Kelimeler arşivi içinde; başında "mekan" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. mekan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu mekan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde mekan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MEKANİKLEŞTİRİCİ
MEKANORESEPTÖR
MEKANİKÇİLİK, MEKANİZASYON, MEKANOTERAPİ
MEKANİKÇİ, MEKANİZMA
MEKANİZE, MEKANİZM
MEKANCI, MEKANİK
MEKANE
MEKAN
MEKAN
Yer, bulunulan yer. Ev, yurt. Uzay.
MEKANCI
Mekân tutan kimse. Bir iş yerini işleten kimse.
MEKANİZE
Savaş ve taşıma gereçleriyle donatılmış (kıta veya birlik).
MEKANİKÇİ
Mekanikçiliğe ilişkin veya mekanikçilikten yana olan görüş, kimse vb.
MEKANİK
Kuvvetlerin maddeler ve hareketler üzerine etkisini inceleyen fizik dalı. Denge ya da hareket kurallarıyla ilgili. Makine ile yapılan. Düşünmeden yapılan.
MEKANORESEPTÖR
Temas, basınç, yer çekimi gibi mekanik uyartılara duyarlı özel duygu alıcı.
MEKANİKLEŞTİRİCİ
Mekanikleştiricilik kuramını benimseyen.
MEKANİKÇİLİK
Bütün fiziksel olayları, uzay ve uzayda yer değiştirmelerle açıklayan görüş, mekanizm, devimselcilik karşıtı. Canlı varlıkları, organik olayları, mekanik yasalara göre açıklayan öğreti, mekanizm.
MEKANİZM
Mekanikçilik.
MEKANOTERAPİ
Masaj ve aletlerle yapılan tedavi yöntemi.
MEKANİZASYON
Mekanik düzeni sağlama.
MEKANE
Antik Yunan tiyatrosunda skene'nin sol yanına konulan küçük, ilkel bir vinç; bu vinçle Tanrılar indirilip çıkarılırdı. bk. deus ex machine. Klasik Yunan tiyatrosunda vince benzeyen bir makinedir. Tanrı ve kahramanları havada göstermeye yarar. (bk. geranos.).
MEKANİZMA
Belli bir sonuca ulaşmak için karmaşık bir biçimde düzenlenmiş organ veya parçalar birleşimi, sistem, düzenek. Organların işleyiş biçimi. Oluş, ortaya çıkış, işleyiş. Ateşli silahların işlemesini sağlayan mekanik bölüm.
Bu bölümde tanımı içerisinde MEKAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EFEKT
Radyo ve televizyon yayınlarında, tiyatro oyunlarında veya film seslendirmelerinde, hareketleri izlemesi gereken seslerin doğal kaynakların dışında, optik, mekanik, kimyasal yöntemlerle gerçekleştirilmesi.
ELEKTROMOTOR
Elektrik enerjisini mekanik enerjiye çeviren cihaz. Mekanik veya kimyasal bir etki altında elektrik üreten araç.
GÜÇ
Fizik, düşünce ve ahlak yönünden bir etki yapabilme veya bir etkiye direnebilme yeteneği, kuvvet, efor. Bir akarsuyun aşındırma ve taşıma yeteneği. Bir olaya yol açan her türlü hareket, kuvvet, takat. Sınırsız, mutlak nitelik. Bir toprağın verimlilik yeteneği. Ağır ve yorucu emekle yapılan, çetin, müşkül, kolay karşıtı. Yeterliliğini ve güvenilirliğini kanıtlamış kimse. Birim zamanda yapılmış olan iş. Bir cihazın, bir mekanizmanın iş yapabilme niteliği. Büyük etkinliği ve önemi olan nitelik. Siyasi, ekonomik, askerî vb. bakımlardan etki ve önemi büyük olan devlet, devletler topluluğu. Zorlukla. Bir ulus, bir ordu vb.nin ekonomik, endüstriyel ve askerî potansiyeli.
KİNEMATİK
Cisimlerin hareketlerini yörünge, hız ve ivme vb. konular bakımından inceleyen mekanik kolu, sinematik.
ELEKTROMEKANİK
Mekanik ögelerden oluşan ve bunların hareketiyle elektrikli unsurlara bağlı olarak uzakta bulunan aletlerin çalışmasını ve kontrolünü sağlayan tertibat.
AŞINDIRMA
Aşındırmak işi. Teknik alanda ve günlük hayatta madenlerin elektriksel, kimyasal veya mekanik nedenlerle aşınması, korozyon.
FRENLEMEK
Bir taşıtın, mekanizmanın hareketini fren yardımıyla yavaşlatmak veya durdurmak. Bir gidişin, bir tutumun aşırılığını önlemek, gemlemek.
DİNAMİK
Canlı, etkin, hareketli. Mekaniğin kuvvet, hareket, enerji arasındaki ilişkilerini inceleyen dalı, devim bilimi. Hareketli, her an değişebilen, duruk karşıtı. Devimsel.
KAFA
İnsan başı, ser. Kavrama ve anlama yeteneği, zekâ, zihin, bellek. Hayvanlarda genellikle ağız, göz, burun, kulak vb. organların bulunduğu vücudun en ön bölümü. Görüş ve inançların etkisi altında beliren düşünme ve yargılama yolu, zihniyet. Çocuk oyunlarında kullanılan zıpzıp taşının veya cevizin büyük boyu. Mekanik bir bütünün parçası.
FREN
Bir makinenin, herhangi bir taşıtın hızını kesmeye veya onu durdurmaya yarayan mekanizma.
KORUNUMLU
Mekanik enerjisini değişmez kılan (sistem).
KLAVYE
Parmaklarla hareket ettirilen piyano, org vb. çalgılarda veya yazı ve hesap makinelerinde değişmez bir eksen çevresinde inip kalkabilen, istenilen işe göre düzenlenmiş bazı mekanizmaları çalıştıran kaldıraç kollarının, tuş sıralarının bütünü.
KAROSER
Otomobilde, mekanizmayı oluşturan motor, makine, tekerlek, şasi vb. bölümlerin dışında kalan, görünen dış bölüm.
DÜZENEK
Mekanizma.
AVARA
Üzerinde döndüğü ve kendisini taşıyan milden bağımsız olarak çalışan mekanizma. Bir geminin başka bir gemiden veya kıyıdan açılması. Kıyıya dayanılarak sandalın açılması için kürekçilere verilen komut.
DÜLDÜL
Mekanik olarak çalışan oyuncak çocuk arabası. Hz. Ali'ye Hz. Muhammed tarafından armağan edilen binek hayvanının adı. Modası geçmiş araç. At. Eski otomobil.
BİYOMEKANİK
Biyoloji, fizyoloji ve tıp konularını mekanik kanunlar yöntemiyle irdeleme.
ALET
Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne. Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayanf özel araç. Maşa. Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri.
DEVİMSELCİLİK
Beliren ve gelişen şeylerin kendiliklerinden etkin olduklarını, gelişmelerini sağlayan gücün dışarıdan gelmeyip kendileriyle özdeş bulunduğunu ileri süren öğreti, gürecilik, dinamizm, mekanikçilik karşıtı.
KAMPANA
Çan. Tekerleğin dingil üzerindeki fren mekanizması.