MAKİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "maki" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. maki ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu maki ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde maki olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

MAKİNELEŞTİRMEK

14 harfli kelimeler

MAKİNELEŞTİRME

12 harfli kelimeler

MAKİNELEŞMEK

11 harfli kelimeler

MAKİNİSTLİK, MAKİNELEŞME, MAKİNECİLİK

10 harfli kelimeler

MAKİGİLLER, MAKİNEALTI, MAKİMSİLER

8 harfli kelimeler

MAKİNECİ, MAKİNATA, MAKİNELİ, MAKİNİST

7 harfli kelimeler

MAKİLİK

6 harfli kelimeler

MAKİNE, MAKİNA, MAKİME

4 harfli kelimeler

MAKİ

Bazı kelimelerin anlamları

MAKİ

Akdeniz dolaylarında yaygın olan, bodur ağaç ve çalılardan oluşan bitki örtüsü. Makigillerden, Madagaskar Adası'nda sık rastlanan, uzun kuyruklu, yumuşak tüylü bir memeli primat (Lemur).

MAKİNECİLİK

Makineci olma durumu.

MAKİNATA

Ayakkabıcıların, ayakkabı taban kenarını düzeltmek ve parlatmak amacıyla kullandıkları araç. (Gölbaşı Çankaya Ankara; Aksaray Niğde).

MAKİNELEŞTİRME

Makineleştirmek işi.

MAKİNELEŞMEK

Üretimde makine gücünden, giderek daha çok yararlanmak. Davranışları, hareketleri makinelerinkine benzer duruma gelmek, bazı işleri alışkanlıkla yapmak.

MAKİLİK

Maki yetişen yer.

MAKİNELİ

Makinesi olan, makine ile işleyen. Makineli tüfek.

MAKİNECİ

Makine satan ya da onaran kimse. Belli bir desen ve şekilde kesimi yapılmış kumaş, deri, kürk vb. parçaların makine ile birleştirilmesi işlemini yapan kimse. İşlerinde makine kullanmayı tercih eden kimse.

MAKİNELEŞTİRMEK

Makine ile yapılmasını sağlamak.

MAKİNİSTLİK

Makinistin görevi.

MAKİNEALTI

Yağı alınmış süt. (Yenikent Aksaray Niğde).

MAKİNİST

Lokomotif, vapur, fabrika vb.nin makinesini işleten kimse. Makinelerden anlayan, makineleri onarabilen usta. Sinemalarda film makinesini çalıştıran kişi.

MAKİGİLLER

Örneği maki (II) olan primatlar sınıfı.

MAKİNELEŞME

Makineleşmek işi.

MAKİMSİLER

Memeliler (Mammalia) sınıfının, maymunlar (Primates) takımından, genel olarak biçim ve yaşayış bakımından maymunlara benzerlik gösteren, başları yırtıcı hayvanlarınkine benzeyen, gözleri çok iri, kılları yumuşak, kuyrukları genellikle uzun ve tüylü olan, iyi tırmanan, gece faal olan türlere sahip bir alt takım. (Lemuroidea),familyalarını içine alır.

MAKİNE

Herhangi bir enerji türünü başka bir enerjiye dönüştürmek, belli bir güçten yararlanarak bir işi yapmak veya etki oluşturmak için çarklar, dişliler ve çeşitli parçalardan oluşan düzenekler bütünü. Araba, otomobil. Bir alet veya taşıtın hareket etmesini sağlayan mekanizması.

  -   -   -  

Anlamında MAKİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MAKİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BULDOZER

Önündeki geniş bıçakla toprağı sıyırıp kaldıran, tekerlekli veya paletli bir yol makinesi.

AYARLI

Ayarlanmış, doğru çalışması sağlanmış, düzeltilmiş (saat, makine vb.). Belirli bir ayarda olan (altın veya gümüş).

BANTLAYICI

Bantlama işini yapan makine.

BİÇMEK

Belli bir biçim vererek kesmek. Dikilecek kumaşı belli bir ölçüye ve modele uygun olarak makasla kesmek. Değer, paha, fiyat belirlemek. Tahmin etmek, kestirmek. Yaylım ateşiyle öldürmek. Ekin, ot vb.ni orakla, tırpanla, makine ile kesmek.

BASI

Resim klişesi, dökme harf, taş kalıp kullanarak makine yardımı ile kâğıt, bez vb.ne yazı, resim, çıkarma işi, tab, edisyon.

AKORDİYON

Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.

BİYEL

Makinelerde, bir ucu pistona, öbür ucu volanı çeviren kaldıraca geçirilmiş, pistonun doğrusal hareketini krankta dairesel harekete çeviren, hareketli kol.

ALET

Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne. Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayanf özel araç. Maşa. Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri.

BOŞALTAÇ

Bir kabın içindeki havayı boşaltmaya yarayan araç, hava boşaltma makinesi, boşluk tulumbası.

AKSESUAR

Bir aletin, bir makinenin işlevine katılmayan ancak kendine özgü ayrı bir yararı bulunan alet, araç veya nesne. Konunun gerektirdiği ölçüde kullanılan, bir sahne içinde yer alan veya oyuncunun dekor gereği kullandığı çeşitli eşya. Giysiyi bütünleyen çanta, kemer, şapka, eldiven, mücevher vb. eşya.

CAĞLIK

Dokumacılıkta, çözgü makinesinde çözgü ipliği bobinlerinin desen ve renk sırasına göre yerleştirildiği sehpa.

BRAKET

Dikişten çıkan kitapların sırtına makine ile bez geçirme.

BENZİNLİ

Benzinle çalışan (motor, makine vb.).

BİÇERDÖVER

Ekin biçen, döven, taneleri ayıran, samanı deste veya balya durumuna getiren makine.

BİÇERBAĞLAR

Ekini hem biçen hem de bağ durumuna getiren makine.

BUHARLAYICI

Suyu buhar durumuna getiren makine.

AYAKLIK

Bir makinede, bir araçta ayak yardımıyla dönmeyi veya hareketi sağlayan düzen, pedal. Küçük teknelerde kürekçinin oturduğu yeri destekleyen, kaplamaların iç tarafına çakılan kiriş. Kaide. Ayakçak. Ayak basacak yer.

BANKAMATİK

Bankaların para işlemlerini günün her saatinde otomatik olarak yapan makine.

AÇIKLIK

Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.

BİLİŞİM

İnsanoğlunun teknik, ekonomik ve toplumsal alanlardaki iletişiminde kullandığı ve bilimin dayanağı olan bilginin özellikle elektronik makineler aracılığıyla düzenli ve akla uygun bir biçimde işlenmesi bilimi, enformatik.