Kelimeler arşivi içinde; başında "netli" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. netli ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu netli ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde netli olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
NETLİ
İsteyerek, bilerek : Hasan o sözü netli söyledi.
NETLİK
Net olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde NETLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ASTİGMATLIK
Astigmat olma durumu. Optik eksenden uzakta bulunan bir noktanın görüntüsünün, eksenden uzaklaştıkça nokta olarak değil doğru, elips, çember, ilkine dikey doğru olarak görünmesi biçiminde ortaya çıkan bir mercek kusuru. Gözün bütün çaplarında aynı refraksiyon özelliğini taşımaması nedeniyle göze gelen ışınların belirli bir noktada odak oluşturamaması sonucu görüşte netlik oluşmaması, astigmatizm.
BİLLURLAŞMAK
Billur durumuna gelmek, billur durumunda yoğunlaşmak, kristalleşmek. Belirgin duruma gelmek, netlik kazanmak.
BEZEKLÜ
Süslü, ziynetli.
ADNİ
Cennete gitmeye hak kazanmış, cennetlik kişi.
CENNETMEKAN
Cennetlik.
DENİZTARAĞI
İki çenetli kabuklu bir tür yumuşakça (Pecten).
KİNETLİ
Kenetli.
KERTÜKLÜ
Kenarı süslü, girintili çıkıntılı sahan. Sünnetli erkek.
DENETLİK
Bir televizyon yayınında görüntü ile sesin niteliğini izlemek, görüntü seçimini gerçekleştirmek, görüntüyü yayına vermek gibi işlerde kullanılan yüksek nitelikli almaç. (Denetliğin yapısı ile görevi, almacın aynıdır. İkisi de televizyon imlerini resme çevirir. Ancak alıcı ile almaç arasındaki bağlantı, vericiyle sağlandığı halde, denetlik bu imleri doğrudan doğruya alıcıdan bir kablo yardımıyla alır. Ayrıca görüntüyle ilgili ses almaca resimle birlikte verildiği halde, denetliğe verilmez; ses için ayrı bir denetlik kullanılır. Kullanıldıkları yerlere göre başlıca şu denetlikler vardır: Görüntü denetliği, ses denetliği, işlik denetliği, ana denetlik, yönetim denetliği).
KARGIŞLI
Tanrı'nın ve insanların nefretine, lanetine uğramış, melun, lanetli.
KOCUK
Gocuk, içi kürklü kaput. Midye. Bakla, nohut ve benzerleri bitkilerin çift çenetli kabukları. Lahana sapı.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
ADNİYE
Cennete gitmeye hak kazanmış, cennetlik bayan.
MELUN
Tanrı tarafından lanetlenmiş olan, lanetli. Lanetlenmiş kimse. Nefretle karşılanan, kötü.
KESİNETLİ
Şart, zorunlu : Bu işi yapmak kesinetli mi?.
DENİZKABUĞU
İstiridye gibi çenetli deniz canlılarının kabuğu. Bu kabuklarla yapılan süslemeler.
DAYANIKLI
Dayanabilen, sağlam, güçlü, mukavim, zorlu, stabil. Metanetli, metin, mütehammil.
BAŞIBÖYÜK
Mihnetli, dertli kişi.
ÇÖZÜNÜRLÜK
Bir maddenin başka bir madde içinde çözünme özelliği, resolüsyon. Ekrandaki görüntünün veya yazıcı tarafından basılan şekillerin netliği. Birim nicelikte çözelti ya da çözgen içinde, belli sıcaklık ve basınçla çözülebilen özdek niceliği. Belirli oylum ya da tutardaki bir özgende çözünebilen özdek niceliği. Katı, sıvı ya da gaz çözünenin, belirli koşullarda çözücüsü ile tektürel bir çözelti oluşturabilmesinin sınırı. Bir maddenin belirli bir sıcaklıktaki doygun çözeltisindeki derişimi. Bir çözünenin, bir çözendeki çözünme kertesi. (Genellikle, belirli bir sıcaklıkta yüzde olarak belirtilir.). Bir maddenin çözelti oluşturma kapasitesi. Birbirine komşu iki noktanın ayırt edilebilme gücü. Mikroskobik olarak birbirine komşu iki farklı görüntünün ayırt edilebilme duyarlılığı, rezolüsyon.
UĞURLU
Uğuru olan, iyilik getirdiğine inanılan, kutlu, tekin, kademli, meymenetli, mübarek.