İçinde NOT geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "not" olan, toplam 151 tane kelime bulunuyor. İçerisinde not bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu not ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında not olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

MONOTONLAŞTIRMAK

15 harfli kelimeler

AMİNOTRANSFERAZ, DERMOSFENOTİKUM, ENDOKRİNOTERAPİ, MONOTONLAŞTIRMA, ULTRASONOTERAPİ

14 harfli kelimeler

İMMÜNOTOLERANS, NANOTEKNOLOJİK, RÖNTGENOTERAPİ

13 harfli kelimeler

MONOTONLAŞMAK, NANOTEKNOLOJİ, GREYONOTOKSİN, İMMUNOTHERAPİ, OĞLAMANOTLAĞI, ORGANOTROPİZM, PAMUKLIYANOTU, RİNOTRAKEİTİS, VAKSİNOTERAPİ

12 harfli kelimeler

HİPNOTİZMALI, MONOTONLAŞMA, ADRENOTROPİK, AKSONOTMEZİS, ALUMİNOTERMİ, ANTİHİPNOTİK, ANTROPONOTİK, HİPNOTİZMACI, İMMÜNOTERAPİ, MEKANOTERAPİ, NOTLANDIRMAK

11 harfli kelimeler

ASTRONOTLUK, FONOTELGRAF, AMMONOTELİK, EĞRİLCENOTU, FENOTİYAZİN, NOTLANDIRMA, ORGANOTİPİK, SÜPÜRGENOTU, TİMPANOTOMİ, YAPIŞKANOTU

10 harfli kelimeler

HİPNOTİZMA, MONOTONLUK, ARHENOTOKİ, GALVANOTİP, İHNOTAKSON, KANOTURMAĞ, MENOTROPİN, MONOTRİKÖZ, MONOTROFİK, MONOTROPİK, NOTOPODYUM, RUMENOTOMİ, SOLUCANOTU, STERNOTOMİ, VERMİNOTİK, YEYUNOTOMİ

9 harfli kelimeler

MANTİNOTA, MONOTEİST, MONOTEİZM, NOTALAMAK, ANOTOJENİ, DİSPNOTİK, HİPNOTİZE, MELANOTİK, MENOTAKSİ, METANOTUM, MEZONOTUM, MONOTERMİ, MONOTİPİK, MONOTOKOZ, NOTOEDRES, NOTOEDRİK, NOTOGENEZ, NOTOKORDA, NOTOMELUS, NOTURELLİ, OOGENOTOP, PANOTİTİS, POSTNOTUM, SİYANOTİK, SOĞLANOTU, STENOTERM, TARHANOTU, YILGINOTU

8 harfli kelimeler

ASTRONOT, KANOTİYE, KOZMONOT, NOTALAMA, NOTERLİK, SIÇANOTU, STENOTİP, ANOTLAMA, BARUNOTU, DUMANOTU, GONOTEKA, KİNOTOMİ, KLONOTİP, KOVANOTU, MONOTRİK, MONOTROP, NOTASYON, NOTOKORD, NOTOMELİ, OĞLANOTU, ÖĞLANOTU, PANGINOT, PANGONOT, PANKANOT, PELİNOTU, PRONOTUM, RİNOTOMİ, STENOTİK, STENOTOP, TENOTOMİ, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

ARGONOT, BANKNOT, BLOKNOT, DRETNOT, LİNOTİP, MONOTİP, MONOTON, BURNOTU, FENOTİP, GENOTİP, GONOTİL, NOTİLUS, NOTOGEA, NOTUREL, TENOTOM, TETANOT, YIĞINOT

6 harfli kelimeler

DİPNOT, SONNOT, BURNOT, NOTURA, PAUNOT, SİNOTİ, YÜNOTU

5 harfli kelimeler

NOTAM, NOTER, ANOTİ, DİNOT, NOTAK, NOTUM

4 harfli kelimeler

ANOT, NOTA, KNOT, NOTE

3 harfli kelimeler

NOT

Bazı kelimelerin anlamları

NOT

Bir şeyi hatırlamak için yazılan kısa yazı. Bir şeyin niteliği üzerine edinilen kanı. Okullarda öğrencinin dersle ilgili bilgi ve beceri düzeyini göstermek üzere öğretmenlerce verilen sayı, derece.

NANOTEKNOLOJİK

Nanoteknoloji ile ilgili.

GREYONOTOKSİN

Andrometodoksin.

İMMUNOTHERAPİ

Aşı tedavisi.

ENDOKRİNOTERAPİ

Hormon tedavisi.

ORGANOTROPİZM

Parazitlerin çeşitli gelişim everelerini geçirmek için uygun olan belirli organları tercih etmesi. Parazitlerin çeşitli gelişim evrelerinin ileri gelişimleri için uygun olan belirli organları tercih etmesi.

ULTRASONOTERAPİ

Ultrasonla yapılan tedavi.

MONOTONLAŞTIRMA

Monotonlaştırmak işi.

OĞLAMANOTLAĞI

Vaktinden evvel doğuran davarın yavrusu.

NANOTEKNOLOJİ

Maddenin atomik veya moleküler boyutta işlenerek mikroskobik boyutta ürünlerin üretilmesi yöntemi.

MONOTONLAŞMAK

Monoton duruma gelmek.

MONOTONLAŞTIRMAK

Monoton duruma getirmek.

DERMOSFENOTİKUM

Balıklarda yan çizgi sisteminin baştaki kanallarını taşıyan ve baş kaslarını koruyan kemiklerin altıncısı.

RÖNTGENOTERAPİ

Röntgen tedavisi, radyoterapi, röntgenizasyon.

AMİNOTRANSFERAZ

Transaminaz. Amino gruplarının alfa-amino asitlerden alfa-keto asitlere transferini katalize eden enzim, transaminaz.

İMMÜNOTOLERANS

İmmünnolojik tolerans.

  -   -   -  

Anlamında NOT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde NOT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AJANDA

Gerekli notların unutulmaması için yazıldığı takvimli defter, andaç.

DİYEZ

Bir sesin yarım ton inceltileceğini gösteren nota işareti. Yarım ton inceltilmiş (ses).

DİZEM

Bir dizede, bir notada vurgu, uzunluk veya ses özelliklerinin, durakların düzenli bir biçimde tekrarlanmasından doğan ses uygunluğu, tartım, ritim.

BEMOL

Bir sesin yarım ton kalınlaştırılacağını gösteren nota işareti. Böylece kalınlaştırılmış ses.

BLOKNOT

Yaprakları kolayca çıkartılabilecek bir biçimde yapılmış not defteri.

ARALIK

Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.

ARSENİK

Atom numarası 33, atom ağırlığı 74,91, yoğunluğu 5,7 olan, atmosfer basıncı altında 450 °C'de süblimleşen, maden filizlerinde çok yaygın bulunan, metal görünümünde basit element, sıçanotu, zırnık (simgesi As).

BEKAR

Diyezli veya bemollü bir sesin eski durumuna getirilmesini gösteren nota işareti.

DİMİNUENDO

Müzik parçasının başında ">" işaretiyle gösterilen nota terimi. (diminue'ndo) Sesi gittikçe azaltarak (söylemek, çalmak).

ACEM

Klasik Türk müziğinde mi notasına yakın bir perde. İran ülkesi. İranlı.

ANAHTAR

Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.

ANDIÇ

Uyarı veya hatırlatmak için yazılan not.

ÇARPMA

Çarpmak işi. Kuyu çengeli biçiminde beş kollu büyük olta iğnesi. Dört işlemden biri, çarpmak işlemi, darp. Alaturka müzikte temel notaların arasına sıkıştırılmış ve usulü bozmayan, tek perdelik küçük fazlalık.

ÇIKARMAK

Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak. Sonunu getirmek. Hatırlamak. Bulmak, ortaya koymak. Yapmak, üretmek. Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak. Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. Boşaltmak. Sunmak. Göstermek. Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek. Gidermek. Fotoğraf çektirmek. Resim yapmak. Söylemek. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. İlgisini keserek uzaklaştırmak. Sağlamak, elde etmek. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek. Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak. Gibi göstermek, bir davranış yüklemek. Yayımlamak. Yollamak, göndermek.

ARIZA

Aksama, aksaklık, bozulma. Bir notanın sesini yarım ton yükseltmek, alçaltmak veya eski durumuna getirmek için notanın soluna konulan diyez, bemol ve bekar işaretlerinin ortak adı. Engebe.

BİRLİK

Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.

AYIRTMAN

Sınavlarda, soruların hazırlanmasından notların verilmesine kadar bütün değerlendirme çalışmalarına katılan görevli, mümeyyiz.

ÇAKIŞTIRMAK

Çakışma işini yaptırmak. Porte üzerindeki notalara söz ögesinin bölümlerini yerleştirmek. İçki içip keyfetmek.

ARMONİKA

Yan yana sıralanmış deliklerden her biri üflendiğinde ayrı notada sesler çıkaran küçük ağız çalgısı, mızıka, armonik. Akordiyon.

BAĞ

Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.