NİZA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "niza" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. niza ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu niza ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde niza olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

NİZAMSIZLIK

10 harfli kelimeler

NİZAMETTİN, NİZAMSIZCA

9 harfli kelimeler

NİZAMNAME

8 harfli kelimeler

NİZAMİYE, NİZAMLAR, NİZAMSIZ

7 harfli kelimeler

NİZAMLI

6 harfli kelimeler

NİZAMİ

5 harfli kelimeler

NİZAM, NİZAR

4 harfli kelimeler

NİZA

Bazı kelimelerin anlamları

NİZA

Çekişme, bozuşma, kavga.

NİZAMLI

Düzenli, tertipli. Tüzüğe uygun.

NİZAMSIZLIK

Nizamsız olma durumu, düzensizlik, tertipsizlik. Tüzüğe aykırılık.

NİZAMSIZ

Düzensiz, tertipsiz. Tüzüğe aykırı.

NİZAMİYE

Askerlik dairesi. Kışla, garnizon ve bazı kuruluşların girişi. Tanzimat döneminde kara ordusu.

NİZAMNAME

Tüzük.

NİZAM

Düzen. Kural.

NİZAMİ

İstenilen düzende olan, düzene uygun olan, kurallara uygun olan. Kanunlarla ilgili olan.

NİZAMSIZCA

Nizamsız bir biçimde.

NİZAR

Zayıf.

NİZAMLAR

Zonguldak ili, Devrek ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

NİZAMETTİN

Dinin nizamı, düzeni.

  -   -   -  

Anlamında NİZA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde NİZA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ŞNORKEL

Dizel motorlu denizaltının su altında uzun süre kalmasını sağlayan düzen. Solukluk.

DÜZENLEYİCİ

Herhangi bir işi, kuruluşu gerçekleştirip düzenli sonuç alınmasını üstlenen kimse, organizatör, aranjör. Belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başka sesler, çalgılar veya topluluklar tarafından söylenip çalınabilmesi için o eserde değişiklikler yapan kimse, aranjör. Bir makinenin görevini istenilen ölçüde tutup ayarlayabilen araç, regülatör.

ÇAĞDAŞLAŞMA

Çağdaşlaşmak işi, çağcıllaşma, modernleşme, asrileşme, muasırlaşma, modernizasyon.

PELTE

Nişasta, şeker ve su karışımının pişirilerek soğutulmasıyla yapılmış olan bir tatlı türü. Koloidal bir katı içine bir sıvının işlemesinden sonra, ya bu sıvıya daldırılan koloidin doğrudan doğruya şişmesiyle veya sıcakta hazırlanan oldukça konsantre çözeltinin soğultularak kıvamlaşmasıyla oluşan esnek madde. Denizanası. Bu kıvamda olan madde.

MUHRİP

Torpido, top ve denizaltılara karşı silahlarla donatılmış, küçük, hızlı giden savaş gemisi, destroyer.

PERİSKOP

Denizaltılarda, tanklarda, siperlerde kullanılan, gözlemcinin güvenli bir biçimde çevreyi araştırmasını sağlayan mercekli araç.

MEDÜZ

Denizanası.

KURAL

Bir sanata, bir bilime, bir düşünce ve davranış sistemine temel olan, yön veren ilke, nizam. Davranışlarımıza yön veren, uyulması gereken ilke.

YOLSUZ

Yolu olmayan. Törelere, toplumun görüşüne aykırı davranan. Yavaş giden (taşıt). Kurallara aykırı, uygunsuz, yöntemsiz, düzensiz, yersiz, usulsüz, nizamsız. Parasız, züğürt.

JANDARMA

Yurt içinde genel güvenliği ve kamu düzenini korumakla görevli, yasa ve nizamların koyduğu hükümlerin yürütülmesini ve bunlara dayanan hükûmet emirlerinin yerine getirilmesini sağlayan silahlı askerî kuvvet. Bu kuvvette görevli olan kimse. Açıkgöz.

DÜZENLEME

Düzenlemek işi, tertip, organizasyon. Düzene koyma, kodifikasyon, regülasyon. Belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başka sesler, çalgılar veya topluluklar tarafından söylenip çalınabilmesi için o eserde yapılmış olan değişiklik, aranjman. Belirli bir düzene göre bir araya getirilmiş olan nesne, aranjman. Yayımlanan mevzuatın derlenip toplanması ve mevzuatta yapılmış olan değişikliklerin ilgili ana mevzuata işlenmesi, kodifikasyon.

SONAR

Batmış olan nesnenin, yüzeye yakın balıkların yerini ve durumunu yansılanan ses dalgalarıyla belirleyen sistem. Bu sistemden yararlanılarak yapılmış, denizaltılarda kullanılan cihaz.

TAHTELBAHİR

Denizaltı.

TÜZÜK

Herhangi bir kurumun veya kuruluşun tutacağı yolu ve uygulayacağı hükümleri sırasıyla gösteren maddelerin hepsi, nizamname, statü.

KORVET

Denizaltılara karşı özel olarak silahlandırılan bir çeşit tür savaş gemisi.

DÜZEN

Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.

DENİZALTICILIK

Denizaltıcının yaptığı iş.

DÜZENSİZLİK

Düzensiz olma durumu, tertipsizlik, intizamsızlık, nizamsızlık.

DÜZENLİ

Düzeni olan, yerli yerinde, kararlı, tertipli, muntazam. Sistemli, nizamlı, metodik.

DENİZALTICI

Denizaltılarda görevli kimse.