Sonu MESEL ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "mesel" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu mesel ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında mesel olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde mesel olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

DARBIMESEL, İRADIMESEL

5 harfli kelimeler

MESEL

Bazı kelimelerin anlamları

MESEL

Örnek alınacak söz. Eğitici hikâye ya da masal. Atasözü.

DARBIMESEL

Atasözü, atalar sözü.

İRADIMESEL

Bir düşünceyi atasözleri, özdeyiş vb. ile güçlendirme.

  -   -   -  

Anlamında MESEL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MESEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GAYLE

Arapça kökenli gâile: İş, sıkıntı, mesele. Gaile, üzüntü.

BELET

Kılavuz, yol gösteren kimse. Bilen, tanıyan, vâkıf: İstanbul'a belet değilim. Bilinen, belli, öğrenilen, bellenmiş: Mesele balet oldu. Yüksek, yüce. Kılavuz. Bilet. Fransızca kökenli bilet: bilet; Milli Piyango bileti.

PROBLEM

Teoremler veya kurallar yardımıyla çözülmesi istenen soru, mesele. Sorun. Davranışları normal olmayan ve özel olarak eğitilmesi gereken (kimse).

MASLAHAT

İş, önemli iş, mesele. Erkeklik organı.

GÖLEMEK

Asma dalını kütüğünden koparmadan, köklenmek üzere yere gömmek, daldırmak: ,Şu asmanın dalını kışın göleyelim. Hayvanlar çiftleşmek istemek. Çapa ile çukur açarak sebze ekmek. Su toplanmak. Bir şeyin önüne geçmek, engel olmak: Ahmed'in önünü gölemeseler Ali'yi döğecekti.

IŞIYANKENT

Ünlü Fransız kentbilimcisi Le Corbusier'nin önerdiği, birçok oturma birimlerinin kümesel bir biçimde oluşturduğu, 25 hektar büyüklüğündeki alana yayılan, kentte yaşayanları uygarlığın gürültüsünden ve taşıt dolaşımının, alışverişin yarattığı kalabalıktan korumayı amaçlayan yerleşme türü.

GOGULDAŞMAK

Bir mesele üzerinde konuşmak.

SIKINTI

İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet. Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, mihnet. Bulunmama durumu. Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı. Sorun, mesele, sendrom, problem.

GÜNLEM

Bir gazete veya derginin günlük meselelerden kısaca bahseden köşesi (GÜNLEMCİ, Chroniqueur).

HELEMME

Ya anlamında bağlaç: Sen öyle dedin helemme, mesele böyle değil.

İÇDÖNME

Aynı özdecik içindeki kimi parçaların birbirlerine göre yaptıkları dönmesel devinim.

HİMBİRLİK

Gizli sözleşme: Ali ile Hasan bu meselede himbirlikli görülüyorlar.

SORUNSUZLUK

Sorunsuz olma durumu, meselesizlik, problemsizlik.

DAVE

Dava. Mesele.

ATASÖZÜ

Uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş, öğüt verici nitelikte söz, deme, mesel, sav, darbımesel.

BİŞMEK

Olgunlaşmak (meyve). Yanmak. Çözülmek, yoluna konmak: Aramızdaki o mesele artık bişti. Pişmek. Eski türkçe biçmek: biçmek. Eski türkçe bışmek: pişmek. Biçmek. Pişmek pişirilmek.

SORUNSUZ

Sorunu olmayan, meselesiz, problemsiz.

KÜMECİLOYUN

Kümesel gidiş ya da sorunları gerçek yaşam ve eylem koşulları içinde gözlemek ya da çözümlemek üzere oyun yordamına başvuran ve ilgili küme üyelerine günlük olay ve ilişkileri oynamak üzere üstlenceler yükleyen gözlem ve çözümleme yordamı. bk. bireycil oyun.

SORUNLU

Sorunu olan, meseleli, problemli.

SORUN

Araştırılıp öğrenilmesi, düşünülüp çözümlenmesi, bir sonuca bağlanması gereken durum, mesele, problem. Sıkıntı veren durum, dert.