Kelimeler arşivinde; içinde "niza" olan, toplam 49 tane kelime bulunuyor. İçerisinde niza bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu niza ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında niza olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MASKULİNİZASYON
DENİZALTICILIK, RÖNTGENİZASYON, MİYELİNİZASYON, KERATİNİZASYON, HOMOJENİZASYON, HİRUDİNİZASYON, SENKRONİZASYON, REORGANİZASYON
TRİŞİNİZASYON, LÜTEİNİZASYON, KARBONİZASYON, HOMOJENİZATÖR, DEİYONİZASYON, MODERNİZASYON
TETANİZASYON, OPSONİZASYON, ORGANİZASYON, KOLONİZASYON, MEKANİZASYON, İMMÜNİZASYON, FEMİNİZASYON
DENİZALTICI, DENİZASLANI, GAYRİNİZAMİ, NİZAMSIZLIK, DENİZAYGIRI, ORGANİZATÖR
DENİZALASI, SEYİTNİZAM, DENİZANASI, NİZAMSIZCA, NİZAMETTİN, DENİZAYISI, DENİZAŞIRI
NİZAMNAME, DENİZALTI
DENİZATI, NİZAMİYE, NİZAMLAR, NİZAMSIZ, DENİZALP
NİZAMLI, PRANİZA
ANİZAZ, NİZAMİ
NİZAR, NİZAM
NİZA
NİZA
Çekişme, bozuşma, kavga.
SENKRONİZASYON
Eşleme.
HOMOJENİZATÖR
Homojenleştirici.
TRİŞİNİZASYON
Trişinellozis.
MİYELİNİZASYON
Miyelinasyon.
DEİYONİZASYON
Bir bileşikten yüklü atom veya moleküllerin çıkarılması.
MASKULİNİZASYON
Erkekleşme.
HOMOJENİZASYON
Bir organ ya da dokuyu çok ince parçalara parçalama tekniği. Yapı bakımından bütünlük kazandırma, tümüne aynı yapıyı verme. Homojenleştirme.
MODERNİZASYON
Çağdaşlaşma.
REORGANİZASYON
Yeniden düzenlenme.
KERATİNİZASYON
Keratin oluşumu.
DENİZALTICILIK
Denizaltıcının yaptığı iş.
RÖNTGENİZASYON
Röntgenoterapi.
LÜTEİNİZASYON
Ovaryumda corpus luteum oluşması. Lüteinleşme.
KARBONİZASYON
Hayvansal lifler içinde bulunan bitkisel kısımların veya selülozik liflerin giderilmesi için asitlerle sıcaklık etkisi altında işlem görmesi.
HİRUDİNİZASYON
Hirudin enjeksiyonuyla kanın pıhtılaşmasını engelleme.
Bu bölümde tanımı içerisinde NİZA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YOLSUZ
Yolu olmayan. Törelere, toplumun görüşüne aykırı davranan. Yavaş giden (taşıt). Kurallara aykırı, uygunsuz, yöntemsiz, düzensiz, yersiz, usulsüz, nizamsız. Parasız, züğürt.
SONAR
Batmış olan nesnenin, yüzeye yakın balıkların yerini ve durumunu yansılanan ses dalgalarıyla belirleyen sistem. Bu sistemden yararlanılarak yapılmış, denizaltılarda kullanılan cihaz.
DÜZENSİZLİK
Düzensiz olma durumu, tertipsizlik, intizamsızlık, nizamsızlık.
NİZAMSIZLIK
Nizamsız olma durumu, düzensizlik, tertipsizlik. Tüzüğe aykırılık.
TÜZÜK
Herhangi bir kurumun veya kuruluşun tutacağı yolu ve uygulayacağı hükümleri sırasıyla gösteren maddelerin hepsi, nizamname, statü.
MUHRİP
Torpido, top ve denizaltılara karşı silahlarla donatılmış, küçük, hızlı giden savaş gemisi, destroyer.
PELTE
Nişasta, şeker ve su karışımının pişirilerek soğutulmasıyla yapılmış olan bir tatlı türü. Koloidal bir katı içine bir sıvının işlemesinden sonra, ya bu sıvıya daldırılan koloidin doğrudan doğruya şişmesiyle veya sıcakta hazırlanan oldukça konsantre çözeltinin soğultularak kıvamlaşmasıyla oluşan esnek madde. Denizanası. Bu kıvamda olan madde.
JANDARMA
Yurt içinde genel güvenliği ve kamu düzenini korumakla görevli, yasa ve nizamların koyduğu hükümlerin yürütülmesini ve bunlara dayanan hükûmet emirlerinin yerine getirilmesini sağlayan silahlı askerî kuvvet. Bu kuvvette görevli olan kimse. Açıkgöz.
KORVET
Denizaltılara karşı özel olarak silahlandırılan bir çeşit tür savaş gemisi.
TAHTELBAHİR
Denizaltı.
DÜZENLİ
Düzeni olan, yerli yerinde, kararlı, tertipli, muntazam. Sistemli, nizamlı, metodik.
DÜZEN
Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.
MEDÜZ
Denizanası.
DÜZENLEYİCİ
Herhangi bir işi, kuruluşu gerçekleştirip düzenli sonuç alınmasını üstlenen kimse, organizatör, aranjör. Belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başka sesler, çalgılar veya topluluklar tarafından söylenip çalınabilmesi için o eserde değişiklikler yapan kimse, aranjör. Bir makinenin görevini istenilen ölçüde tutup ayarlayabilen araç, regülatör.
KURAL
Bir sanata, bir bilime, bir düşünce ve davranış sistemine temel olan, yön veren ilke, nizam. Davranışlarımıza yön veren, uyulması gereken ilke.
DÜZENLEME
Düzenlemek işi, tertip, organizasyon. Düzene koyma, kodifikasyon, regülasyon. Belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başka sesler, çalgılar veya topluluklar tarafından söylenip çalınabilmesi için o eserde yapılmış olan değişiklik, aranjman. Belirli bir düzene göre bir araya getirilmiş olan nesne, aranjman. Yayımlanan mevzuatın derlenip toplanması ve mevzuatta yapılmış olan değişikliklerin ilgili ana mevzuata işlenmesi, kodifikasyon.
PERİSKOP
Denizaltılarda, tanklarda, siperlerde kullanılan, gözlemcinin güvenli bir biçimde çevreyi araştırmasını sağlayan mercekli araç.
ŞNORKEL
Dizel motorlu denizaltının su altında uzun süre kalmasını sağlayan düzen. Solukluk.
DENİZALTICI
Denizaltılarda görevli kimse.
ÇAĞDAŞLAŞMA
Çağdaşlaşmak işi, çağcıllaşma, modernleşme, asrileşme, muasırlaşma, modernizasyon.