Kelimeler arşivi içinde; başında "mas" olan, toplam 173 adet kelime bulunmaktadır. mas ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu mas ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde mas olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MASTADENOVİRÜSLER
MASLAHATGÜZARLIK
MASKULİNİZASYON
MASALLAŞTIRMAK, MASTİGOPROCTUS, MASUGİNEFRİTİS
MASALLAŞTIRMA, MASKARALANMAK, MASKARALAŞMAK, MASLAHATGÜZAR, MASTİKATORYUS
MASIRALITOKA, MASKARALANMA, MASKARALAŞMA, MASSETERİKUS, MASTADENİTİS, MASTİGOFORAN, MASTİGOFORÖZ, MASTİGOPHORA, MASTURBASYON, MASTÜRBASYON, MASUSAELMASI
MASDARLAMAK, MASKALLAMAK, MASKELENMEK, MASKELEYİCİ, MASTARBASKI, MASUMCASINA
MASAJCILIK, MASAJLAMAK, MASAKLAMAK, MASALCILIK, MASATLAMAK, MASERASYON, MASKARALIK, MASKELEMEK, MASKELENME, MASOTERAPİ, MASSALAMAK, MASTALAMAK, MASTEKTOMİ, MASTIBACAK, MASTOİDEUM, MASTOPHORA, MASTOSİTOM
MASAJLAMA, MASALIMSI, MASARALIK, MASDARİYE, MASKANYİN, MASKARACA, MASKARATA, MASKELEME, MASKULİNA, MASLATMAK, MASRAFSIZ, MASSETMEK, MASTİGONT, MASTORAJİ, MASTOTOMİ, MASUMAMAK, MASUMİYET, MASUNİYET
MASABAŞI, MASALCIK, MASARİKA, MASATEPE, MASATLAR, MASATOPU, MASAÜSTÜ, MASİNMEK, MASKESİZ, MASKULEN, MASLAHAT, MASONLUK, MASRAFLI, MASSETER, MASSETME, MASTALIH, MASTİGOT, MASTİTİS, MASUMANE, MASUMCUK, MASUMLUK, MASURYUM, MASUZDAN
MASAJCI, MASALCI, MASALSI, MASAMAK, MASARAF, MASARIF, MASARİF, MASAVID, MASAVIT, MASAVUT, MASĞARA, MASHARA, MASİMEK, MASKARA, MASKELİ, MASMANA, MASMAVİ, MASNUAT, MASTABA, MASTAFA, MASTARA, MASTELİ, MASTİKA, MASTİLİ, MASTURİ, MASUMCA
MASALA, MASANA, MASARA, MASDAR, MASENK, MASERE, MASIRA, MASİKO, MASKAL, MASKAN, MASKOT, MASLAH, MASLAK, MASLIK, MASLUP, MASMAS, MASRAF, MASRUF, MASSAK, MASSAT, MASSUM, MASTAR, MASTOR, MASTUR, MASUME, MASURA
MASAD, MASAF, MASAJ, MASAL, MASAR, MASAS, MASAT, MASDI, MASER, MASIK, MASIN, MASIR, MASIS, MASİF, MASİL, MASİP, MASKE, MASNU, MASON, MASÖR, MASÖZ, MASRA, MASSA, MASSI, MASTA, MASTI, MASTİ, MASUL, MASUM, MASUN, Devamını Oku »»
MASA, MASI, MASK
MAS
MAS
Emme, emerek içine çekme, soğurma.
MASKARALANMA
Maskaralanmak işi.
MASIRALITOKA
Kayış bağlama tokası. (Aksaray Niğde).
MASALLAŞTIRMAK
Masal durumuna getirmek.
MASALLAŞTIRMA
Masallaştırmak işi.
MASKARALANMAK
Maskaralık etmek. Şerefsiz, haysiyetsiz ve gülünç davranışlarda bulunup herkesin eğlencesi olmak.
MASKULİNİZASYON
Erkekleşme.
MASTİGOPROCTUS
Pedipalpa takımında bulunan akrep cinsi.
MASKARALAŞMA
Maskaralaşmak işi.
MASTİKATORYUS
Çiğnetici, çiğnemeye yarayan.
MASLAHATGÜZAR
Bir büyükelçinin temsilci olarak bulunduğu ülke dışına çıkması durumunda veya o ülkeye gelmesinden önce ona vekâlet eden diplomat, işgüder.
MASLAHATGÜZARLIK
Maslahatgüzar olma durumu, maslahatgüzarın mesleği. Maslahatgüzarın makamı, işgüderlik.
MASUGİNEFRİTİS
Anti-sıçan-böbrek antikorları enjekte edilerek deneysel olarak oluşturulanimmün aracılı böbrek yangısı, nefrotoksik nefritis.
MASSETERİKUS
Çiğnemeyle ilgili, çiğneme kasına ait.
MASKARALAŞMAK
Eğlendirici, hoş bir durum almak. Herkesin eğlencesi durumuna gelmek.
MASTADENOVİRÜSLER
Adenoviridae ailesinde bulunan bir virüs cinsi.
Bu bölümde tanımı içerisinde MAS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇILIŞ
Açılma işi. Yeni bir yapının, yerin veya kuruluşun çalışmaya başlaması, küşat.
ACİL
Hemen yapılması gereken, ivedi, ivedili, evgin, müstacel.
ABORDA
Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.
AÇINIM
Açınma işi, inkişaf. Bir cismin yüzeylerinin açılıp bir düzlem üzerine yayılması, inkişaf.
AÇIKLATMAK
Açıklamasını sağlamak.
ACINDIRMAK
Birinin acımasına yol açmak, birini merhamete getirmek.
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
AÇILAMA
Güç bir sahnenin çeşitli açılardan çekiminin yapılması.
ACIMASIZCA
Acımasız olarak, acımasız bir biçimde, acımasızcasına, zalimce, zalimcesine, zalimane.
ACIKTIRMAK
Açlık duymasına sebep olmak. Aç bırakmak.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ABANDIRMAK
Bir kimsenin bir yere veya bir kimseye yaslanmasını sağlamak. Bir hayvanı yere çöktürmek.
ACITMAK
Acılık vermek. Ağrı, sızı duyulmasına sebep olmak.
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
AÇIKGÖZ
Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).
AÇIKLANAN
Açıklamalar sonunda ortaya çıkması beklenen kavram, açıklayan.
AÇIKLAMALI
Birtakım açıklamalarla anlaşılması, öğrenilmesi kolaylaştırılmış, izahlı.
ABARTISIZ
Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
ABANDONE
Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.