Kelimeler arşivi içinde; başında "merk" olan, toplam 49 adet kelime bulunmaktadır. merk ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu merk ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde merk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MERKEZİLEŞTİRMEK
MERKEZİYETÇİLİK, MERKEZLEŞTİRMEK, MERKEZİLEŞTİRME
MERKEZKARAKALE, MERKEZLEŞTİRME
MERKELHÜCRESİ, MERKEZKAÇLAMA, MERKEZİLEŞMEK, MERKEZYENİKÖY
MERKEZLEŞMEK, MERKEZLENMEK, MERKEZLEYİCİ, MERKEZİLEŞME, MERKEZİYETÇİ, MERKANTİLİZM, MERKANTİLİST
MERKEPÇİLİK, MERKEZCİLİK, MERKEZLEMEK, MERKEZLENME, MERKEZLEŞME, MERKELDİSKİ
MERKEZLEME, MERKEZİYET
MERKEZKAÇ, MERKEZKÖY, MERKANTİL, MERKEZCİL, MERKAPTAN, MERKAPTİT, MERKEŞLER
MERKEZCİ, MERKEZCE, MERKEPÇİ
MERKEME, MERKEZİ
MERKEN, MERKEP, MERKEB, MERKAT, MERKET, MERKEZ, MERKİB, MERKUM, MERKUP, MERKÜR
MERKİ
MERK
MERK
Evlek. Yara ya da çıban yangısı. Bir kabın, borunun içindeki tortu, pas. Tarla içindeki her bir bölüm (Erzincan Merkez).
MERKEZLEYİCİ
Boruyu lokmaların merkezinde tutan parça. (bk. Şek. 4).
MERKELHÜCRESİ
Epidermiste ve ağız mukozasında bazal tabakada ve sinir sonlanmalarının yakınında yer alan basınç almacı olarak görev yapan nöroendokrin hücre, Merkel diski.
MERKEZİYETÇİLİK
Otoritenin ve işin tek bir merkezde toplanmasını amaçlayan görüş, merkeziyet, merkezcilik. Bu görüşe dayanan yönetim biçimi.
MERKEZLEŞMEK
Merkez durumuna gelmek.
MERKEZKAÇLAMA
Bir karışımın bileşenlerini merkezkaç kuvvetle ayırma işlemi.
MERKEZİLEŞMEK
Merkez durumuna gelmek.
MERKEZİLEŞME
Merkezileşmek işi.
MERKEZKARAKALE
Kars şehrinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
MERKEZYENİKÖY
Sivas ili, Yıldızeli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
MERKEZLEŞTİRME
Merkezleştirmek işi.
MERKEZİYETÇİ
Merkeziyetçilik yanlısı olan (kimse), merkezci, üniter. Merkeziyetçiliğe uygun (iş, yönetim), merkezci, üniter.
MERKEZİLEŞTİRMEK
Otoriteyi ve işi bir merkezde toplamak.
MERKEZLENMEK
Aynı merkezde toplanmak, temerküz etmek. Merkezî bir yönetime bağlanmak.
MERKEZLEŞTİRMEK
Merkez durumuna getirmek.
MERKEZİLEŞTİRME
Merkezileştirmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde MERK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DERİŞMEK
Bir nokta dolayında toplanmak, temerküz etmek. Bir sıvı, içindeki su veya sıvı miktarı azalarak koyulaşmak, tekâsüf etmek.
ÇAP
Cisimlerin genişliği, kutur. Bozuk, eğri, dolaşık, aykırı bir biçimde. Uç noktaları dairenin çevresi üzerinde bulunan ve çemberin merkezinden geçen doğru parçası. Yapının veya arsanın boyutlarını ve sınırlarını gösteren harita. Büyüklük. Ölçü, ölçek. Bilgi, deneyim ve yeteneklerin tümü, kalibre. Bozuk, eğri, dolaşık, aykırı.
BELEDİYE
İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.
DIŞ
Herhangi bir cisim veya alanın sınırları içinde bulunmayan yer, hariç, iç karşıtı. Görülen, içte bulunmayan yüzey. Bazı top oyunlarında karşı takım oyuncularının vuruşuyla topun kalenin bulunduğu taraftan dışarı çıkması, aut. Yabancı ülkelerle ilgili. Bireyin ötesinde bir varlığı olan. Açık havada geçen sahneleri içine alan çekim. Bir kimsenin görünüşü, durum ve davranışları. Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha uzak olan. Bir konunun kapsamına girmeyen şey.
DENGEŞİK
Dümen sisteminde yelpazenin itme merkezinin yakınına konulan ek dümen.
BENİÇİNCİLİK
Dünyada kişinin benliğini merkez sayan felsefe görüşü, benmerkezcilik, egosantrizm.
ÇEKİRDEK
Etli meyvelerin içinde bir veya birden çok bulunan, çoğu sert bir kabukla kaplı tohum. Yenmek için satılan ayçiçeği tohumu. Ağaçlarda soyulmayan bölüm. Bir hücrenin merkezini oluşturan cisimcik. Atom çekirdeği. Kuyumculukta kullanılan ve 5 cgr'a eşit olan ağırlık ölçüsü. Bir şeyin temelini oluşturan.
DERİŞİK
Derişmiş olan, mütemerkiz, mütekâsif, konsantre, seyreltik karşıtı.
ÇEMBER
Merkez denilen sabit bir noktadan aynı uzaklık ve düzlemdeki noktalar kümesinin oluşturduğu kapalı eğri. Yazma, yemeni, başörtüsü. Basketbolda içinden topun geçmesiyle sayı kazanılan ağlı demir halka. Aşılması, çözümü güç durum. Çocukların çevirip arkasından koştukları tekerlek biçiminde oyuncak. Bu biçime getirilmiş katı cisimlerin çevresi. Sandık, denk, fıçı vb.nin dağılmaması için üzerlerine geçirilen dayanıklı bir cisimden kuşak.
ANTROPOSANTRİZM
İnsanmerkezcilik.
BENİÇİNCİ
Beniçincilik görüşünü benimseyen, benmerkezci, egosantrist.
EFEKTİF
Bankacılıkta nakit para. Banknot ve metal para. Merkez Bankası tarafından alım satımı yapılmış olan ve Türk lirası olarak kurları belirlenen yabancı ülke parası.
BEYLİK
Bey olma durumu. Bir tür küçük ve ince asker battaniyesi. Hükûmet. Devletle ilgili, devlete özgü olan, devlet malı olan, mirî. Rahat yaşama. Merkeze tam bağlı olmayarak bir beyin yönetimi altındaki ülke, emîrlik, emaret, mirlik. Basmakalıp. Herkesin kullandığı, herkesin bildiği.
BAŞKENT
Bir devletin yönetim merkezi olan şehir, hükûmet merkezi, başşehir.
BEYİN
Kafatasının içinde beyin zarları ile örtülü, iki yarım küre biçiminde sinir kütlesinden oluşan, duyum ve bilinç merkezlerinin bulunduğu organ, ensefal, dimağ. Muhakeme, usa vurma. Bilgisi, eğitimi, düşüncesi yüksek düzeyde olan kimse. Akıl, anlayış. Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse.
AYRIKLIK
Ayrıklı olma durumu, ayrı tutma, ayrı tutulma. Kaplamları birbirinden ayrı olmakla birlikte aynı yakın cinsin kaplamına giren kavramlar arasındaki bağlantı. Elips, daire, parabol, hiperbol vb. bir konik üzerinde hareket eden cismi, odağa veya merkeze birleştiren doğrunun büyük eksen ile yaptığı açı. Önermelerin birbirine bağlanması işleminde ya . ya . ve ya da ile gösterilen ilişki. Kural dışılık. Genel kuraldan ayrılma, derogasyon.
BEYİNCİK
Kafatasının art bölümünde ve beynin altında, hareket dengesi merkezi olan organ.
ÇÖZÜLÜM
Çözülme işi, dağılım, bozgun. Sinir merkezleri arasındaki iş birliği ve uyumun bozulup kesilmesi.
DİNGİL
Tekerleklerin merkezinden geçen ve taşıtın altına enlemesine yerleştirilmiş mil, eksen, aks. Aptal, salak. Kaba saba.
DAĞITIM
Dağıtma işi, tevzi. Bir merkezden çeşitli yerlere gönderme işi.