Kelimeler arşivi içinde; başında "nedi" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. nedi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu nedi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde nedi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
NEDİMİYE, NEDİRCİK, NEDİYSEN
NEDİRLİ, NEDİSEN
NEDİME
NEDİM, NEDİR
NEDİ
NEDİ
Niçin.
NEDİSEN
Ne yapıyorsun.
NEDİMİYE
Neden dolayı.
NEDİRLİ
Özürlü, eksik, lekeli.
NEDİRCİK
Ne olduğu söylenmek istenmeyen şeye verilen ad : Ne çiğniyorsun? -Nedircik.
NEDİYSEN
Ne yapıyorsun?.
NEDİM
Arkadaş, yakın dost. Yüksek makamdaki kişileri hoş sözlerle, güzel fıkra ve hikâyelerle eğlendiren kimse.
NEDİR
Özür, eksiklik, utanılacak şey. Özür, eksik: Bu yılki elmalar nedirli.
NEDİME
Hanım arkadaş. Hanım sultanın, yüksek makamda bulunan kadınların yardımcısı olan hanım.
Bu bölümde tanımı içerisinde NEDİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KENETLİ
Kenedi olan. Birbirinin içine geçerek sıkıca kapanmış. Kenetle birbirine bağlanmış bulunan, kenetlenmiş olan.
MENEDİLME
Menedilmek işi.
ÖZNE
Bir cümlede bildirilen işi yapan, yüklemin bildirdiği durumu üzerine alan kimse veya şey, fail, süje: Çocuk uyudu. Çocuk henüz küçüktür cümlelerinde çocuk sözü öznedir. Bilinci, sezgisi, düş gücü olan, bazı filozoflara göre de dış dünyaya karşıt olan birey.
KIRDIRMA
Kırdırmak işi. Süresi dolmamış bir senedin, faiz ve komisyonu düşürülerek karşılığından eksiğine alınması, iskonto.
DERİNLİK
Bir şeyin dip tarafının yüzeye, ağza olan uzaklığı. Yanaşık ya da dağınık düzende bulunan bir birliğin en ileride olan kısmının başından, en geride bulunan kısmının sonuna kadar olan uzaklık. En duyarlı nokta. Bir cismin en ve boy dışındaki üçüncü boyutu. Bulunulan yere göre uzakta olan yer. Borsada az sayıda hisse senedinin el değiştirmesi. Karanlık, bilinmeyen dönem. Bir konunun veya durumun özü.
DEFNEDİLME
Defnedilmek işi.
GETİRİMCİ
Getirim sağlayan şey, rantiye. Bankada bulunan paranın faiziyle veya sahibi bulunduğu hisse senedi vb. değerli evrakın geliriyle yaşayan kimse, rantçı, rantiye.
İHRAÇÇI
İhracatçı. Hisse senedi, tahvil vb. kıymetli kâğıtları dış piyasaya satmaya yetkili kuruluş.
BARKAROL
Venedik gondolcularının söz ve müziği önceden yazılmadan içlerinden geldiği gibi söyledikleri şarkı. Ritmi üç zamanlı müzik eseri.
GONDOL
Genellikle Venedik'te kullanılan, ayakta, kıç tarafta tek kürekle yürütülen, 10 metre uzunluğunda, yassı ve iki başı yukarıya kıvrık kayık. Genellikle söz ve nişanlarda kız tarafına içine şeker, çikolata vb. konularak armağan olarak verilen, kesme cam veya gümüşten, yayvan, kayık biçiminde tabak.
AKSİYON
Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.
DUKA
Dük unvanının eskiden kullanılan biçimi. Bir tür Venedik altın akçesi.
KOÇAN
Marul, lahana vb. sebzelerde yaprakların çıktığı sert gövde. Mısırın tanelerini taşıyan, üzeri yaprakla sarılı, püsküllü meyvesi. Belge, izin belgesi. Defter biçimindeki makbuz ve biletlerin zımbalı bölümü koparıldıktan sonra cilde bağlı kalan parçası. Mısırın taneleri atıldıktan sonra kalan sert bölüm. Tapu senedi.
CİRO
Bir ticaret senedinin alacaklı tarafından arkasına gereken yazının yazılıp imza edilerek üçüncü bir kişiye devredilmesi. İş hacmi.
BALYOS
Osmanlı Devleti'nde Frenk ve özellikle Venedik elçilerine verilen ad.
ÇENETLİ
İki veya daha çok çenedi bulunan.
İSKONTO
İndirim. Senedin saymaca değeri üzerinden yapılmış olan indirim. Kırdırma. Sözün bir bölümünü söylenmemiş sayma.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
KONSOLİTÇİ
Tahvil, hisse senedi vb. şeyleri alıp satan kimse.
CİRANTA
Bir senedi ciro eden kimse.