Kelimeler arşivi içinde; başında "mesel" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. mesel ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu mesel ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde mesel olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MESELESİZLİK
MESELESİZ
MESELELİ, MESELEME
MESELA, MESELE
MESEL
MESEL
Örnek alınacak söz. Eğitici hikâye ya da masal. Atasözü.
MESELE
Sorun. Problem. Güç iş.
MESELESİZ
Sorunsuz.
MESELESİZLİK
Sorunsuzluk.
MESELELİ
Sorunlu.
MESELEME
Sorun. Olay.
MESELA
Söz gelişi.
Bu bölümde tanımı içerisinde MESEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ATASÖZÜ
Uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş, öğüt verici nitelikte söz, deme, mesel, sav, darbımesel.
DAVE
Dava. Mesele.
BELET
Kılavuz, yol gösteren kimse. Bilen, tanıyan, vâkıf: İstanbul'a belet değilim. Bilinen, belli, öğrenilen, bellenmiş: Mesele balet oldu. Yüksek, yüce. Kılavuz. Bilet. Fransızca kökenli bilet: bilet; Milli Piyango bileti.
SORUNSUZLUK
Sorunsuz olma durumu, meselesizlik, problemsizlik.
MASLAHAT
İş, önemli iş, mesele. Erkeklik organı.
GAYLE
Arapça kökenli gâile: İş, sıkıntı, mesele. Gaile, üzüntü.
GOGULDAŞMAK
Bir mesele üzerinde konuşmak.
İÇDÖNME
Aynı özdecik içindeki kimi parçaların birbirlerine göre yaptıkları dönmesel devinim.
SIKINTI
İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet. Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, mihnet. Bulunmama durumu. Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı. Sorun, mesele, sendrom, problem.
IŞIYANKENT
Ünlü Fransız kentbilimcisi Le Corbusier'nin önerdiği, birçok oturma birimlerinin kümesel bir biçimde oluşturduğu, 25 hektar büyüklüğündeki alana yayılan, kentte yaşayanları uygarlığın gürültüsünden ve taşıt dolaşımının, alışverişin yarattığı kalabalıktan korumayı amaçlayan yerleşme türü.
PROBLEM
Teoremler veya kurallar yardımıyla çözülmesi istenen soru, mesele. Sorun. Davranışları normal olmayan ve özel olarak eğitilmesi gereken (kimse).
SORUNLU
Sorunu olan, meseleli, problemli.
SORUN
Araştırılıp öğrenilmesi, düşünülüp çözümlenmesi, bir sonuca bağlanması gereken durum, mesele, problem. Sıkıntı veren durum, dert.
HELEMME
Ya anlamında bağlaç: Sen öyle dedin helemme, mesele böyle değil.
KÜMECİLOYUN
Kümesel gidiş ya da sorunları gerçek yaşam ve eylem koşulları içinde gözlemek ya da çözümlemek üzere oyun yordamına başvuran ve ilgili küme üyelerine günlük olay ve ilişkileri oynamak üzere üstlenceler yükleyen gözlem ve çözümleme yordamı. bk. bireycil oyun.
BİŞMEK
Olgunlaşmak (meyve). Yanmak. Çözülmek, yoluna konmak: Aramızdaki o mesele artık bişti. Pişmek. Eski türkçe biçmek: biçmek. Eski türkçe bışmek: pişmek. Biçmek. Pişmek pişirilmek.
GÖLEMEK
Asma dalını kütüğünden koparmadan, köklenmek üzere yere gömmek, daldırmak: ,Şu asmanın dalını kışın göleyelim. Hayvanlar çiftleşmek istemek. Çapa ile çukur açarak sebze ekmek. Su toplanmak. Bir şeyin önüne geçmek, engel olmak: Ahmed'in önünü gölemeseler Ali'yi döğecekti.
GÜNLEM
Bir gazete veya derginin günlük meselelerden kısaca bahseden köşesi (GÜNLEMCİ, Chroniqueur).
HİMBİRLİK
Gizli sözleşme: Ali ile Hasan bu meselede himbirlikli görülüyorlar.
SORUNSUZ
Sorunu olmayan, meselesiz, problemsiz.