Sonu MAS ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "mas" olan, toplam 24 adet kelime bulunmaktadır. Sonu mas ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında mas olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde mas olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

KARATAMAS, İHTİYOMAS

8 harfli kelimeler

CONGAMAS

7 harfli kelimeler

İLTİMAS, KİALMAS, KARAMAS

6 harfli kelimeler

IRAMAS, MASMAS, KAYMAS, İREMAS, İRAMAS, BEYMAS, ANAMAS, ADAMAS

5 harfli kelimeler

HAMAS, ELMAS, DOMAS, DAMAS, TEMAS, MÜMAS, RAMAS, TAMAS, TOMAS

3 harfli kelimeler

MAS

Bazı kelimelerin anlamları

MAS

Emme, emerek içine çekme, soğurma.

İHTİYOMAS

Belli bir zamanda bir biyotopta mevcut balık miktarı.

KAYMAS

Yılmayan, cesur.

KARAMAS

Yobaz, kaba: Şu adam ne karamas.

BEYMAS

Düşüncesiz, saygısız.

CONGAMAS

Cadı.

KİALMAS

Ahlat.

KARATAMAS

Mürdüm eriği.

ADAMAS

En sert, çelik, elmas.

HAMAS

Hortum, kasırga.

İREMAS

Kağnının eksenini çeken çatal ağaç, kağnı oku.

İLTİMAS

Haksız yere, yasa ve kurallara uymaksızın kayırma, arka çıkma. Birine herhangi bir konuda öncelik ve ayrıcalık tanıma.

IRAMAS

Harmandaki dövülecek ya da sürülecek sap yığını. Tarlada yığın yapılan biçilmiş ekin: Dört dönüm yere ancak üç ıramas yapabildik. Kağnının eksenini çeken çatal ağaç, kağnı oku. Kağnının iskeletini oluşturan çatal ağaç. (Akçaşar Yalvaç Isparta).

MASMAS

Ağırbaşlı, durgun, uyuşuk.

İRAMAS

Kağnının eksenini çeken çatal ağaç, kağnı oku. Harman yerindeki sap yığını.

ANAMAS

Börülce.

  -   -   -  

Anlamında MAS bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MAS geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AÇIKLANAN

Açıklamalar sonunda ortaya çıkması beklenen kavram, açıklayan.

AÇIKLIK

Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.

AÇILAMA

Güç bir sahnenin çeşitli açılardan çekiminin yapılması.

ABARTISIZ

Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.

ABORDA

Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.

ACITMAK

Acılık vermek. Ağrı, sızı duyulmasına sebep olmak.

AÇIKLATMAK

Açıklamasını sağlamak.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

ACIMASIZCA

Acımasız olarak, acımasız bir biçimde, acımasızcasına, zalimce, zalimcesine, zalimane.

AÇIKLAMALI

Birtakım açıklamalarla anlaşılması, öğrenilmesi kolaylaştırılmış, izahlı.

ACİL

Hemen yapılması gereken, ivedi, ivedili, evgin, müstacel.

AÇILIŞ

Açılma işi. Yeni bir yapının, yerin veya kuruluşun çalışmaya başlaması, küşat.

ACIKTIRMAK

Açlık duymasına sebep olmak. Aç bırakmak.

ABAJUR

Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

ACINDIRMAK

Birinin acımasına yol açmak, birini merhamete getirmek.

ABANDIRMAK

Bir kimsenin bir yere veya bir kimseye yaslanmasını sağlamak. Bir hayvanı yere çöktürmek.

AÇINIM

Açınma işi, inkişaf. Bir cismin yüzeylerinin açılıp bir düzlem üzerine yayılması, inkişaf.

ABANDONE

Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.

AÇIKGÖZ

Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).