Kelimeler arşivinde; içinde "mın" olan, toplam 85 tane kelime bulunuyor. İçerisinde mın bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu mın ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında mın olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HANIMINÇİFTLİĞİ
SELAMINELEYKÜM
MINCIŞTIRMAK, MINCIKLANMAK, MINGILIDÜŞÜK, KAMINAZLAMAK
MINCIKLAMAK, MINCIKLANMA, MINGILLAMAK, MIYMINTILIK, MINKILDAYUK, BAKIPBAMINĞ
MINCIKLAMA, MINTIRIKLI, CIMINDIRIK, AZMINTILIK, BAKIMINDAN, TAMAMINCAZ
MINCIRLIK, MISMINDAR, MINCIŞMAK, MINCIKMAK, MINGILDAK, MINALAMAK, MINGIRCIK, MINKILDAK, OLKAMINCA
MINGIRIZ, MINILDAK, MINİKOTU, MINGIRAZ, YAMINCAK, MINGILIÇ, SALIMINA, YATIMINA, MINKIRAZ, MISMINTI, KAZAMINI, MINCIRIK, MIYMINTI, AKŞAMINA, DIRMINTI, MINCIRAK, KIMINMAK, MINCIMAK, MINCILIH
ISMINAK, HAYMINA, MINIMAK, MINÇMAK, MINTIHA, MINAMIŞ, CILIMIN, AHŞAMIN, MINTIKA
MINZIR, MINVAT, MINCİK, MINCIK, MINTAN, NAMINA, MINNAK, MINMIN, ISMINA, MINKIL, MINÇAK, MINDAK, MINDIK, MINDIL, MINGIŞ, MINCIH, MINCAK
MINDI, SOMIN, AHMIN, AKMIN, MINCI, MINAR, MINAK, MINTI, MINIK, MINİK, MINNA
MINI
MIN
MIN
Bir şeyi bağlamak için yere akılan ağaç kazık.
MINCIKLAMA
Mıncıklamak işi.
MINGILIDÜŞÜK
Neşesiz, düşünceli kimse.
CIMINDIRIK
Gelinin etrafını örtecek şekilde dört sırık arasına çekilmiş örtü, tente.
MINKILDAYUK
Bataklık.
KAMINAZLAMAK
Dedikodu yapmak.
MINCIKLANMA
Mıncıklanmak işi.
MINGILLAMAK
Burundan konuşmak.
MINCIKLANMAK
Mıncıklama işi yapılmak veya mıncıklama işine konu olmak.
HANIMINÇİFTLİĞİ
Malatya kenti, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
BAKIPBAMINĞ
Bakıyor musun?: Kuzuları güzel bakıp bamınğ?.
MINCIKLAMAK
Örseleyecek veya biçimini bozacak gibi ellemek, sıkıştırmak.
SELAMINELEYKÜM
Arapça kökenli selâmün-aleyküm: selamünaleyküm.
MINTIRIKLI
Zayıf.
MINCIŞTIRMAK
Sıkarak buruşturmak.
MIYMINTILIK
Mıymıntı olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde MIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKICILIK
Akıcı olma durumu. Söz, yazı ve anlatımın akıcı olma özelliği, selaset.
AKIN
Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
ADAPTÖR
Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.
AKVARYUMCU
Akvaryum işiyle uğraşan kimse, akvarist. Bilim ve sanatı kullanarak akvaryum ortamında balık vb.ni besleyen kimse, akvarist.
AGOP
"Aptal aptal bakmak" anlamındaki Agop'un kazı gibi bakmak deyiminde geçen bir söz.
AĞDACI
Şeker, tatlı ve helva yapımında ağda hazırlayan işçi. Ağda ile vücuttaki fazla tüyleri veya kılları temizlemeyi meslek edinmiş kimse.
AKTARMA
Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.
AJİTE
"Körüklemek; duygu sömürüsü yapmak" anlamlarındaki ajite etmek birleşik fiilinde ve "çırpıntıya uğramak" anlamındaki ajite olmak teriminde geçen bir söz.
ALACA
Birkaç rengin karışımından oluşan renk, ala. Birkaç renkli iplikten yapılmış dokuma. Meyvelere, genellikle üzüme düşen ben. Keklik, bıldırcın vb. kuşları avlamak için kullanılan iki renkli bez. Ağaçta ilk olgunlaşan meyve. İki ya da daha çok renkli. Çorum iline bağlı ilçelerden biri.
ADAMCA
İnsana yaraşır bir biçimde, adamcasına. İnsan sayısı bakımından.
AKSAKAL
Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse. Ermiş, evliya. Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse, duayen.
AKASYA
Baklagillerden, sıcak iklimlerde birçok türü yetişen ve tanen, zamk, boya vb. maddelerin yapımında kullanılan bir ağaç (Acacia). Baklagillerden, yurdumuzda yetişen bir süs ve gölge ağacı, salkım ağacı, yalancı akasya (Robinia pseudoacacia).
AKBABAGİLLER
Gündüz yırtıcıları alt takımının, kanatları geniş ve büyük olan, iyi uçan büyük kuşları içine alan bir familyası.
AKRAN
Yaş, meslek, toplumsal durum vb. bakımından birbirine eşit olanlardan her biri, boydaş, böğür, taydaş, öğür.
ACEMLEŞMEK
Kültür ve medeniyet bakımından İran halkını örnek almak veya etkisi altında kalmak.
AHFEŞ
"Söylenen sözü anlamadan kafa sallayarak onaylamak" anlamında Ahfeş'in keçisi gibi başını sallamak deyiminde geçen bir söz.
AKIMÖLÇER
Bir elektrik akımının şiddetini ölçmeye yarayan aygıt, amperölçer, ampermetre.
AFİŞE
"Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak" anlamlarındaki afişe etmek, "bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak" anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz. Açıklanmış.
AHLAKÇA
Ahlak anlayışına göre, ahlak değerleri bakımından, ahlaken.