biri. Belli bir şeyin satıldığı yer. Alışveriş. Cumartesi ile pazartesi arasındaki gün. Tokat iline bağlı ilçelerden biri.
DÖVÜŞ
Dövme işi. Tokat, yumruk, tekme gibi saldırışlarla yapılmış olan kavga.
ALMUS
Tokat iline bağlı ilçelerden biri.
REŞADİYE
Tokat iline bağlı ilçelerden biri.
ARTOVA
Tokat iline bağlı ilçelerden biri.
ŞAPLAK
"Şap" diye ses çıkaran tokat.
NİKSAR
Tokat iline bağlı ilçelerden biri.
ERBAA
Tokat iline bağlı ilçelerden biri.
SLAP
Büyük yassı levha. İngilizce'de tokat anlamına gelen kelime.
EKLEŞTİRMEK
Tokat atmak.
SULUSARAY
Tokat iline bağlı ilçelerden biri.
ŞAMAR
Açık elle yüze vurulan tokat, beşkardeş.
BAŞÇİFTLİK
Tokat iline bağlı ilçelerden biri.
ATMAK
Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.