Sonu OCAK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ocak" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ocak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ocak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ocak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

YUKARIOCAK, TOPRAKOCAK

9 harfli kelimeler

GÜVENOCAK, TÜTENOCAK, ÇEKEROCAK, AYDINOCAK

8 harfli kelimeler

ESKİOCAK, YENİOCAK

7 harfli kelimeler

DALOCAK, KÖROCAK, ŞENOCAK, BEŞOCAK

6 harfli kelimeler

ÜÇOCAK, AKOCAK

5 harfli kelimeler

COCAK, KOCAK

4 harfli kelimeler

OCAK

Bazı kelimelerin anlamları

OCAK

Ateş yakmaya yarayan, pişirme, ısıtma, ısınma vb. amaçlarla kullanılan yer. Bahçelerde veya bostanlarda her tür meyve ve sebze tohumu veya fidesinin dikimi için ayrılmış toprak çukuru. Yer üstünde veya yer altında cevher çıkarılan yer. Şömine. Isı vererek üzerine veya içine konulan maddeleri ısıtan, pişiren, kaynatan, eriten araç veya alet. Aynı amaç ve düşünceyi paylaşanların kurdukları kuruluş veya toplandıkları, görev yaptıkları yer. Ev, aile, soy. Yeniçeri teşkilatını oluşturan odalardan her biri. Kahvelerde, kuruluşlarda çay, kahve vb.nin yapıldığı yer. Halk hekimliğinde bir önceki kuşaktan el verme suretiyle aktarılan bilgileri kullanarak belirli bir şikâyeti veya hastalığı iyileştirdiğine inanılan aile. Yılın birinci ayı, kânunusani.

ÇEKEROCAK

Zararlı gazları, dumanları çekerek uzaklaştıran, önyüzü camekanlı küçük laboratuvar ocağı.

KÖROCAK

Çocuğu olmayan aile, çocuksuz aile.

AKOCAK

Gümüşhane kenti, Yağmurdere nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Hakkâri şehrinde, Yüksekova ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Yozgat ilinde, Eymir nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

ESKİOCAK

Diyarbakır şehrinde, Çatakköprü bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

ŞENOCAK

Artvin ili, Şavşat ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Mardin kenti, Sürgücü bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Ordu kenti, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Şanlıurfa ili, Çamlıdere bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Trabzon kenti, Vakfıkebir belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

TÜTENOCAK

Adıyaman şehri, Narince nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Erzurum şehrinde, Şenkaya ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Siirt kenti, Baykan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

YUKARIOCAK

Mardin şehri, Mazıdağı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

ÜÇOCAK

Elâzığ şehrinde, Arıcak ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

DALOCAK

Şanlıurfa ilinde, Böğürtlen nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

COCAK

Bataklık. Kafa, baş.

TOPRAKOCAK

Bursa ilinde, Yenişehir ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

AYDINOCAK

Van ilinde, Gevaş ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

YENİOCAK

Elâzığ kenti, Baskil ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

BEŞOCAK

Van şehri, Başkale belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

GÜVENOCAK

Ardahan şehrinde, Çıldır ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

  -   -   -  

Anlamında OCAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OCAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AYANDON

18 Ocak'ta başlayan bir fırtına.

BACA

Dumanı ocaktan çekip havaya vermeye yarayan yol. Çatı penceresi. Su yolu, lağım, maden ocağı vb. yer altı yapılarının hava deliği.

ATEŞÇİ

Fabrika, vapur, lokomotif vb. ateşle işleyen yerlerde ocaklara kömür atıp ateşin sürekli yanmasını sağlayan kimse.

FİLİZ

Tohumdan veya tomurcuktan çıkan körpe ve küçük dal, sürgün, ışkın, eşkin, cımbar, çıvgın, şıvgın. Ocaktan çıkarılan işlenmemiş, başka maddelerle karışık hâlde bulunan, ham maden birleşiği.

AHİLİK

Cömertlik. Kökleri eski Türk törelerine dayanan ve Anadolu'da yüksek bir gelişim gösteren esnaf, zanaatçı, çiftçi vb. bütün çalışma kollarını içine alan ocak.

BERDELACUZ

Halk takvimine göre 11-17 Mart arasında görülen kocakarı soğuğu.

ANNE

Çocuğu olan kadın, ana, valide, kocakarı, mader, nene, aba. Yavrusu olan dişi hayvan.

GRİZU

Normal sıcaklık ve basınçta kömür ocaklarında açığa çıkan ve büyük bölümü saf metandan oluşan, kolayca tutuşabilen gaz.

GÜLÜK

Hindi. Sebze yetiştirmek için açılan ocak.

GRİZUÖLÇER

Maden ocaklarında havanın grizu oranını ölçmeye yarayan cihaz, grizumetre.

FIRIN

İçinde genellikle odun yanan, her yanda aynı derecede ısı oluşturarak ekmek, pasta vb. pişirmeye yarayan, tavanı tonoz biçiminde, önünde tek açıklık bulunan ocak. Elektrik, tüp gaz ve doğal gazla çalışan, yiyecekleri pişirmeye veya ısıtmaya yarayan alet. Bu ocakta pişirilmiş. Ekmek, pasta vb.nin pişirildiği ve satıldığı dükkân. Bir maddenin fiziksel veya kimyasal değişime uğratılması amacıyla içinde ısıtıldığı araç.

GELBERİ

Büyük ocaklardan ateşi dışarı çekmek için kullanılan uzun saplı demir araç. Tırmık. Ağaç dallarını budamak için kullanılan eğri demir. Harman döküntülerini toplamaya yarayan araç.

ERBAİN

Rumi takvimde 22 Aralık'tan 31 Ocak gününe kadar süren kırk günlük kış dönemi.

ALIN

Yüzün, kaşlarla saçlar arasındaki bölümü. Bir ocakta her türlü ayak, galeri, baca, kuyu ve yolun ilerletilmekte olan yüzeyi. Karşı. Bazı şeylerin önü, ön yüzü.

BARBEKÜ

Izgara et pişirmekte kullanılan, genellikle balkonlarda duvar içerisine gömülmüş ocak. Açık alanda mangal kullanılarak et ve deniz ürünlerini pişirme.

CEBECİ

Yeniçeri ordusunda silah yapan, onaran ve bakımı ile görevli bulunan, savaşta ordunun silah ve cephanesini ulaştıran yaya kapıkulu ocaklarından bir sınıf asker.

DEDANTÖR

Ocak, fırın, soba vb. araçlarda kullanılan likit gazın akışını düzenleyen aygıt.

FIRILDAK

Rüzgârla dönen, çember biçiminde çocuk oyuncağı. Havalandırmak amacıyla oda veya mutfak pencerelerine takılan kanatlı araç. Ocak veya soba borusunun iyi çekmesini sağlamak için tepesine takılan ve rüzgârın gittiği yöne dönebilecek biçimde yapılmış olan şapka. Düşüncesini sürekli değiştiren, sözünden dönen (kimse). Dolap, düzen, hile.

GALERİ

Bir yapının birçok bölümünü aynı katta birbirine bağlayan içten veya dıştan yapılmış geniş geçit. Maden ocaklarında açılan yer altı yolu. Otomobil alınıp satılan yer. Sanat eserlerinin veya herhangi bir malın sergilendiği salon.

AYAK

Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.