Kelimeler arşivi içinde; sonunda "mık" olan, toplam 108 adet kelime bulunmaktadır. Sonu mık ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında mık olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde mık olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÇIRTLAMIK, HORTLAMIK, KIRTIŞMIK
AŞIRTMIK, BİRKIMIK, ÇITIRMIK, ÇITLAMIK, MURLAMIK, ZIRZAMIK, ZIRZIMIK
DOLAMIK, KAZIMIK, KIZAMIK, BICIMIK, BIDIMIK, BOZAMIK, CIDAMIK, CIDIMIK, CİCAMIK, ÇITIMIK, ÇORAMIK, DADAMIK, DIRTMIK, DUTAMIK, GALAMIK, GARAMIK, GICIMIK, GIDIMIK, GIZAMIK, HIRAMIK, KAÇAMIK, KARAMIK, KARTMIK, KICIMIK, KIDIMIK, KILAMIK, KIRAMIK, KISIMIK, KIYIMIK, MORAMIK, Devamını Oku »»
ACIMIK, CIRMIK, KARMIK, KISMIK, KIYMIK, TIRMIK, YASMIK, ACAMIK, ACİMIK, ADAMIK, ALAMIK, CILMIK, CİRMIK, ÇARMIK, ÇATMIK, ÇIRMIK, ÇITMIK, DALMIK, DIRMIK, GABMIK, GITMIK, GIYMIK, GIZMIK, HIZMIK, ILAMIK, KAKMIK, KALMIK, KAPMIK, KAZMIK, KIÇMIK, Devamını Oku »»
ATMIK, AKMIK, CIMIK, ÇIMIK, GIMIK, HIMIK, ILMIK, IRMIK, ISMIK, IZMIK, KIMIK, MAMIK, NAMIK, PAMIK, SAMIK, VAMIK, YAMIK
AMIK, IMIK
MIK
MIK
Çivi. Ağı. Sus, ses çıkarma, aldırma.
HORTLAMIK
Sevilmeyen yaşlı kadın.
ZIRZIMIK
İri taneli dolu. Ufak dolu. Dolu.
AŞIRTMIK
Semer paldımının aşağıya düş memesi için sağrı üzerinden ve iki yandan paldıma bağlanan yün veya kayış kemer.
ZIRZAMIK
Dolu.
KIRTIŞMIK
Çok buruşmuş (yüz için).
KAZIMIK
Süt, muhallebi ve yemek pişerken tencerenin dibinde yanan yapışkan bölüm.
ÇITLAMIK
Alıca benzeyen bir yemiş. Bir çeşit mürver ağacı.
DOLAMIK
Bir tür ağ, bir tür avcı tuzağı.
ÇIRTLAMIK
Su fışkırtan oyuncak.
MURLAMIK
Yatan, uyuyan kedinin çıkardığı ses, mırıltı.
BİRKIMIK
Kısa boylu, ufak yapılı, cüce, bodur, tıknaz.
BIDIMIK
Azıcık, biraz.
ÇITIRMIK
Susam helvası.
KIZAMIK
Genellikle küçük yaşlarda görülen, kuluçka dönemi bir iki hafta süren, bulaşıcı, ateşli, ufak kızıl lekeler döktüren hastalık.
BICIMIK
Bir parça, azıcık, biraz. Azıcık.
Bu bölümde tanımı içerisinde MIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KIYMIKLI
Üzerinde veya içinde kıymık bulunan.
KALICILIK
Kalıcı olma durumu. Tözün kendi bağımsızlığı içinde var olma biçimi, tözün var oluşunu sürdürmesi ilkesi, ayrılmazlık karşıtı. Mıknatıslayan etki kalktıktan sonra da mıknatıs olarak kalabilen cisimlerin özelliği.
MANYETO
İçinde mıknatıslı demir bulunan elektrik üreteci.
MANYETİZMA
Mıknatıs özelliklerinin bütünü. Fiziğin bu özellikleri inceleyen bölümü. Telkin ve hipnozla bir kimseyi etkileme.
DÖKMEK
Sıvı veya tane durumunda olan şeyleri bulundukları kaptan başka bir yere boşaltmak. Bir şeyi yok etmek için atmak. Kullanmak, harcamak, sarf etmek. Maden, mum eriyiği veya çimento, alçı vb.ni kalıba akıtarak biçim vermek, döküm yapmak. Saçmak, serpmek. Çok söylemek. Teninde kızamık, kızıl, suçiçeği hastalıklarında olduğu gibi kırmızı lekeler çıkmak. Üstünde bulunan bir şeyi düşürmek. Bir yere çokça bir şey yığmak, taşımak. Açığa vurmak, söylemek, ortaya koymak. Belli bir yere boşaltmak. Bir işte veya bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik yapmak. Sulu hamuru kızgın yağ veya tepsinin içine akıtarak pişirmek. Çok sayıda öğrenciyi sınavda veya bir üst sınıfa geçirmede başarısız saymak. Yakmak, tutuşturmak. Salmak, bırakmak. Bol bol vermek, ödemek, sarf etmek. Akıtmak, düşürmek.
ELEKTROMIKNATIS
İçinde manyetik akıyı toplayıp arttırıcı bir yumuşak demir bulunan, bobin veya bobinlere doğru akım geçirilerek elde edilen mıknatıs.
ELEKTROMANYETİZMA
Elektriklenme ile mıknatıslanmanın karşılıklı olarak etkilenmelerinden ortaya çıkan olayların bütünü. Elektrik akımıyla mıknatıs elde etme.
BOBİNAJ
Bir filmi veya mıknatıslı kuşağı bir makaradan başka bir makaraya sarma.
DEMİRKAPAN
Mıknatıs.
DOYMUŞ
Bir şey yiyerek tok duruma gelmiş. Doyma durumuna gelmiş (gaz, sıvı veya elektromıknatıs), meşbu. İsteği kalmamış, isteği giderilmiş, tatmin olmuş.
GELBERİ
Büyük ocaklardan ateşi dışarı çekmek için kullanılan uzun saplı demir araç. Tırmık. Ağaç dallarını budamak için kullanılan eğri demir. Harman döküntülerini toplamaya yarayan araç.
EĞİLME
Eğilmek işi. Yerin manyetik alanında bulunan serbest mıknatıslı bir iğnenin doğrultusu ile yatay düzlem arasındaki açı. Bir doğrunun, bir başka doğruya veya düzleme göre eğik olması.
KUTUP
Yer yuvarlağının, Ekvator'dan en uzak olan yer ekseninin geçtiği varsayılan iki noktasından her biri. Elektrik akımını oluşturan gerilim ayrılığının en yüksek dereceyi bulduğu iki noktadan her biri. Gök küresinin, dolayında döndüğü varsayılan eksenin iki ucundan her biri. Birbiriyle karşıt olan şeylerden her biri. Bir konuda yüksek bilgisi ve yetkisi olan kimse. Bir mıknatıs demirinin iki ucundan her biri.
KABARTMAK
Kabarmasını sağlamak, kabarmasına yol açmak. Toprağı tırmık, çapa vb. bir araçla karıştırmak, altüst etmek, yumuşatmak.
GALVANOMETRE
Mıknatıslı iğnede oluşan sapmaları gözlemek yoluyla elektrik akımının şiddetini ölçmeye yarayan cihaz.
MANYETİK
Mıknatısla ilgili, kendinde mıknatıs özellikleri bulunan. Yüzeyine manyetik kayıt yoluyla bilginin depolanabildiği mıknatıslanabilir kaplaması olan plak şekilli tabaka.
CİMRİ
Elindeki parayı harcamaya kıyamayan, bitli, eli sıkı, ekti, hasis, kısmık, kibritçi, mıhsıçtı, nekes, pinti, sıkı, varyemez.
MANYETİT
Mıknatıs özelliği olan doğal demir oksidi (Fe2O4).
İNDİFA
Püskürme. Kızamık, kızıl vb. hastalıklarda vücutta kırmızı lekeler görülme. Başkaldırma, isyan etme, ayaklanma.
ARMATÜR
Bir aletin ana bölümünü oluşturan kısım. Bir kondansatördeki iki iletken yüzeyden her biri. Bir mıknatısın iki kutbu arasında kuvvet akımını toplu bir duruma getirmek için bu kutuplar arasına yerleştirilen demir parçası.