Kelimeler arşivinde; içinde "mekan" olan, toplam 29 tane kelime bulunuyor. İçerisinde mekan bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu mekan ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında mekan olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MEKANİKLEŞTİRİCİ
ELEKTROMEKANİK, MEKANORESEPTÖR
MEKANOTERAPİ, MEKANİKÇİLİK, MEKANİZASYON, TEBDİLİMEKAN
CENNETMEKAN, FOTOMEKANİK, BİYOMEKANİK
KESMEKANAK, CAMEKANSIZ
CAMEKANLI, MEKANİZMA, MEKANİKÇİ
BAŞMEKAN, MEKANİZM, MEKANİZE, TÖHMEKAN, TÖKMEKAN, TÖYMEKAN
CAMEKAN, KAMEKAN, LAMEKAN, MEKANCI, MEKANİK, TOMEKAN
MEKANE
MEKAN
MEKAN
Yer, bulunulan yer. Ev, yurt. Uzay.
CENNETMEKAN
Cennetlik.
BİYOMEKANİK
Biyoloji, fizyoloji ve tıp konularını mekanik kanunlar yöntemiyle irdeleme.
MEKANİZASYON
Mekanik düzeni sağlama.
CAMEKANSIZ
Camekânı olmayan.
ELEKTROMEKANİK
Mekanik ögelerden oluşan ve bunların hareketiyle elektrikli unsurlara bağlı olarak uzakta bulunan aletlerin çalışmasını ve kontrolünü sağlayan tertibat.
MEKANİZMA
Belli bir sonuca ulaşmak için karmaşık bir biçimde düzenlenmiş organ veya parçalar birleşimi, sistem, düzenek. Organların işleyiş biçimi. Oluş, ortaya çıkış, işleyiş. Ateşli silahların işlemesini sağlayan mekanik bölüm.
MEKANİKÇİLİK
Bütün fiziksel olayları, uzay ve uzayda yer değiştirmelerle açıklayan görüş, mekanizm, devimselcilik karşıtı. Canlı varlıkları, organik olayları, mekanik yasalara göre açıklayan öğreti, mekanizm.
KESMEKANAK
Kökünden sakız çıkarılan bir bitki.
MEKANORESEPTÖR
Temas, basınç, yer çekimi gibi mekanik uyartılara duyarlı özel duygu alıcı.
MEKANİKLEŞTİRİCİ
Mekanikleştiricilik kuramını benimseyen.
FOTOMEKANİK
Fotoğraftan baskı klişesi elde etmek için uygulanan her türlü yöntem.
TEBDİLİMEKAN
Yer değiştirme.
MEKANOTERAPİ
Masaj ve aletlerle yapılan tedavi yöntemi.
CAMEKANLI
Camekânı olan (yer).
MEKANİKÇİ
Mekanikçiliğe ilişkin veya mekanikçilikten yana olan görüş, kimse vb.
Bu bölümde tanımı içerisinde MEKAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DÜZENEK
Mekanizma.
GÜÇ
Fizik, düşünce ve ahlak yönünden bir etki yapabilme veya bir etkiye direnebilme yeteneği, kuvvet, efor. Bir akarsuyun aşındırma ve taşıma yeteneği. Bir olaya yol açan her türlü hareket, kuvvet, takat. Sınırsız, mutlak nitelik. Bir toprağın verimlilik yeteneği. Ağır ve yorucu emekle yapılan, çetin, müşkül, kolay karşıtı. Yeterliliğini ve güvenilirliğini kanıtlamış kimse. Birim zamanda yapılmış olan iş. Bir cihazın, bir mekanizmanın iş yapabilme niteliği. Büyük etkinliği ve önemi olan nitelik. Siyasi, ekonomik, askerî vb. bakımlardan etki ve önemi büyük olan devlet, devletler topluluğu. Zorlukla. Bir ulus, bir ordu vb.nin ekonomik, endüstriyel ve askerî potansiyeli.
FREN
Bir makinenin, herhangi bir taşıtın hızını kesmeye veya onu durdurmaya yarayan mekanizma.
ELEKTROMOTOR
Elektrik enerjisini mekanik enerjiye çeviren cihaz. Mekanik veya kimyasal bir etki altında elektrik üreten araç.
KÜREYİCİ
Cevher veya posayı, sabit bir makara üzerinden dönüş yapan sonsuz halat aracılığıyla arkaya doğru küreyen mekanik düzen.
EFEKT
Radyo ve televizyon yayınlarında, tiyatro oyunlarında veya film seslendirmelerinde, hareketleri izlemesi gereken seslerin doğal kaynakların dışında, optik, mekanik, kimyasal yöntemlerle gerçekleştirilmesi.
DEVİMSELCİLİK
Beliren ve gelişen şeylerin kendiliklerinden etkin olduklarını, gelişmelerini sağlayan gücün dışarıdan gelmeyip kendileriyle özdeş bulunduğunu ileri süren öğreti, gürecilik, dinamizm, mekanikçilik karşıtı.
ALET
Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne. Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayanf özel araç. Maşa. Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri.
LEVYE
Bir mekanizmanın kumanda kolu. Bir şeyi yerinden oynatmak, kaldırmak, harekete geçirmek, gevşetmek vb. için kullanılan, kaldıraca benzer araç.
KAROSER
Otomobilde, mekanizmayı oluşturan motor, makine, tekerlek, şasi vb. bölümlerin dışında kalan, görünen dış bölüm.
KORUNUMLU
Mekanik enerjisini değişmez kılan (sistem).
KAMPANA
Çan. Tekerleğin dingil üzerindeki fren mekanizması.
DÜLDÜL
Mekanik olarak çalışan oyuncak çocuk arabası. Hz. Ali'ye Hz. Muhammed tarafından armağan edilen binek hayvanının adı. Modası geçmiş araç. At. Eski otomobil.
DİNAMİK
Canlı, etkin, hareketli. Mekaniğin kuvvet, hareket, enerji arasındaki ilişkilerini inceleyen dalı, devim bilimi. Hareketli, her an değişebilen, duruk karşıtı. Devimsel.
KAFA
İnsan başı, ser. Kavrama ve anlama yeteneği, zekâ, zihin, bellek. Hayvanlarda genellikle ağız, göz, burun, kulak vb. organların bulunduğu vücudun en ön bölümü. Görüş ve inançların etkisi altında beliren düşünme ve yargılama yolu, zihniyet. Çocuk oyunlarında kullanılan zıpzıp taşının veya cevizin büyük boyu. Mekanik bir bütünün parçası.
AŞINDIRMA
Aşındırmak işi. Teknik alanda ve günlük hayatta madenlerin elektriksel, kimyasal veya mekanik nedenlerle aşınması, korozyon.
KLAVYE
Parmaklarla hareket ettirilen piyano, org vb. çalgılarda veya yazı ve hesap makinelerinde değişmez bir eksen çevresinde inip kalkabilen, istenilen işe göre düzenlenmiş bazı mekanizmaları çalıştıran kaldıraç kollarının, tuş sıralarının bütünü.
FRENLEMEK
Bir taşıtın, mekanizmanın hareketini fren yardımıyla yavaşlatmak veya durdurmak. Bir gidişin, bir tutumun aşırılığını önlemek, gemlemek.
KİNEMATİK
Cisimlerin hareketlerini yörünge, hız ve ivme vb. konular bakımından inceleyen mekanik kolu, sinematik.
AVARA
Üzerinde döndüğü ve kendisini taşıyan milden bağımsız olarak çalışan mekanizma. Bir geminin başka bir gemiden veya kıyıdan açılması. Kıyıya dayanılarak sandalın açılması için kürekçilere verilen komut.