Kelimeler arşivi içinde; sonunda "netli" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. Sonu netli ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında netli olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde netli olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
MEYMENETLİ
SÜKUNETLİ, METANETLİ, KESİNETLİ, KESENETLİ
UFUNETLİ, ZİYNETLİ, MİNNETLİ, TIYNETLİ, SÜNNETLİ, MİHNETLİ, MESNETLİ
ÇENETLİ, SENETLİ, KİNETLİ, LANETLİ, YÖNETLİ, YÜNETLİ, KENETLİ
NETLİ
NETLİ
İsteyerek, bilerek : Hasan o sözü netli söyledi.
METANETLİ
Acılar karşısında dayanma gücünü yitirmeyen, sağlam, dayanıklı, metîn.
ÇENETLİ
İki veya daha çok çenedi bulunan.
KESİNETLİ
Şart, zorunlu : Bu işi yapmak kesinetli mi?.
KESENETLİ
İnancalı, güvenceli.
SENETLİ
Senedi olan, senetle sağlamlaştırılmış olan.
MİNNETLİ
Adana şehri, Kozan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
UFUNETLİ
İçinde irin, cerahat olan.
MİHNETLİ
Sıkıntılı, eziyetli. Sıkıntı, eziyet çeken (kimse).
MESNETLİ
Dayanağı olan.
SÜKUNETLİ
Durgun, sakin, hareketsiz.
SÜNNETLİ
Sünnet edilmiş olan.
KİNETLİ
Kenetli.
MEYMENETLİ
Uğurlu.
TIYNETLİ
İyi huylu.
ZİYNETLİ
Süslü.
Bu bölümde tanımı içerisinde NETLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DENİZKABUĞU
İstiridye gibi çenetli deniz canlılarının kabuğu. Bu kabuklarla yapılan süslemeler.
KOCUK
Gocuk, içi kürklü kaput. Midye. Bakla, nohut ve benzerleri bitkilerin çift çenetli kabukları. Lahana sapı.
MELUN
Tanrı tarafından lanetlenmiş olan, lanetli. Lanetlenmiş kimse. Nefretle karşılanan, kötü.
ADNİYE
Cennete gitmeye hak kazanmış, cennetlik bayan.
ADNİ
Cennete gitmeye hak kazanmış, cennetlik kişi.
KERTÜKLÜ
Kenarı süslü, girintili çıkıntılı sahan. Sünnetli erkek.
BAŞIBÖYÜK
Mihnetli, dertli kişi.
BEZEKLÜ
Süslü, ziynetli.
DENETLİK
Bir televizyon yayınında görüntü ile sesin niteliğini izlemek, görüntü seçimini gerçekleştirmek, görüntüyü yayına vermek gibi işlerde kullanılan yüksek nitelikli almaç. (Denetliğin yapısı ile görevi, almacın aynıdır. İkisi de televizyon imlerini resme çevirir. Ancak alıcı ile almaç arasındaki bağlantı, vericiyle sağlandığı halde, denetlik bu imleri doğrudan doğruya alıcıdan bir kablo yardımıyla alır. Ayrıca görüntüyle ilgili ses almaca resimle birlikte verildiği halde, denetliğe verilmez; ses için ayrı bir denetlik kullanılır. Kullanıldıkları yerlere göre başlıca şu denetlikler vardır: Görüntü denetliği, ses denetliği, işlik denetliği, ana denetlik, yönetim denetliği).
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
KARGIŞLI
Tanrı'nın ve insanların nefretine, lanetine uğramış, melun, lanetli.
ASTİGMATLIK
Astigmat olma durumu. Optik eksenden uzakta bulunan bir noktanın görüntüsünün, eksenden uzaklaştıkça nokta olarak değil doğru, elips, çember, ilkine dikey doğru olarak görünmesi biçiminde ortaya çıkan bir mercek kusuru. Gözün bütün çaplarında aynı refraksiyon özelliğini taşımaması nedeniyle göze gelen ışınların belirli bir noktada odak oluşturamaması sonucu görüşte netlik oluşmaması, astigmatizm.
NACİ
Kurtulan, selamete kavuşan. Cehennemden kurtulmuş, cennetlik.
DENİZTARAĞI
İki çenetli kabuklu bir tür yumuşakça (Pecten).
CENNETMEKAN
Cennetlik.
UĞURLU
Uğuru olan, iyilik getirdiğine inanılan, kutlu, tekin, kademli, meymenetli, mübarek.
BİLLURLAŞMAK
Billur durumuna gelmek, billur durumunda yoğunlaşmak, kristalleşmek. Belirgin duruma gelmek, netlik kazanmak.
ÇÖZÜNÜRLÜK
Bir maddenin başka bir madde içinde çözünme özelliği, resolüsyon. Ekrandaki görüntünün veya yazıcı tarafından basılan şekillerin netliği. Birim nicelikte çözelti ya da çözgen içinde, belli sıcaklık ve basınçla çözülebilen özdek niceliği. Belirli oylum ya da tutardaki bir özgende çözünebilen özdek niceliği. Katı, sıvı ya da gaz çözünenin, belirli koşullarda çözücüsü ile tektürel bir çözelti oluşturabilmesinin sınırı. Bir maddenin belirli bir sıcaklıktaki doygun çözeltisindeki derişimi. Bir çözünenin, bir çözendeki çözünme kertesi. (Genellikle, belirli bir sıcaklıkta yüzde olarak belirtilir.). Bir maddenin çözelti oluşturma kapasitesi. Birbirine komşu iki noktanın ayırt edilebilme gücü. Mikroskobik olarak birbirine komşu iki farklı görüntünün ayırt edilebilme duyarlılığı, rezolüsyon.
NACİYE
Kurtulan, selamete kavuşan. Cehennemden kurtulmuş, cennetlik.
DAYANIKLI
Dayanabilen, sağlam, güçlü, mukavim, zorlu, stabil. Metanetli, metin, mütehammil.