Kelimeler arşivi içinde; sonunda "nede" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu nede ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında nede olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde nede olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
NEDE
Nerede. Nerede?.
ÖNEDE
Orada.
Bu bölümde tanımı içerisinde NEDE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANALAŞTIRMAK
Annedeki özellikleri kazandırmak.
BAĞCI
Bağ yetiştirip ürününü satan kimse. Bağlayan veya soğuk haddehaneden çıkan metal şerit bobinlere bant yapıştıran kimse.
BATIK
Batmış. Herhangi bir nedenle su altında kalmış yerleşim birimi, gemi vb. İflas etmiş. Genellikle ayak başparmağında görülen tırnağın kenarındaki derinin tırnağın üstüne doğru büyümesi veya tırnağın deriyi delerek batması.
ÇAĞRICI
Çağırma işini yapan, çağırmak için giden kimse, davetçi. Mübaşir. Sahnede oyuncuları takdim eden kimse.
ETİYOLOJİ
Neden bilimi.
AŞINDIRMA
Aşındırmak işi. Teknik alanda ve günlük hayatta madenlerin elektriksel, kimyasal veya mekanik nedenlerle aşınması, korozyon.
ESBAP
Sebepler, nedenler. Vasıtalar, araçlar.
DOĞAÇLAMA
Doğaçlamak işi, emprovizasyon. Yazılı metni olmayan, kararlaştırılmış taslağı, yerine, zamanına göre oyuncular tarafından, sahnede yakıştırılan sözlerle tamamlanan oyun, tuluat. Birdenbire, düşünmeden, içine doğduğu gibi, doğaçtan, doğmaca, irticalen, emprovize.
BELİRLENMEZCİLİK
Nedensellik yasasına bağlı olmayan, bir sebebe bağlanmayan olay ve durumların da bulunduğunu öne süren görüş, yad gerekircilik, indeterminizm. İnsan iradesinin hiçbir şarta bağlı olmadığını, içinde bulunduğu şartlarla belirlenmediğini, insanın özgür iradesinin nedensellik yasasına bağlı olmadığını savunan görüş, yad gerekircilik, indeterminizm.
DOLAYISIYLA
Dolaylı olarak, doğrudan ilgili olmayarak. Nedeniyle.
DURGUNLUK
Durgun olma durumu. Alışverişin azlığı vb. nedenlerle piyasanın durgun olması, resesyon.
ÇAPRAZÖLÇER
Elde veya makinede çaprazlanan dişlerin eğimini denetlemede yararlanılan yardımcı alet.
BİRLİK
Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.
DOLAP
Genellikle tahtadan yapılmış, bölme veya çekmelerine eşya konulan kapaklı mobilya. Düzen. Su dolabı. Dönme dolap. İstanbul bedesteninde dükkân. Orta oyununda sahnede dükkân veya ev olarak kullanılan dekor.
ALTILIK
Altısı bir arada, altı taneden oluşmuş. Düzinenin yarısı. Altı tane alabilen.
DÖRTLÜK
Birbirine dik iki çap boyunca dörde bölünmüş dairenin her bir dilimi. Birlik notanın dörtte biri uzunluğunda nota. Dört taneden oluşmuş, dört tane alabilen. Dört dizelik bölümlerden oluşmuş şiir veya şiir parçası, kıta.
DRAM
Sahnede oynanmak için yazılmış oyun, drama. Acıklı olay. Acıklı, üzüntülü olayları, bazen güldürücü yönlerini de katarak konu alan sahne oyunu veya televizyon filmi, drama. Tiyatro edebiyatı.
DİFENBAHYA
Yapraklarının güzelliği nedeniyle sera ve salonlarda yetiştirilen bir süs bitkisi.
AYAKLIK
Bir makinede, bir araçta ayak yardımıyla dönmeyi veya hareketi sağlayan düzen, pedal. Küçük teknelerde kürekçinin oturduğu yeri destekleyen, kaplamaların iç tarafına çakılan kiriş. Kaide. Ayakçak. Ayak basacak yer.
ANTİALERJİK
Alerjilerin önlenmesinde veya tedavisinde kullanılan ilaç. Alerjiye neden olmayan.