Kelimeler arşivi içinde; başında "maşal" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. maşal ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu maşal ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde maşal olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MAŞALANMAK
MAŞALAMAK, MAŞALANMA
MAŞALACI, MAŞALAMA, MAŞALDAN, MAŞALICA, MAŞALLAH
MAŞALAN, MAŞALCA, MAŞALIK, MAŞALLA
MAŞALA, MAŞALI
MAŞAL
MAŞAL
Şaşı.
MAŞALANMAK
Maşa ile tutturulmak.
MAŞALDAN
Meşale.
MAŞALICA
Meşale.
MAŞALA
Bağ ve bahçelerde kenarları set biçiminde birbirinden ayrılan, genellikle dikdörtgen toprak parçası.
MAŞALLA
Bağ, bahçe ve bostanlarda ekilmek için ayrılmış küçük toprak parçası, evlek, karık. Sebze bahçesindeki bölümler, evlek.
MAŞALACI
Maşa. Meşaleyi elinde gezdiren adam.
MAŞALAMAK
Saçları maşa ile kıvırmak veya düzeltmek.
MAŞALI
Maşası olan. Maşa ile kıvrılmış (saç).
MAŞALLAH
"Ne güzel, Allah nazardan saklasın" anlamlarında beğenme duyguları bildiren bir söz. Umulmadık durumlar karşısında şaşkınlık ve sitem belirtmek için söylenen bir söz. (ma:şallah) Nazar değmemesi için çocukların üzerine takılan veya çeşitli araç, bina ve benzerleri yerlere asılan, üstünde "maşallah" yazılı nazarlık. Türkmen kadınlarının başlarına taktığı gümüş başlık. ". "Tanrının istediği gibi" anlamında kullanılan bir isim. "Tanrı nazardan saklasın" anlamında kullanılan bir isim. Hayret ve memnunluk anlatan söz.".
MAŞALAN
Meşale.
MAŞALAMA
Maşalamak işi.
MAŞALANMA
Maşalanmak işi.
MAŞALCA
Maşa.
MAŞALIK
Başkasının pek de hoş olmayan, sakıncalı isteklerine, amaçlarına alet olma durumu. Aşırı hırçınlık, yaramazlık yüzünden dayak yemeye aday (çocuk).
Bu bölümde tanımı içerisinde MAŞAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TOĞ
1.İri ve dolgun : Maşallah buğdaylar çok toğ. 2.Çimen.
ANDAL
Bahçe, bağ ve bostanda sulamayı kolaylaştırmak için, toprağın eğimine göre ayrılmış parçalar, maşala, evlek. Evlek sınırı. Bahçe ve bostanlarda evlekler arasındaki su yolu, ark. Sulanan tarla veya bostanda evleklerin suyla dolması, göllenmesi hali: Bahçe andallanıncaya kadar suyu kesme. Pirinç ekmeye elverişli akıntısız, sulak yer, bataklık. Fındığın dövülme zamanı yapılan 40-50 cm. yüksekliğinde ve 80-100 cm. enindeki kabuklu fındık yığını. Tırpan veya makine ile biçilen ekin sapı yığını: Tarlada üç andal ziyan olmuş. Orman içindeki ince uzun mera. Sersem, budala: Ahmet bu sıralarda andallaştı. Filan, falan: Sofraya ekmek, kaşık, andal geldi mi?. Seyrek, aralıklı yapılan iş veya dikiş: Ahmet tarlasını andal sürmüş. Bağ, bahçe sulamak için yapılan hendek, ark. Üzüm bağlarında evlek sırası. Derin su kanalı (Çayağzı). Tütün fidelerinin yetiştirildiği evlek. (Çakallı, Konak, Samsun).
TİR
1.Küçük parçalara ayrılmış toprak, evlek. 2.Ekin sulamak için tarlada açılan ark. 3.Göl çevresine yığılan toprak, set : Alçak tir göle dayanmaz. 4.Deniz kıyısı, yalı. 5.Tarla kıyılarını belirlemek için yapılmış toprak set. 6.İki tarla arasında sınır olan ince yol. 1.Patlamamış pamuk kozası: Pambuklar bu il maşalla iyi tir saldı. 2.Büyük taneli, yumuşak bir çeşit buğday. Üstü ince toprakla örtülü taşlık, kayalık yer. Büyük heybe. Ekilmiş bostanın bir bölümü. Pirinç tarlasının evleklerini ayıran sınır.
ÇEGANEBAZ
Çegâne adı verilen zilli maşalar çalan kimse.
EBBEH
Telâş bildirir ünlem. Maşallah. Şaşma bildirir ünlem.
TERSİNELEME
(Söz sanatı terimi) Düşündüğünü, alay maksadiyle ve alay olduğunu belli edecek şekilde, tersine bir ifade ile anlatma. Tembellik eden birine: Maşallah siz hiç boş duramıyorsunuz demek gibi (TERSİNELİ, Ironique).
BAŞARATLI
Becerikli kimse: Maşallah çok başaratlı kadın.
ZİLLİ
Zili olan, üstünde zili bulunan. Edepsiz, eli maşalı, şirret (kadın).
BEBİLLENMEK
Büyümek: Maşallah biraz bebillendi. Faydalanmak, birisinin sırtından geçinmek.
ANDAN
Bahçe, bağ ve bostanda sulamayı kolaylaştırmak için, toprağın eğimine göre ayrılmış parçalar, maşala, evlek. Mademki, sonra, bakalım. Ondan. Tuzsuz pirinç lâpası. Ona. Sonra, ondan sonra. Ondan Ötürü. Oradan. Onunla.
DİLGİZ
Güzel (kız için): Maşallah dilgiz kızları var.