MERE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "mere" olan, toplam 28 adet kelime bulunmaktadır. mere ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu mere ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde mere olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

MERESLENMEĞ

10 harfli kelimeler

MERESLEMEK

9 harfli kelimeler

MEREVUCEN, MERESİMEK

8 harfli kelimeler

MERESKER, MEREHMET, MEREVCEN, MERESECİ, MERENGİŞ

7 harfli kelimeler

MEREMET, MERESCİ, MERENDİ, MERELDİ

6 harfli kelimeler

MEREME, MERETİ, MERESE, MEREKE, MEREZE

5 harfli kelimeler

MERET, MERES, MEREZ, MEREN, MEREM, MEREL, MEREK, MEREH, MEREG

4 harfli kelimeler

MERE

Bazı kelimelerin anlamları

MERE

Yeni dikilen ve henüz üzüm vermeyen bağ. Oyunda kale, sınır. İşlenmemiş, sürülmemiş sert toprak. Çayır, otlak. Fare. Köpeğin yaşı. Çivili köpek tasması. Arapça kökenli mer'a: mera; otlak.

MERENDİ

Çeltik biçmek için kullanılan küçük tırpan.

MERESLEMEK

Bağlamak (köpek ve benzerleri hayvanları). Solmak (meyve yaprağı).

MEREVCEN

Yemeği yapılan bir dikenin ucu, yabanıl sebze. Sürgünlerinden yemek yapılan dikenli bir çeşit yabanıl bitki.

MERESİMEK

Değer vermek, önem vermek, önemli saymak.

MERESLENMEĞ

Bağlanmak.

MERETİ

Saman ve ot konulan yer.

MERELDİ

İnilti; sızıltı.

MERESKER

Mirasçılar.

MEREMET

Acıma.

MERESECİ

Mirasçı.

MEREVUCEN

Yemeği yapılan bir dikenin ucu, yabanıl sebze.

MEREHMET

Acıma.

MERENGİŞ

Çitlembik, sakızağacı.

MEREME

Mendil.

MERESCİ

Mirasçı.

  -   -   -  

Anlamında MERE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MERE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALAMEREMET

Çok acele, çabucak: Kamyon gidiyormuş, alameremet hazırlandım geldim.

ESMERİMSİ

Esmere çalan, esmer gibi.

AKÇAŞAR

Afyon ilinde, Sincanlı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Isparta şehrinde, Yalvaç ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Konya ilinde, Altınekin ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Sivas ilinde, Gemerek ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

KIMIL

Yarım kanatlılardan, sap, çiçek, yaprak ve başakları emerek veya yiyerek ekin hastalığına yol açan, vücudu kalkana benzeyen zararlı bir böcek (Aelia rostrata).

PİRE

Pireler takımından, insanın ve bazı hayvanların kanını emerek yaşayan, iyi sıçradığı için kolay yakalanamayan, küçük, asalak böcek (Pulex).

VERİMLİ

Verimi iyi ve bol olan, bitek, randımanlı, mahsuldar, mümbit, müsmir, verimkâr. Çok yazan, velut. Kendisinden beklenen sonucu veren, semereli.

VERİM

Çalıştırılan, işletilen, bakılan bir şeyin verdiği sonuç veya bu sonucun niceliği, mahsul, randıman. Elde edilen ürün, hizmet vb.yle onu elde etmek için harcanan iş arasındaki oran. Ortaya çıkan, istenilen, beklenilen sonuç, semere.

MERMERLEŞME

Genellikle başkalaşma etkisiyle, kireç taşlarının yeniden billurlaşma sonucu mermere dönüşmesi.

ŞİŞMEK

İçi hava veya gazlarla dolarak gerilmek. Yorularak koşuyu veya müsabakayı sürdüremez olmak. Vücudun bir yeri içine yabancı bir maddenin girmesiyle veya başka bir etkiyle gerilmek, kabarmak. Gururlanmak, büyüklenmek. Utanmak, mahcup olmak. Çok yemek yiyerek rahatsız olacak kadar doymak. Bir şey emerek hacmi büyümek, genişlemek.

ASPİRATÖR

Havadaki duman, is, koku vb. yabancı maddeleri emerek dışarı atan aygıt, emmeç. Kendisine bağlanan bir kabın içindeki gazı seyreltmeye veya sıkıştırmaya yarayan, içinden bir sıvı geçirilerek çalıştırılan araç, emmeç.

KALKANCIK

Tohum içerisinde oğulcuğu besi dokuya bağlayan, onu besin deposundan ayıran ve besin maddelerini emerek oğulcuğa veren zar gibi ince ve kalkan şeklinde bir parça.

TAHTAKURUSU

Yarım kanatlılardan, uzunluğu 3-5 milimetre, vücudu oval ve yassı, kanatları körelmiş, oturulan, yatılan yerlerde üreyen, kan emerek beslenen, pis kokulu böcek, tahta biti (Cimex lectularius).

MAS

Emme, emerek içine çekme, soğurma.

ESMERCE

Esmere yakın, biraz esmer olan.

İMTİSAS

Emme, emerek çekme, soğurma.

BAL

Bal arılarının bitki ve çiçeklerden topladıkları bal özünden yapıp kovanlarındaki petek gözlerine doldurdukları, rengi beyazdan esmere kadar değişen tatlı, koyu, sıvı madde. Ağaçların kabuğundan sızarak pıhtılaşan besi suyu. Olgunlaşmış incirin, dışına sızan tatlısı.

DALDIRMA

Daldırmak işi. Bir dalı gövdeden ayırmadan toprağa gömerek köklenmesini sağlama yolu. Cam veya seramikten yapılmış bir tür kulplu kap. Bu yolla daldırılan dal.

GÖMÜLEMEK

Para veya değerli şeyleri toprak altına gömerek saklamak.

JERSEY

Sarı ve kahverengiden esmere kadar değişen renkte, et tutmayan, kemikleri belirgin bir kültür ırkı sığırı.

AKKOŞNİL

Limon, portakal, üzüm, şimşir, ığ ve hurmagillerden özsu emerek yaşayan açık sarı kabuklu bit.