İçinde MESEL geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "mesel" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde mesel bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu mesel ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında mesel olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

MESELESİZLİK

11 harfli kelimeler

İMAMMESELEK

10 harfli kelimeler

DARBIMESEL, İRADIMESEL

9 harfli kelimeler

MESELESİZ

8 harfli kelimeler

MESELELİ, MESELEME

6 harfli kelimeler

MESELA, MESELE

5 harfli kelimeler

MESEL

Bazı kelimelerin anlamları

MESEL

Örnek alınacak söz. Eğitici hikâye ya da masal. Atasözü.

MESELESİZ

Sorunsuz.

MESELA

Söz gelişi.

İMAMMESELEK

Kırlarda yetişen, havuca benzer bir çeşit bitki.

MESELE

Sorun. Problem. Güç iş.

MESELELİ

Sorunlu.

DARBIMESEL

Atasözü, atalar sözü.

İRADIMESEL

Bir düşünceyi atasözleri, özdeyiş vb. ile güçlendirme.

MESELEME

Sorun. Olay.

MESELESİZLİK

Sorunsuzluk.

  -   -   -  

Anlamında MESEL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MESEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

IŞIYANKENT

Ünlü Fransız kentbilimcisi Le Corbusier'nin önerdiği, birçok oturma birimlerinin kümesel bir biçimde oluşturduğu, 25 hektar büyüklüğündeki alana yayılan, kentte yaşayanları uygarlığın gürültüsünden ve taşıt dolaşımının, alışverişin yarattığı kalabalıktan korumayı amaçlayan yerleşme türü.

DAVE

Dava. Mesele.

GAYLE

Arapça kökenli gâile: İş, sıkıntı, mesele. Gaile, üzüntü.

SORUNLU

Sorunu olan, meseleli, problemli.

GOGULDAŞMAK

Bir mesele üzerinde konuşmak.

KÜMECİLOYUN

Kümesel gidiş ya da sorunları gerçek yaşam ve eylem koşulları içinde gözlemek ya da çözümlemek üzere oyun yordamına başvuran ve ilgili küme üyelerine günlük olay ve ilişkileri oynamak üzere üstlenceler yükleyen gözlem ve çözümleme yordamı. bk. bireycil oyun.

SORUNSUZ

Sorunu olmayan, meselesiz, problemsiz.

İÇDÖNME

Aynı özdecik içindeki kimi parçaların birbirlerine göre yaptıkları dönmesel devinim.

HİMBİRLİK

Gizli sözleşme: Ali ile Hasan bu meselede himbirlikli görülüyorlar.

HELEMME

Ya anlamında bağlaç: Sen öyle dedin helemme, mesele böyle değil.

PROBLEM

Teoremler veya kurallar yardımıyla çözülmesi istenen soru, mesele. Sorun. Davranışları normal olmayan ve özel olarak eğitilmesi gereken (kimse).

SORUNSUZLUK

Sorunsuz olma durumu, meselesizlik, problemsizlik.

BİŞMEK

Olgunlaşmak (meyve). Yanmak. Çözülmek, yoluna konmak: Aramızdaki o mesele artık bişti. Pişmek. Eski türkçe biçmek: biçmek. Eski türkçe bışmek: pişmek. Biçmek. Pişmek pişirilmek.

SIKINTI

İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet. Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, mihnet. Bulunmama durumu. Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı. Sorun, mesele, sendrom, problem.

MASLAHAT

İş, önemli iş, mesele. Erkeklik organı.

GÜNLEM

Bir gazete veya derginin günlük meselelerden kısaca bahseden köşesi (GÜNLEMCİ, Chroniqueur).

GÖLEMEK

Asma dalını kütüğünden koparmadan, köklenmek üzere yere gömmek, daldırmak: ,Şu asmanın dalını kışın göleyelim. Hayvanlar çiftleşmek istemek. Çapa ile çukur açarak sebze ekmek. Su toplanmak. Bir şeyin önüne geçmek, engel olmak: Ahmed'in önünü gölemeseler Ali'yi döğecekti.

ATASÖZÜ

Uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş, öğüt verici nitelikte söz, deme, mesel, sav, darbımesel.

BELET

Kılavuz, yol gösteren kimse. Bilen, tanıyan, vâkıf: İstanbul'a belet değilim. Bilinen, belli, öğrenilen, bellenmiş: Mesele balet oldu. Yüksek, yüce. Kılavuz. Bilet. Fransızca kökenli bilet: bilet; Milli Piyango bileti.

SORUN

Araştırılıp öğrenilmesi, düşünülüp çözümlenmesi, bir sonuca bağlanması gereken durum, mesele, problem. Sıkıntı veren durum, dert.