Kelimeler arşivi içinde; başında "maş" olan, toplam 61 adet kelime bulunmaktadır. maş ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu maş ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde maş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MAŞALANMAK
MAŞACILIK, MAŞNAALTI, MAŞALANMA, MAŞALAMAK
MAŞANTİS, MAŞALLAH, MAŞATLIG, MAŞATLIK, MAŞALICA, MAŞALDAN, MAŞIRAPA, MAŞALAMA, MAŞALACI, MAŞMALAK, MAŞUKİYE
MAŞİLLİ, MAŞLAMA, MAŞMALA, MAŞTALA, MAŞRAFA, MAŞRAPA, MAŞUKLU, MAŞAPLI, MAŞALLA, MAŞALIK, MAŞAKKA, MAŞALCA, MAŞALAN
MAŞARA, MAŞACI, MAŞRAF, MAŞAFA, MAŞRIB, MAŞUKA, MAŞMAK, MAŞALA, MAŞLAK, MAŞLAH, MAŞİNA, MAŞRIK, MAŞŞER, MAŞILA, MAŞŞIK, MAŞALI, MAŞERİ, MAŞAŞİ
MAŞUH, MAŞUK, MAŞUŞ, MAŞNA, MAŞIN, MAŞIL, MAŞIK, MAŞER, MAŞAT, MAŞAL, MAŞAK
MAŞİ, MAŞA
MAŞ
MAŞ
Bir çeşit börülce (Phaseolus aureus).. Kedi. Baklagillerden yenilebilen bir bitki, mürdümük. Baklagillerden bir çeşit sebze. Bir cins baklagil bitkisi.
MAŞALANMA
Maşalanmak işi.
MAŞACILIK
Maşacının işi veya mesleği.
MAŞALACI
Maşa. Meşaleyi elinde gezdiren adam.
MAŞALANMAK
Maşa ile tutturulmak.
MAŞATLIK
Müslüman olmayanların, özellikle Yahudilerin mezarlığı.
MAŞALDAN
Meşale.
MAŞALAMAK
Saçları maşa ile kıvırmak veya düzeltmek.
MAŞIRAPA
Su tası.
MAŞNAALTI
Makineyle kreması alınmış süt.
MAŞALLAH
"Ne güzel, Allah nazardan saklasın" anlamlarında beğenme duyguları bildiren bir söz. Umulmadık durumlar karşısında şaşkınlık ve sitem belirtmek için söylenen bir söz. (ma:şallah) Nazar değmemesi için çocukların üzerine takılan veya çeşitli araç, bina ve benzerleri yerlere asılan, üstünde "maşallah" yazılı nazarlık. Türkmen kadınlarının başlarına taktığı gümüş başlık. ". "Tanrının istediği gibi" anlamında kullanılan bir isim. "Tanrı nazardan saklasın" anlamında kullanılan bir isim. Hayret ve memnunluk anlatan söz.".
MAŞALICA
Meşale.
MAŞMALAK
Kocaman yüzlü kişi.
MAŞANTİS
Fransızca kökenli marchandise: marşandiz tireni.
MAŞATLIG
Daha çok Ermenilere ait olan mezarlık.
MAŞALAMA
Maşalamak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde MAŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALTERNATİF
Seçenek. Karşı. Dalgalı. Değişik, farklı. Almaşık.
APLİKE
Düz veya desenli bir kumaştan kesilmiş motiflerin bir başka kumaşa işlenmiş durumu.
ALTINOLUK
İşlemeli kadın şalvarı. Sarıkların üstüne sarılan sırma şerit. Altın sırma veya kılaptanla işlenmiş çizgili ipek kumaş. Bu cins kumaşların üstünde bulunan sırma işlemeli yollar.
APRE
Kumaş ya da derinin cilalanması, perdahlanması. Dokumacılıkta, boyacılıkta cila olarak kullanılan madde.
AĞDALI
Ağdalanmış. Karmaşık. Bilinmeyen kelimelerden, anlaşılması güç sözlerden oluşan (deyiş).
ALENGİRLİ
Acayip, tuhaf. Hoş. Karmaşık.
ALET
Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne. Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayanf özel araç. Maşa. Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri.
ALAYİŞ
Gösteriş, göz kamaştırma.
ALTIPARMAK
Bir tür iri palamut balığı. Bu kumaştan yapılmış olan gelin giysisi. Ayrı renkte altı yolu olan kumaş.
ALPAKA
Çift parmaklılar takımının devegiller sınıfından, Güney Amerika'da yaşayan, uzun tüylü, memeli bir hayvan (Lama glama pacos). Bu yünden dokunan kumaş. Alman gümüşü. Bu hayvanın yumuşak, hafif, dayanıklı ve parlak olan yünü.
APLİKASYON
Uygulama. Bir kumaş üzerine başka bir kumaş parçası veya bir dantel dikilerek yapılmış olan süs. Eldeki haritaya göre arazi üzerinde bir parseli kazıklarla belirtme.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
APRELEMEK
Kumaş veya deriyi cilalamak, perdahlamak.
AKMAK
Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.
AKASMA
Düğün çiçeğigillerden, beyaz çiçek veren, bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen, sarmaşık özelliği gösteren bir bitki, yaban asması, orman sarmaşığı, meryemana asması (Clematis vitalba).
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
ABA
Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.
ALMAŞIK
İki veya daha çok şeyin sıralanmasında karşılıklı değil, aralıklı olarak sağda ve solda yerleşmiş olan. Almaşlı olarak işleyen, mütenavip, alternatif.
AKORDİYON
Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.
ALMAŞLI
Almaş niteliği olan.