MIK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "mık" olan, toplam 38 adet kelime bulunmaktadır. mık ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu mık ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde mık olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

MIKNATISLANMAK

13 harfli kelimeler

MIKNATISÖLÇER, MIKNATISLANMA, MIKNATISLAMAK

12 harfli kelimeler

MIKNATISLAMA, MIKNATISİYET

11 harfli kelimeler

MIKNATISSAL, MIKNATISLIK, MIKIRDANMAK

10 harfli kelimeler

MIKNATISLI, MIKIRDAMAK

9 harfli kelimeler

MIKNATISİ

8 harfli kelimeler

MIKNATIN, MIKNATIS, MIKLAMAK, MIKIRDAK, MIKÇITIN, MIKTANLI

7 harfli kelimeler

MIKAŞER, MIKLAMA, MIKIRIK, MIKIKLI

6 harfli kelimeler

MIKTIR, MIKLEP, MIKTIK, MIKTAN, MIKRIZ, MIKRIS, MIKILI, MIKIMI, MIKLAZ

5 harfli kelimeler

MIKIK, MIKRA, MIKIR, MIKŞI, MIKIS, MIKLA

3 harfli kelimeler

MIK

Bazı kelimelerin anlamları

MIK

Çivi. Ağı. Sus, ses çıkarma, aldırma.

MIKNATISLANMAK

Mıknatıs özelliği kazanmak, mıknatıslı bir duruma gelmek.

MIKIRDANMAK

Uyanan bebek kendi kendine konuşur gibi ses çıkarmak.

MIKNATISLANMA

Mıknatıslanmak işi.

MIKNATIN

Dönü mıknatıs kolcuğu birimi. Öğeciksel parçacıkların mıknatıssal döngü birimi; Bohr mıknatını 5584 Gauss cm/mol 'dür.

MIKNATISLAMAK

Bir demir çubuğa mıknatıs özelliği vermek.

MIKNATISLIK

Mıknatıslı olma özelliği, mıknatısiyet.

MIKNATISSAL

Devinen kıvıl yüklerin yarattığı alanla ilgili. Mıknatıs özelliği taşıyan; mıknatısla ilgili.

MIKNATISLI

Mıknatısı olan. Mıknatıslanmış olan.

MIKNATISİYET

Mıknatıslık.

MIKNATIS

Demiri ve daha başka bazı metalleri çeken demir oksit. Çekiciliği, albenisi olan kimse. Demiri çekme özelliği taşıyan veya sonradan bu özelliği kazanan her türlü madde.

MIKLAMAK

Çivilemek, çakmak.

MIKNATISLAMA

Mıknatıslamak işi.

MIKNATISİ

Mıknatısla ilgili, manyetik.

MIKNATISÖLÇER

Mıknatıssal alanların ve mıknatıssal çiftucayların karşılaştırılmasında kullanılan aygıt.

MIKIRDAMAK

Kaynamaya haşlamak.

  -   -   -  

Anlamında MIK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

EĞİLME

Eğilmek işi. Yerin manyetik alanında bulunan serbest mıknatıslı bir iğnenin doğrultusu ile yatay düzlem arasındaki açı. Bir doğrunun, bir başka doğruya veya düzleme göre eğik olması.

KABARTMAK

Kabarmasını sağlamak, kabarmasına yol açmak. Toprağı tırmık, çapa vb. bir araçla karıştırmak, altüst etmek, yumuşatmak.

DÖKMEK

Sıvı veya tane durumunda olan şeyleri bulundukları kaptan başka bir yere boşaltmak. Bir şeyi yok etmek için atmak. Kullanmak, harcamak, sarf etmek. Maden, mum eriyiği veya çimento, alçı vb.ni kalıba akıtarak biçim vermek, döküm yapmak. Saçmak, serpmek. Çok söylemek. Teninde kızamık, kızıl, suçiçeği hastalıklarında olduğu gibi kırmızı lekeler çıkmak. Üstünde bulunan bir şeyi düşürmek. Bir yere çokça bir şey yığmak, taşımak. Açığa vurmak, söylemek, ortaya koymak. Belli bir yere boşaltmak. Bir işte veya bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik yapmak. Sulu hamuru kızgın yağ veya tepsinin içine akıtarak pişirmek. Çok sayıda öğrenciyi sınavda veya bir üst sınıfa geçirmede başarısız saymak. Yakmak, tutuşturmak. Salmak, bırakmak. Bol bol vermek, ödemek, sarf etmek. Akıtmak, düşürmek.

ELEKTROMIKNATIS

İçinde manyetik akıyı toplayıp arttırıcı bir yumuşak demir bulunan, bobin veya bobinlere doğru akım geçirilerek elde edilen mıknatıs.

MANYETİK

Mıknatısla ilgili, kendinde mıknatıs özellikleri bulunan. Yüzeyine manyetik kayıt yoluyla bilginin depolanabildiği mıknatıslanabilir kaplaması olan plak şekilli tabaka.

DEMİRKAPAN

Mıknatıs.

KIYMIKLI

Üzerinde veya içinde kıymık bulunan.

BOBİNAJ

Bir filmi veya mıknatıslı kuşağı bir makaradan başka bir makaraya sarma.

MANYETİZMA

Mıknatıs özelliklerinin bütünü. Fiziğin bu özellikleri inceleyen bölümü. Telkin ve hipnozla bir kimseyi etkileme.

MANYETO

İçinde mıknatıslı demir bulunan elektrik üreteci.

GALVANOMETRE

Mıknatıslı iğnede oluşan sapmaları gözlemek yoluyla elektrik akımının şiddetini ölçmeye yarayan cihaz.

İNDİFA

Püskürme. Kızamık, kızıl vb. hastalıklarda vücutta kırmızı lekeler görülme. Başkaldırma, isyan etme, ayaklanma.

DOYMUŞ

Bir şey yiyerek tok duruma gelmiş. Doyma durumuna gelmiş (gaz, sıvı veya elektromıknatıs), meşbu. İsteği kalmamış, isteği giderilmiş, tatmin olmuş.

GELBERİ

Büyük ocaklardan ateşi dışarı çekmek için kullanılan uzun saplı demir araç. Tırmık. Ağaç dallarını budamak için kullanılan eğri demir. Harman döküntülerini toplamaya yarayan araç.

KUTUP

Yer yuvarlağının, Ekvator'dan en uzak olan yer ekseninin geçtiği varsayılan iki noktasından her biri. Elektrik akımını oluşturan gerilim ayrılığının en yüksek dereceyi bulduğu iki noktadan her biri. Gök küresinin, dolayında döndüğü varsayılan eksenin iki ucundan her biri. Birbiriyle karşıt olan şeylerden her biri. Bir konuda yüksek bilgisi ve yetkisi olan kimse. Bir mıknatıs demirinin iki ucundan her biri.

MANYETİT

Mıknatıs özelliği olan doğal demir oksidi (Fe2O4).

ELEKTROMANYETİZMA

Elektriklenme ile mıknatıslanmanın karşılıklı olarak etkilenmelerinden ortaya çıkan olayların bütünü. Elektrik akımıyla mıknatıs elde etme.

CİMRİ

Elindeki parayı harcamaya kıyamayan, bitli, eli sıkı, ekti, hasis, kısmık, kibritçi, mıhsıçtı, nekes, pinti, sıkı, varyemez.

KALICILIK

Kalıcı olma durumu. Tözün kendi bağımsızlığı içinde var olma biçimi, tözün var oluşunu sürdürmesi ilkesi, ayrılmazlık karşıtı. Mıknatıslayan etki kalktıktan sonra da mıknatıs olarak kalabilen cisimlerin özelliği.

ARMATÜR

Bir aletin ana bölümünü oluşturan kısım. Bir kondansatördeki iki iletken yüzeyden her biri. Bir mıknatısın iki kutbu arasında kuvvet akımını toplu bir duruma getirmek için bu kutuplar arasına yerleştirilen demir parçası.