Kelimeler arşivi içinde; sonunda "maşal" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu maşal ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında maşal olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde maşal olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
MAŞAL
Şaşı.
FATMAŞAL
Uzun bir sap üzerinde sıra ile gittikçe küçülerek çiçek açan bir çiçek.
Bu bölümde tanımı içerisinde MAŞAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EBBEH
Telâş bildirir ünlem. Maşallah. Şaşma bildirir ünlem.
MAŞALLAH
"Ne güzel, Allah nazardan saklasın" anlamlarında beğenme duyguları bildiren bir söz. Umulmadık durumlar karşısında şaşkınlık ve sitem belirtmek için söylenen bir söz. (ma:şallah) Nazar değmemesi için çocukların üzerine takılan veya çeşitli araç, bina ve benzerleri yerlere asılan, üstünde "maşallah" yazılı nazarlık. Türkmen kadınlarının başlarına taktığı gümüş başlık. ". "Tanrının istediği gibi" anlamında kullanılan bir isim. "Tanrı nazardan saklasın" anlamında kullanılan bir isim. Hayret ve memnunluk anlatan söz.".
ZİLLİ
Zili olan, üstünde zili bulunan. Edepsiz, eli maşalı, şirret (kadın).
ANDAL
Bahçe, bağ ve bostanda sulamayı kolaylaştırmak için, toprağın eğimine göre ayrılmış parçalar, maşala, evlek. Evlek sınırı. Bahçe ve bostanlarda evlekler arasındaki su yolu, ark. Sulanan tarla veya bostanda evleklerin suyla dolması, göllenmesi hali: Bahçe andallanıncaya kadar suyu kesme. Pirinç ekmeye elverişli akıntısız, sulak yer, bataklık. Fındığın dövülme zamanı yapılan 40-50 cm. yüksekliğinde ve 80-100 cm. enindeki kabuklu fındık yığını. Tırpan veya makine ile biçilen ekin sapı yığını: Tarlada üç andal ziyan olmuş. Orman içindeki ince uzun mera. Sersem, budala: Ahmet bu sıralarda andallaştı. Filan, falan: Sofraya ekmek, kaşık, andal geldi mi?. Seyrek, aralıklı yapılan iş veya dikiş: Ahmet tarlasını andal sürmüş. Bağ, bahçe sulamak için yapılan hendek, ark. Üzüm bağlarında evlek sırası. Derin su kanalı (Çayağzı). Tütün fidelerinin yetiştirildiği evlek. (Çakallı, Konak, Samsun).
ÇEGANEBAZ
Çegâne adı verilen zilli maşalar çalan kimse.
ANDAN
Bahçe, bağ ve bostanda sulamayı kolaylaştırmak için, toprağın eğimine göre ayrılmış parçalar, maşala, evlek. Mademki, sonra, bakalım. Ondan. Tuzsuz pirinç lâpası. Ona. Sonra, ondan sonra. Ondan Ötürü. Oradan. Onunla.
MAŞALANMA
Maşalanmak işi.
TİR
1.Küçük parçalara ayrılmış toprak, evlek. 2.Ekin sulamak için tarlada açılan ark. 3.Göl çevresine yığılan toprak, set : Alçak tir göle dayanmaz. 4.Deniz kıyısı, yalı. 5.Tarla kıyılarını belirlemek için yapılmış toprak set. 6.İki tarla arasında sınır olan ince yol. 1.Patlamamış pamuk kozası: Pambuklar bu il maşalla iyi tir saldı. 2.Büyük taneli, yumuşak bir çeşit buğday. Üstü ince toprakla örtülü taşlık, kayalık yer. Büyük heybe. Ekilmiş bostanın bir bölümü. Pirinç tarlasının evleklerini ayıran sınır.
BAŞARATLI
Becerikli kimse: Maşallah çok başaratlı kadın.
DİLGİZ
Güzel (kız için): Maşallah dilgiz kızları var.
TOĞ
1.İri ve dolgun : Maşallah buğdaylar çok toğ. 2.Çimen.
TERSİNELEME
(Söz sanatı terimi) Düşündüğünü, alay maksadiyle ve alay olduğunu belli edecek şekilde, tersine bir ifade ile anlatma. Tembellik eden birine: Maşallah siz hiç boş duramıyorsunuz demek gibi (TERSİNELİ, Ironique).
MAŞALAMA
Maşalamak işi.
BEBİLLENMEK
Büyümek: Maşallah biraz bebillendi. Faydalanmak, birisinin sırtından geçinmek.