NAKI ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "nakı" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. nakı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu nakı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde nakı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

NAKIRDILAŞMAK

12 harfli kelimeler

NAKIBÜLEŞRAF, NAKIŞKORDONU

11 harfli kelimeler

NAKIŞKALEMİ

10 harfli kelimeler

NAKILLAMAK, NAKIŞLAMAK, NAKIŞÇILIK

9 harfli kelimeler

NAKIRTMAÇ, NAKIŞLAMA

8 harfli kelimeler

NAKIŞSIZ, NAKIŞLIK

7 harfli kelimeler

NAKIRDA, NAKIŞLI, NAKIŞÇI

6 harfli kelimeler

NAKIRA

5 harfli kelimeler

NAKIZ, NAKIŞ, NAKIS, NAKIR, NAKIL

4 harfli kelimeler

NAKI

Bazı kelimelerin anlamları

NAKI

Hangi?. Hangi.

NAKIŞLAMA

Nakışlamak işi.

NAKIRDILAŞMAK

Şakalaşmak, alaya almak.

NAKILLAMAK

At, biniciyi sarsmadan yürümek, yorga yürümek. At rahvan yürümek.

NAKIBÜLEŞRAF

İslam Peygamberinin soyundan gelenler arasından seçilip, onların her işini gören ve onları devlet önünde temsil eden başkanın sanı.

NAKIŞLI

Nakşı olan.

NAKIŞLIK

Nakış olma durumu.

NAKIŞÇI

Nakış yapan kimse.

NAKIRA

Nereye: Nakıra gidiyorsun?.

NAKIRTMAÇ

Çoban.

NAKIŞKALEMİ

Alimünyum ve bakır eşyaların üzerine süs yapmakta kullanılan demir araç. (Maraş).

NAKIŞLAMAK

Nakışla bezemek, işlemek.

NAKIRDA

Nerede.

NAKIŞSIZ

Nakşı olmayan. Nakşı olmaksızın.

NAKIŞÇILIK

Nakış yapma işi.

NAKIŞKORDONU

Ağaç kapılara oyma süs yapmakta kullanılan bir marangoz aracı. (Maraş).

  -   -   -  

Anlamında NAKI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde NAKI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CİCİM

Ensiz olarak dokunmuş parçaların yan yana eklenmesiyle oluşan, perde veya örtü olarak kullanılan nakışlı ince kilim.

MİNE

Metal eşya üzerine vurulan renkli cam katmanı. İnce ve parlak nakış. Dişlerin taç kısmını kaplayan beyaz ve sert doku. Saat kadranı.

KASNAK

Enli çember. Bir sütunun gövdesini oluşturan silindir biçimindeki taşların her biri. Nakış işlemek için gergef gibi kullanılan, kumaşı germeye yarayan, tahtadan çember. Pehlivanların giydikleri kispetin bele gelen bölümü. Kıyıları oluk biçiminde pervazlı, metal ve tahtadan yapılmış çember. Kalbur, tel vb. şeylerin tahta çemberi. Makinelerde, bir milden başka mile hareket geçiren kayışların takıldığı demir çember.

KİNİN

Kınakınadan elde edilen ve sıtmanın tedavisinde kullanılan beyaz alkaloit, kinin sülfatı.

ÇATIŞMAK

Birbirine çatmak ya da çatılmak. Kavga etmek. Karşılıklı vuruşmak. Deve ve köpek çiftleşmek. Söz, iddia veya davranış birbirini tutmamak, birbirini çelmek, mütenakız olmak.

ÇELİŞMEK

Düşünce ve davranış birbirini tutmamak, birbirlerine ters düşmek, tutarsız olmak, mütenakız olmak.

KUKA

Dantel ya da nakış ipliği yumağı. Tespih, sigara ağızlığı vb.nin yapımında kullanılan, siyah veya sütlü kahve renginde Hindistan cevizi kökü. Bu kökten yapılan. Taş, konserve kutusuna benzer nesnelerle oynanan bir çocuk oyunu.

MÜHRESENK

Balgam taşı. Süsleme nakışlarını ve yaldızları mührelemekte kullanılan araç.

HALI

Yere veya mobilya üstüne serilmek, duvara gerilmek için, genellikle yünden dokunan, kısa ve sık tüylü, nakışlı, kalın yaygı.

FERMENE

Türlü nakışlarla işlemeli, önü kavuşmayan, yeleğe benzeyen bir giysi.

ABANİ

Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.

KUSUR

Eksiklik, noksan, nakısa. Bilerek veya bilmeyerek bir işi gereği gibi yapmama. Özür. Elverişsiz durum.

FASIL

Bölüm, kısım, devre. Osmanlı ve Arap tiyatrosunda oyunun perde bölümü. Dönem, devre. Belli bir sürede yapılmış olan iş, karşılaşılan durum veya olay. Bütçede ayrı ayrı gösterilen bölümler. Orta oyununa başlamadan önce saz takımının çaldığı köçek havası ve curcuna. Peşrev, nakış, şarkı, saz semaisi vb. parçaların belli bir sıraya göre çalınıp söylenmesi.

NAKKAŞ

Yapıların duvar ve tavanlarına süslemeler yapan usta, bezekçi. Nakışçı.

ÇELİŞKİLİ

Çelişme durumunda olan, çelişken, çelişmeli, çelişik, çatışık, mütenakız.

ELTİELTİYEKÜSTÜ

Birbirine ters duran iki çiçekten oluşan dokuma veya nakış motifi.

GERGEF

Üzerine kumaş gerilerek nakış işlemeye yarar, çoğu dikdörtgen biçiminde olan çerçeve.

CİVANKAŞI

Bir nakış ve işleme türü.

İŞLEMECİ

Elle oyma, nakış vb. yapan kimse.

EKSİ

Çıkarma işleminde - işaretinin adı, nakıs. Eksiklik. Sıfırdan küçük, önünde eksi işareti bulunan (sayı), negatif, nakıs, artı karşıtı.