Kelimeler arşivinde; içinde "müze" olan, toplam 21 tane kelime bulunuyor. İçerisinde müze bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu müze ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında müze olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MÜZEVİRLEMEK
BAYRAMÜZERİ, MÜZEVİRLEME
AKŞAMÜZERİ, MÜZEVİRLİK
MÜZECİLİK, MÜZEKKERE
MÜZEBZEP, MÜZEKERE, MÜZEHHEP, MÜZEKKER, MÜZEHHİP, MÜZEHHER, MÜZEYYEN, MÜZEFFER
SİMÜZER, MÜZEVİR, MÜZELİK
MÜZEDE, MÜZECİ
MÜZE
MÜZE
Sanat ve bilim eserlerinin veya sanat ve bilime yarayan nesnelerin saklandığı, halka gösterilmek için sergilendiği yer veya yapı.
MÜZEKERE
Arapça kökenli müzâkere: müzakere.
BAYRAMÜZERİ
Bayramüstü.
MÜZECİLİK
Müze kurma veya işletme işi.
MÜZEHHİP
(Süsleme) Yazma kitapların süslenmesini yapan sanatçı.
MÜZEHHEP
Altın suyuna batırılmış olan. Yaldızla süslenmiş, yaldızlanmış.
AKŞAMÜZERİ
Akşamüstü.
MÜZEHHER
Çiçekli, çiçek açmış.
MÜZEBZEP
Bozuk (yönetim). Çok karışık, karmakarışık.
MÜZEKKERE
Bir iş için herhangi bir üst makama yazılan yazı. Yargılama makamının, bir kararın yerine getirilmesi konusunda belli bir makama yazdığı yazı.
MÜZEFFER
Arapça kökenli muzaffer: muzaffer; Muzaffer.
MÜZEYYEN
Süslenmiş, bezenmiş.
MÜZEVİRLİK
Arabozanlık.
MÜZEKKER
Eril.
MÜZEVİRLEME
Müzevirlemek işi.
MÜZEVİRLEMEK
Birinin başkası aleyhine yaptıkları veya söylediklerini karşı tarafa iletmek, ara bozmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde MÜZE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SİT
Tarih öncesinden günümüze kadar değişik çağların ve uygarlıkların kültür değerlerini temsil eden eser veya kalıntı.
YAKINÇAĞ
Fransız devriminden (1789) günümüze dek süregelen zaman kesimi.
DALKAVUÇ
Müzevir: Fatma dalkavuçluk etmesin.
ERİLLİK
Eril olma durumu, müzekkerlik.
ARABOZAN
İki kişinin arasındaki dostluğu veya geçimi bozan (kimse), ara bozucu, ordubozan, fesatçı, fitçi, nifakçı, münafık, müfsit, müzevir.
DERMESTES
Böcekler (Insecta) sınıfının, kın kanatlılar (Coleoptera) takımından, deri ve kürkler ile beslenen, hem evlerde, hem de müzelerde çok zararlı, deri kara böceği (Dermestes lardarius) türü iyi bilinen bir cins.
KÜRATÖR
Müze, kütüphane, sergi, hayvanat bahçesi vb.ni yöneten ve etkinliklerini düzenleyen yetkili kimse.
SÖNOZOİK
Mezozoikten sonra gelen, Tersiyer ve Kuaterner devirlerinden oluşan ve yaklaşık 65 milyon yıl devam ederek günümüze gelen jeolojik çağ.
DİNOZOR
Dinozorlar takımından, boyu 20 metre kadar olabilen, ilk çağlarda yaşamış, günümüze fosilleri kalmış bir sürüngen. Gelişmelere ayak uyduramamış, çağın gerisinde kalmış veya mevcut durumu korumak isteyen kimse. İkinci Jeoloji Devrinde yaşamış dev sürüngenlere verilen genel ad.
ARABOZANLIK
Arabozanın işi, ara bozuculuk, ordubozanlık, fesatlık, fesatçılık, fitçilik, nifakçılık, münafıklık, müzevirlik, müfsitlik.
AKŞAMÜSTÜ
Güneşin battığı sıralarda, akşama doğru, akşam yaklaşırken, akşamüzeri.
MÜZELİK
Müzeye konulacak değerde veya eskilikte olan. Eski, köhne.
ANAY
Korku, şaşma, hayranlık bildirir ünlem. Birkaç katlı yüksek bina. Evlerde önü açık yer, sofa. Dağlarda ayıların balı yemesine engel olmak için yüksek ağaçlar üzerine yapılan ve kovan koymaya yarıyan yer. Evlerin üst katında duvar yerine uzatılan kiriş. Irmaktan ayrılan suyun başlangıç yeri: Suyu anaydan kestim. Bezginlik, bıkkınlık, usanç bildirir ünlem. Ara bozucu, müzevir. Korku ve şaşma bildirir ünlem.
FİLBAĞI
Olursa, şayet, ola ki: Yolda yürürken filbağı önümüze hırsız çıktı, ne yaparız.
GALOŞ
Sağlık kurumları, müzeler vb. yerlerde özel bölümlere girerken ayakkabıya geçirilen ince ve şeffaf kılıf. Tabanı tahtadan yapılmış deri ayakkabı.
ŞAMANLIK
Genellikle Sibirya budunlarında yaygın olan eski bir Türk dini. Kuzey ve Orta Asya'da Türkler, diğer kıtalarda da başka topluluklar arasında günümüze kadar süregelen doğaya tapma, doğaüstü ruhlara inanma temeline dayalı din, Şamanizm.
ERİL
Bazı dillerde erkek cinsten sayılan (kelime), müzekker.
MÜZECİ
Müze kuran veya müzede çalışan kimse.
KARASANCAK
Muhammet Peygamberin, Topkapı sarayı müzesindeki siyah renkli sancağının adı.