Sonu MÜZE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "müze" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu müze ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında müze olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde müze olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

MÜZE

Sanat ve bilim eserlerinin veya sanat ve bilime yarayan nesnelerin saklandığı, halka gösterilmek için sergilendiği yer veya yapı.

  -   -   -  

Anlamında MÜZE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MÜZE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MÜZECİLİK

Müze kurma veya işletme işi.

MÜZEVİRLEME

Müzevirlemek işi.

SİT

Tarih öncesinden günümüze kadar değişik çağların ve uygarlıkların kültür değerlerini temsil eden eser veya kalıntı.

MÜZELİK

Müzeye konulacak değerde veya eskilikte olan. Eski, köhne.

GALOŞ

Sağlık kurumları, müzeler vb. yerlerde özel bölümlere girerken ayakkabıya geçirilen ince ve şeffaf kılıf. Tabanı tahtadan yapılmış deri ayakkabı.

DİNOZOR

Dinozorlar takımından, boyu 20 metre kadar olabilen, ilk çağlarda yaşamış, günümüze fosilleri kalmış bir sürüngen. Gelişmelere ayak uyduramamış, çağın gerisinde kalmış veya mevcut durumu korumak isteyen kimse. İkinci Jeoloji Devrinde yaşamış dev sürüngenlere verilen genel ad.

ERİL

Bazı dillerde erkek cinsten sayılan (kelime), müzekker.

SÖNOZOİK

Mezozoikten sonra gelen, Tersiyer ve Kuaterner devirlerinden oluşan ve yaklaşık 65 milyon yıl devam ederek günümüze gelen jeolojik çağ.

AKŞAMÜSTÜ

Güneşin battığı sıralarda, akşama doğru, akşam yaklaşırken, akşamüzeri.

FİLBAĞI

Olursa, şayet, ola ki: Yolda yürürken filbağı önümüze hırsız çıktı, ne yaparız.

MÜZECİ

Müze kuran veya müzede çalışan kimse.

ANAY

Korku, şaşma, hayranlık bildirir ünlem. Birkaç katlı yüksek bina. Evlerde önü açık yer, sofa. Dağlarda ayıların balı yemesine engel olmak için yüksek ağaçlar üzerine yapılan ve kovan koymaya yarıyan yer. Evlerin üst katında duvar yerine uzatılan kiriş. Irmaktan ayrılan suyun başlangıç yeri: Suyu anaydan kestim. Bezginlik, bıkkınlık, usanç bildirir ünlem. Ara bozucu, müzevir. Korku ve şaşma bildirir ünlem.

KARASANCAK

Muhammet Peygamberin, Topkapı sarayı müzesindeki siyah renkli sancağının adı.

KÜRATÖR

Müze, kütüphane, sergi, hayvanat bahçesi vb.ni yöneten ve etkinliklerini düzenleyen yetkili kimse.

DERMESTES

Böcekler (Insecta) sınıfının, kın kanatlılar (Coleoptera) takımından, deri ve kürkler ile beslenen, hem evlerde, hem de müzelerde çok zararlı, deri kara böceği (Dermestes lardarius) türü iyi bilinen bir cins.

ARABOZAN

İki kişinin arasındaki dostluğu veya geçimi bozan (kimse), ara bozucu, ordubozan, fesatçı, fitçi, nifakçı, münafık, müfsit, müzevir.

ARABOZANLIK

Arabozanın işi, ara bozuculuk, ordubozanlık, fesatlık, fesatçılık, fitçilik, nifakçılık, münafıklık, müzevirlik, müfsitlik.

ŞAMANLIK

Genellikle Sibirya budunlarında yaygın olan eski bir Türk dini. Kuzey ve Orta Asya'da Türkler, diğer kıtalarda da başka topluluklar arasında günümüze kadar süregelen doğaya tapma, doğaüstü ruhlara inanma temeline dayalı din, Şamanizm.

DALKAVUÇ

Müzevir: Fatma dalkavuçluk etmesin.

ERİLLİK

Eril olma durumu, müzekkerlik.