Kelimeler arşivi içinde; sonunda "müs" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu müs ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında müs olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde müs olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
MÜS
Erik, zerdali ve benzerleri ağaçlardaki zamk.
KÖMÜS
Tarlalara su dağıtımını yöneten su bekçisi.
CAMÜS
Camız.
TİMÜS
Göğüs kemiği arkasında bulunan iç salgı bezi, özden.
TEMÜS
Temmuz ayı.
KİMÜS
Yemeklerin mide öz suyuyla karıştıktan sonra aldığı durum.
KEMÜS
Kevgir.
Bu bölümde tanımı içerisinde MÜS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CAMİ
Müslümanların ibadet etmek için toplandıkları yer. Toplayan, bir araya getiren, bir arada bulunduran.
CİZYE
İslam ülkelerinde Müslüman olmayanlardan alınan bir vergi türü.
ACİL
Hemen yapılması gereken, ivedi, ivedili, evgin, müstacel.
ALAYCILIK
Alaycı olma durumu, müstehzilik.
AYRIK
Ayrılmış. Ayrık otu. Düzgün ve uygun olmayan, çarpık. Ayrı tutulan, başkalarına benzemeyen, ayrıcalı, müstesna. Kural dışı.
CEVAZ
İzin, müsaade.
BOŞNAKÇA
Çoğunlukla Bosna-Hersek Cumhuriyeti'nde yaşayan Bosna Müslümanlarının kullandığı dil. Bu dille yazılmış olan.
BAĞIMSIZ
Davranışlarını, tutumunu, girişimlerini herhangi bir gücün etkisinde kalmadan düzenleyebilen, özgür, hür. Müstakil. Bağımsız milletvekili. Herhangi bir kuruluşa, partiye bağlı olmayan kimse.
BEKARHANE
Bekârların kalması için ayrılmış veya düzenlenmiş oda. Bekârların yaşadığı müstakil ev.
BAŞMÜSEVVİT
Yazı müsveddeleri hazırlayan ve adına müsevvit denen memurların başkanı.
ARASAT
Müslüman inanışına göre, kıyamet günü bütün ölülerin dirilip toplanacakları yer.
ARASIZ
Sürekli olarak, arkası kesilmeden, ara vermeden, müstemirren, vira.
ABDEST
Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.
ALAYLI
Erlikten yetişmiş, askerî okullarda okumadan başarı gösterip rütbe alan ve yükselen subay. Gerekli okul eğitimini görmeden kendini yetiştirmiş olan (kimse), mektepli karşıtı. Gösterişli, görkemli, debdebeli. Alay edici, küçümseyici, müstehzi.
ALTIGEN
Altı kenarlı çokgen, müseddes. Bu biçimde olan.
CEMAATİMÜSLİMİN
Müslüman topluluğu.
ALAYCI
Alay etme huyu olan (kimse), müstehzi. Alay eden, küçümseyen (tutum).
AKŞAMÜZERİ
Akşamüstü.
ÇABUCAK
Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim. Kolaylıkla.
BAYRAMÜZERİ
Bayramüstü.