Kelimeler arşivi içinde; başında "masa" olan, toplam 38 adet kelime bulunmaktadır. masa ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu masa ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde masa olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MASALLAŞTIRMAK
MASALLAŞTIRMA
MASAJCILIK, MASAJLAMAK, MASAKLAMAK, MASALCILIK, MASATLAMAK
MASARALIK, MASALIMSI, MASAJLAMA
MASABAŞI, MASARİKA, MASALCIK, MASATEPE, MASATLAR, MASATOPU, MASAÜSTÜ
MASAVID, MASAVIT, MASARİF, MASARIF, MASAVUT, MASARAF, MASAMAK, MASALSI, MASALCI, MASAJCI
MASARA, MASANA, MASALA
MASA
Ayaklar veya bir destek üzerine oturtulmuş tabladan oluşan mobilya. Dairelerde, kurumlarda belli konularla ilgili işlerin görüldüğü bölüm. Bu mobilya etrafında oturanların tümü. İç içe geçme ayaklarıyla yüksekliği ayarlanabilen masa biçiminde atlama aracı. Düz duruşlu yer, düzlek yapı.
MASARİKA
Bağırsakları tutan karın iç zarı.
MASATLAMAK
Surat asmak. Bilemek.
MASARALIK
Muhasaralık.
MASALLAŞTIRMA
Masallaştırmak işi.
MASABAŞI
Kuruluşlarda büro benzeri yerlerde genellikle oturularak yapılmış olan (iş, görev vb.).
MASATLAR
Kastamonu ili, Taşköprü belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
MASALCILIK
Masalcı olma durumu.
MASALCIK
Toplumsal ve imgesel örgelerden oluşan, sanatsal biçime yönelik küçük masal türü. bk. toplumsal örge, imgesel örge.
MASAKLAMAK
İki bıçağı birbirine sürterek keskinleştirmek.
MASALIMSI
Masalsı.
MASALLAŞTIRMAK
Masal durumuna getirmek.
MASAJCILIK
Masajcı olma durumu.
MASAJLAMA
Masajlamak işi.
MASAJLAMAK
Masaj yapmak.
MASATEPE
Dirençli ve yumuşak katmanların birbiri üzerine oturdukları yatay ya da az eğimli yapılarda çok görülen, aşınma ile oluşmuş, üzeri düz tepe ya da tepecik.
Bu bölümde tanımı içerisinde MASA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BÜFE
Evlerde içine yemek takımlarının konduğu dolap. Yiyecek, içecek, gazete, dergi vb.nin satıldığı küçük dükkân. Toplantılarda yiyecek ve içeceklerin konulduğu masa.
İSKEMLE
Arkalıksız sandalye. Üstüne sigara tablası, çiçek vazosu vb. konulan küçük masa.
ANKA
Masallarda adı geçen ve gerçekte var olmayan büyük bir kuş, Simurg, Zümrüdüanka.
EJDERHA
Türlü biçimlerde tasarlanan korkunç bir masal canavarı, ejder, dragon.
İFRİT
Doğu masal ve efsanelerinde kötü, korkunç cin. İçini kemiren, meşgul eden şey. Öfkeli, ortalığı birbirine katan kimse.
DİLİM
Bir bütünden kesilmiş veya ayrılmış ince, yassı parça. Değişik anlatı türü, masal, efsane, bilmece vb. bir metnin, bir eserin aslından az çok ayrılan değişik biçimli olanı, epizot. Belli ölçülere göre oluşmuş bölüm. Radyatör parçalarından her biri.
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
KAFDAĞI
Genellikle masallarda yer alan, dünyayı çevrelediğine inanılan, arkasında cinlerin, perilerin bulunduğu varsayılan, zümrütten hayalî bir yer.
DEV
Korkunç, çok iri ve olağanüstü güçlü masal yaratığı. Çok büyük, çok önemli. Olağanüstü irilikte olan.
BİLARDO
Çuha kaplı bir masa üzerinde, fil dişi toplarla ve isteka ile oynanan bir oyun.
CİN
Dinî inanışa göre duyularla kavranamayan, insanlar gibi irade ve anlama yeteneğine sahip, ilahi emirlere uymakla yükümlü tutulan yaratık. Masallarda göze görünmeyen, türlü biçimlere girebilen, iyilik de kötülük de yapabilen yaratık. Akıllı, zeki, uyanık kimse. Buğday, arpa, yulaf vb.nden elde edilen ve ardıçla kokulandırılan bir alkollü içki türü, ardıç rakısı. Pamuklu, kalın kumaştan giysi veya pantolon.
ANLATI
Ayrıntılarıyla anlatma. Roman, hikâye, masal vb. edebî türlerde bir olay dizisini anlatma biçimi, hikâyeleme, hikâye etme, tahkiye.
KAPSÜL
Ateşli silahlarda horozun veya iğnenin çarpmasıyla ateş alan, bir tür özel barutla dolu, küçük, yuvarlak metal parça. Oyuncak tabancalarda kullanılan, şerit biçiminde iki kâğıt tabaka arasına konmuş patlayıcı madde. Bir organı veya yapıyı çevreleyen kese biçiminde zar. Bazı bitkilerde tohumları içinde taşıyan kuru kabuk. Şişe kapağı. Laboratuvarlarda kullanılan yarım küre biçimindeki kap. Raflı mobilyalarda rafları taşımak için yan tablalara açılan deliklere çakılan ortası delik ve silindir biçimli metal veya plastik araç. Oturma mobilyalarının, masa, sehpa vb. eşyaların ayaklarının altına çakılan, genellikle üç tırnaklı veya ortadan çivili, tepesi bombeli, kalın sacdan pres yapılarak elde edilen araç. Bazı ilaçların, kolay yutulmak üzere içine konulduğu, ilacın yapısını etkilemeyen jelatinden kap.
BASKILIK
Bir masadaki kâğıtların uçmaması için üzerlerine konulan özel biçimdeki ağırlık.
DOMİNO
Üzerleri noktalarla işaretli dikdörtgen biçiminde yirmi sekiz taşla masa üzerinde oynanan bir oyun. Maskeli balolarda giyilen kukuletalı uzun giysi.
KELOĞLAN
Bir ailenin koruyuculuğuna veya bir yere çıraklığa alınan öksüz çocuk. Saf göründüğü hâlde zekâsı ve yiğitliğiyle amacına eren, saçsız bir masal kahramanı. Hindi.
KOMODİN
Karyolanın yanı başına konulan üstü masa biçimindeki küçük dolap, komot.
CANAVAR
Masallarda sözü geçen yabani, yırtıcı hayvan. Herhangi bir şeye çok düşkün olan. Kurt, domuz vb. cana kıyan yaban hayvanı. Köpek balığı. Acımasız, kötü ruhlu, zalim (kimse). Haşarı, yaramaz çocuk.
BÜRO
Çalışma odası, yazıhane. Danışma ve yazı işlerinin yürütüldüğü iş yeri. Bölüm, şube. Yazı masası.
ÇEKMECE
Masa, dolap vb. şeylerin dışarıya çekilen bölümü, göz, çekme. İçinde mücevher vb. değerli şeyler saklanan küçük, süslü sandık. Gemilerin barınabilecekleri koy.