Kelimeler arşivinde; içinde "netli" olan, toplam 28 tane kelime bulunuyor. İçerisinde netli bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu netli ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında netli olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HIYANETLİK, MEYMENETLİ, ÖNDENETLİK
SÜNETLİOT, SÜKUNETLİ, METANETLİ, KESİNETLİ, KESENETLİ, SÜNNETLİK, CENNETLİK
UFUNETLİ, ZİYNETLİ, SÜNETLİK, MİNNETLİ, DENETLİK, TIYNETLİ, SÜNNETLİ, MİHNETLİ, MESNETLİ
SENETLİ, KİNETLİ, LANETLİ, KENETLİ, YÖNETLİ, YÜNETLİ, ÇENETLİ
NETLİK
NETLİ
NETLİ
İsteyerek, bilerek : Hasan o sözü netli söyledi.
ZİYNETLİ
Süslü.
MİNNETLİ
Adana şehri, Kozan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
DENETLİK
Bir televizyon yayınında görüntü ile sesin niteliğini izlemek, görüntü seçimini gerçekleştirmek, görüntüyü yayına vermek gibi işlerde kullanılan yüksek nitelikli almaç. (Denetliğin yapısı ile görevi, almacın aynıdır. İkisi de televizyon imlerini resme çevirir. Ancak alıcı ile almaç arasındaki bağlantı, vericiyle sağlandığı halde, denetlik bu imleri doğrudan doğruya alıcıdan bir kablo yardımıyla alır. Ayrıca görüntüyle ilgili ses almaca resimle birlikte verildiği halde, denetliğe verilmez; ses için ayrı bir denetlik kullanılır. Kullanıldıkları yerlere göre başlıca şu denetlikler vardır: Görüntü denetliği, ses denetliği, işlik denetliği, ana denetlik, yönetim denetliği).
METANETLİ
Acılar karşısında dayanma gücünü yitirmeyen, sağlam, dayanıklı, metîn.
SÜKUNETLİ
Durgun, sakin, hareketsiz.
SÜNETLİK
Sünnet olan çocuğa verilen armağan.
SÜNNETLİK
Sünnet için hazırlanmış olan.
HIYANETLİK
Hıyanet.
UFUNETLİ
İçinde irin, cerahat olan.
KESİNETLİ
Şart, zorunlu : Bu işi yapmak kesinetli mi?.
CENNETLİK
Öldükten sonra yerinin cennet olacağına inanılan (kimse), cennetmekân.
MEYMENETLİ
Uğurlu.
ÖNDENETLİK
Yönetim odasında yönetmenin ya da resim seçicinin yayına vermek üzere çeşitli kaynaklardan gelen resimleri üzerinde izlediği bir dizi denetlik.
KESENETLİ
İnancalı, güvenceli.
SÜNETLİOT
Tahıl içine karışan, ucu tüylü ve kara, zararlı bir çeşit ot tohumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde NETLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KOCUK
Gocuk, içi kürklü kaput. Midye. Bakla, nohut ve benzerleri bitkilerin çift çenetli kabukları. Lahana sapı.
ASTİGMATLIK
Astigmat olma durumu. Optik eksenden uzakta bulunan bir noktanın görüntüsünün, eksenden uzaklaştıkça nokta olarak değil doğru, elips, çember, ilkine dikey doğru olarak görünmesi biçiminde ortaya çıkan bir mercek kusuru. Gözün bütün çaplarında aynı refraksiyon özelliğini taşımaması nedeniyle göze gelen ışınların belirli bir noktada odak oluşturamaması sonucu görüşte netlik oluşmaması, astigmatizm.
UĞURLU
Uğuru olan, iyilik getirdiğine inanılan, kutlu, tekin, kademli, meymenetli, mübarek.
BİLLURLAŞMAK
Billur durumuna gelmek, billur durumunda yoğunlaşmak, kristalleşmek. Belirgin duruma gelmek, netlik kazanmak.
KİNETLİ
Kenetli.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
DAYANIKLI
Dayanabilen, sağlam, güçlü, mukavim, zorlu, stabil. Metanetli, metin, mütehammil.
DENİZTARAĞI
İki çenetli kabuklu bir tür yumuşakça (Pecten).
BAŞIBÖYÜK
Mihnetli, dertli kişi.
NACİYE
Kurtulan, selamete kavuşan. Cehennemden kurtulmuş, cennetlik.
MELUN
Tanrı tarafından lanetlenmiş olan, lanetli. Lanetlenmiş kimse. Nefretle karşılanan, kötü.
ADNİYE
Cennete gitmeye hak kazanmış, cennetlik bayan.
BEZEKLÜ
Süslü, ziynetli.
KERTÜKLÜ
Kenarı süslü, girintili çıkıntılı sahan. Sünnetli erkek.
CENNETMEKAN
Cennetlik.
ÇÖZÜNÜRLÜK
Bir maddenin başka bir madde içinde çözünme özelliği, resolüsyon. Ekrandaki görüntünün veya yazıcı tarafından basılan şekillerin netliği. Birim nicelikte çözelti ya da çözgen içinde, belli sıcaklık ve basınçla çözülebilen özdek niceliği. Belirli oylum ya da tutardaki bir özgende çözünebilen özdek niceliği. Katı, sıvı ya da gaz çözünenin, belirli koşullarda çözücüsü ile tektürel bir çözelti oluşturabilmesinin sınırı. Bir maddenin belirli bir sıcaklıktaki doygun çözeltisindeki derişimi. Bir çözünenin, bir çözendeki çözünme kertesi. (Genellikle, belirli bir sıcaklıkta yüzde olarak belirtilir.). Bir maddenin çözelti oluşturma kapasitesi. Birbirine komşu iki noktanın ayırt edilebilme gücü. Mikroskobik olarak birbirine komşu iki farklı görüntünün ayırt edilebilme duyarlılığı, rezolüsyon.
DENİZKABUĞU
İstiridye gibi çenetli deniz canlılarının kabuğu. Bu kabuklarla yapılan süslemeler.
ADNİ
Cennete gitmeye hak kazanmış, cennetlik kişi.
KARGIŞLI
Tanrı'nın ve insanların nefretine, lanetine uğramış, melun, lanetli.
NACİ
Kurtulan, selamete kavuşan. Cehennemden kurtulmuş, cennetlik.