MÜZE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "müze" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. müze ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu müze ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde müze olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

MÜZEVİRLEMEK

11 harfli kelimeler

MÜZEVİRLEME

10 harfli kelimeler

MÜZEVİRLİK

9 harfli kelimeler

MÜZECİLİK, MÜZEKKERE

8 harfli kelimeler

MÜZEKERE, MÜZEYYEN, MÜZEKKER, MÜZEHHİP, MÜZEHHER, MÜZEHHEP, MÜZEFFER, MÜZEBZEP

7 harfli kelimeler

MÜZELİK, MÜZEVİR

6 harfli kelimeler

MÜZEDE, MÜZECİ

4 harfli kelimeler

MÜZE

Bazı kelimelerin anlamları

MÜZE

Sanat ve bilim eserlerinin veya sanat ve bilime yarayan nesnelerin saklandığı, halka gösterilmek için sergilendiği yer veya yapı.

MÜZEHHİP

(Süsleme) Yazma kitapların süslenmesini yapan sanatçı.

MÜZEVİR

Arabozan.

MÜZELİK

Müzeye konulacak değerde veya eskilikte olan. Eski, köhne.

MÜZEVİRLİK

Arabozanlık.

MÜZEFFER

Arapça kökenli muzaffer: muzaffer; Muzaffer.

MÜZEHHEP

Altın suyuna batırılmış olan. Yaldızla süslenmiş, yaldızlanmış.

MÜZEHHER

Çiçekli, çiçek açmış.

MÜZEVİRLEME

Müzevirlemek işi.

MÜZEBZEP

Bozuk (yönetim). Çok karışık, karmakarışık.

MÜZEVİRLEMEK

Birinin başkası aleyhine yaptıkları veya söylediklerini karşı tarafa iletmek, ara bozmak.

MÜZEKKERE

Bir iş için herhangi bir üst makama yazılan yazı. Yargılama makamının, bir kararın yerine getirilmesi konusunda belli bir makama yazdığı yazı.

MÜZEKERE

Arapça kökenli müzâkere: müzakere.

MÜZECİLİK

Müze kurma veya işletme işi.

MÜZEKKER

Eril.

MÜZEYYEN

Süslenmiş, bezenmiş.

  -   -   -  

Anlamında MÜZE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MÜZE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKŞAMÜSTÜ

Güneşin battığı sıralarda, akşama doğru, akşam yaklaşırken, akşamüzeri.

DİNOZOR

Dinozorlar takımından, boyu 20 metre kadar olabilen, ilk çağlarda yaşamış, günümüze fosilleri kalmış bir sürüngen. Gelişmelere ayak uyduramamış, çağın gerisinde kalmış veya mevcut durumu korumak isteyen kimse. İkinci Jeoloji Devrinde yaşamış dev sürüngenlere verilen genel ad.

KÜRATÖR

Müze, kütüphane, sergi, hayvanat bahçesi vb.ni yöneten ve etkinliklerini düzenleyen yetkili kimse.

SİT

Tarih öncesinden günümüze kadar değişik çağların ve uygarlıkların kültür değerlerini temsil eden eser veya kalıntı.

ARABOZANLIK

Arabozanın işi, ara bozuculuk, ordubozanlık, fesatlık, fesatçılık, fitçilik, nifakçılık, münafıklık, müzevirlik, müfsitlik.

GALOŞ

Sağlık kurumları, müzeler vb. yerlerde özel bölümlere girerken ayakkabıya geçirilen ince ve şeffaf kılıf. Tabanı tahtadan yapılmış deri ayakkabı.

DALKAVUÇ

Müzevir: Fatma dalkavuçluk etmesin.

KARASANCAK

Muhammet Peygamberin, Topkapı sarayı müzesindeki siyah renkli sancağının adı.

DERMESTES

Böcekler (Insecta) sınıfının, kın kanatlılar (Coleoptera) takımından, deri ve kürkler ile beslenen, hem evlerde, hem de müzelerde çok zararlı, deri kara böceği (Dermestes lardarius) türü iyi bilinen bir cins.

YAKINÇAĞ

Fransız devriminden (1789) günümüze dek süregelen zaman kesimi.

FİLBAĞI

Olursa, şayet, ola ki: Yolda yürürken filbağı önümüze hırsız çıktı, ne yaparız.

ARABOZAN

İki kişinin arasındaki dostluğu veya geçimi bozan (kimse), ara bozucu, ordubozan, fesatçı, fitçi, nifakçı, münafık, müfsit, müzevir.

ERİLLİK

Eril olma durumu, müzekkerlik.

ŞAMANLIK

Genellikle Sibirya budunlarında yaygın olan eski bir Türk dini. Kuzey ve Orta Asya'da Türkler, diğer kıtalarda da başka topluluklar arasında günümüze kadar süregelen doğaya tapma, doğaüstü ruhlara inanma temeline dayalı din, Şamanizm.

ERİL

Bazı dillerde erkek cinsten sayılan (kelime), müzekker.

SÖNOZOİK

Mezozoikten sonra gelen, Tersiyer ve Kuaterner devirlerinden oluşan ve yaklaşık 65 milyon yıl devam ederek günümüze gelen jeolojik çağ.

MÜZECİ

Müze kuran veya müzede çalışan kimse.

ANAY

Korku, şaşma, hayranlık bildirir ünlem. Birkaç katlı yüksek bina. Evlerde önü açık yer, sofa. Dağlarda ayıların balı yemesine engel olmak için yüksek ağaçlar üzerine yapılan ve kovan koymaya yarıyan yer. Evlerin üst katında duvar yerine uzatılan kiriş. Irmaktan ayrılan suyun başlangıç yeri: Suyu anaydan kestim. Bezginlik, bıkkınlık, usanç bildirir ünlem. Ara bozucu, müzevir. Korku ve şaşma bildirir ünlem.