Kelimeler arşivi içinde; başında "not" olan, toplam 26 adet kelime bulunmaktadır. not ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu not ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde not olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
NOTLANDIRMAK
NOTLANDIRMA
NOTOPODYUM
NOTOEDRES, NOTURELLİ, NOTOMELUS, NOTOKORDA, NOTOGENEZ, NOTOEDRİK, NOTALAMAK
NOTERLİK, NOTALAMA, NOTOMELİ, NOTASYON, NOTOKORD
NOTİLUS, NOTUREL, NOTOGEA
NOTURA
NOTAM, NOTAK, NOTUM, NOTER
NOTE, NOTA
NOT
NOT
Bir şeyi hatırlamak için yazılan kısa yazı. Bir şeyin niteliği üzerine edinilen kanı. Okullarda öğrencinin dersle ilgili bilgi ve beceri düzeyini göstermek üzere öğretmenlerce verilen sayı, derece.
NOTOKORDA
Sırt ipliği.
NOTLANDIRMA
Notlandırmak işi.
NOTLANDIRMAK
Not vermek.
NOTOEDRİK
Notoedres cinsinin neden olduğu, Notoedres cinsine ait.
NOTURELLİ
Bol motifli halı. (Çaltı Gelendost Isparta).
NOTALAMAK
Bir eseri notaya almak.
NOTOEDRES
Sarcoptidae ailesinde bulunan uyuz akarları cinsi. N. cati kedilerde inatçı ve bazen ölümcül olabilen bir enfestasyona neden olabilmektedir. Etken tavşan ve insanlarda da enfestasyona neden olabilmektedir.
NOTOMELİ
Fazladan biçimlenmiş olan bacağın, yerini değiştirerek sırt bölgesinde yer almasıyla belirgin bir yapılış bozukluğu, notomelus.
NOTOGENEZ
Sırt ipliğinin (notokorda) gelişmesi.
NOTOKORD
Sırt İpliği. Sırt ipliği.
NOTALAMA
Notalamak işi, notasyon. Seslerin ve icranın işaretleri olarak belirlenen şekiller bütünü, notasyon. Halk oyunlarındaki hareketlerin işaret ve şekil olarak yazılması, notasyon.
NOTASYON
Notalama.
NOTOPODYUM
Poliket solucanların parapotlarının dorsal kısmı.
NOTERLİK
Noterin görevi veya makamı. Noter.
NOTOMELUS
Notomeli.
Bu bölümde tanımı içerisinde NOT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇIKARMAK
Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak. Sonunu getirmek. Hatırlamak. Bulmak, ortaya koymak. Yapmak, üretmek. Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak. Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. Boşaltmak. Sunmak. Göstermek. Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek. Gidermek. Fotoğraf çektirmek. Resim yapmak. Söylemek. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. İlgisini keserek uzaklaştırmak. Sağlamak, elde etmek. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek. Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak. Gibi göstermek, bir davranış yüklemek. Yayımlamak. Yollamak, göndermek.
AYIRTMAN
Sınavlarda, soruların hazırlanmasından notların verilmesine kadar bütün değerlendirme çalışmalarına katılan görevli, mümeyyiz.
ACEM
Klasik Türk müziğinde mi notasına yakın bir perde. İran ülkesi. İranlı.
DİZEM
Bir dizede, bir notada vurgu, uzunluk veya ses özelliklerinin, durakların düzenli bir biçimde tekrarlanmasından doğan ses uygunluğu, tartım, ritim.
ARALIK
Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.
AJANDA
Gerekli notların unutulmaması için yazıldığı takvimli defter, andaç.
BEMOL
Bir sesin yarım ton kalınlaştırılacağını gösteren nota işareti. Böylece kalınlaştırılmış ses.
ARMONİKA
Yan yana sıralanmış deliklerden her biri üflendiğinde ayrı notada sesler çıkaran küçük ağız çalgısı, mızıka, armonik. Akordiyon.
DİYEZ
Bir sesin yarım ton inceltileceğini gösteren nota işareti. Yarım ton inceltilmiş (ses).
ANDIÇ
Uyarı veya hatırlatmak için yazılan not.
BİRLİK
Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.
ÇAKIŞTIRMAK
Çakışma işini yaptırmak. Porte üzerindeki notalara söz ögesinin bölümlerini yerleştirmek. İçki içip keyfetmek.
DİMİNUENDO
Müzik parçasının başında ">" işaretiyle gösterilen nota terimi. (diminue'ndo) Sesi gittikçe azaltarak (söylemek, çalmak).
ARSENİK
Atom numarası 33, atom ağırlığı 74,91, yoğunluğu 5,7 olan, atmosfer basıncı altında 450 °C'de süblimleşen, maden filizlerinde çok yaygın bulunan, metal görünümünde basit element, sıçanotu, zırnık (simgesi As).
ÇARPMA
Çarpmak işi. Kuyu çengeli biçiminde beş kollu büyük olta iğnesi. Dört işlemden biri, çarpmak işlemi, darp. Alaturka müzikte temel notaların arasına sıkıştırılmış ve usulü bozmayan, tek perdelik küçük fazlalık.
BAĞ
Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
BLOKNOT
Yaprakları kolayca çıkartılabilecek bir biçimde yapılmış not defteri.
ARIZA
Aksama, aksaklık, bozulma. Bir notanın sesini yarım ton yükseltmek, alçaltmak veya eski durumuna getirmek için notanın soluna konulan diyez, bemol ve bekar işaretlerinin ortak adı. Engebe.
BEKAR
Diyezli veya bemollü bir sesin eski durumuna getirilmesini gösteren nota işareti.