Kelimeler arşivi içinde; başında "maki" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. maki ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu maki ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde maki olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MAKİNELEŞTİRMEK
MAKİNELEŞTİRME
MAKİNELEŞMEK
MAKİNİSTLİK, MAKİNELEŞME, MAKİNECİLİK
MAKİGİLLER, MAKİNEALTI, MAKİMSİLER
MAKİNECİ, MAKİNATA, MAKİNELİ, MAKİNİST
MAKİLİK
MAKİNE, MAKİNA, MAKİME
MAKİ
MAKİ
Akdeniz dolaylarında yaygın olan, bodur ağaç ve çalılardan oluşan bitki örtüsü. Makigillerden, Madagaskar Adası'nda sık rastlanan, uzun kuyruklu, yumuşak tüylü bir memeli primat (Lemur).
MAKİNECİLİK
Makineci olma durumu.
MAKİNATA
Ayakkabıcıların, ayakkabı taban kenarını düzeltmek ve parlatmak amacıyla kullandıkları araç. (Gölbaşı Çankaya Ankara; Aksaray Niğde).
MAKİNELEŞTİRME
Makineleştirmek işi.
MAKİNELEŞMEK
Üretimde makine gücünden, giderek daha çok yararlanmak. Davranışları, hareketleri makinelerinkine benzer duruma gelmek, bazı işleri alışkanlıkla yapmak.
MAKİLİK
Maki yetişen yer.
MAKİNELİ
Makinesi olan, makine ile işleyen. Makineli tüfek.
MAKİNECİ
Makine satan ya da onaran kimse. Belli bir desen ve şekilde kesimi yapılmış kumaş, deri, kürk vb. parçaların makine ile birleştirilmesi işlemini yapan kimse. İşlerinde makine kullanmayı tercih eden kimse.
MAKİNELEŞTİRMEK
Makine ile yapılmasını sağlamak.
MAKİNİSTLİK
Makinistin görevi.
MAKİNEALTI
Yağı alınmış süt. (Yenikent Aksaray Niğde).
MAKİNİST
Lokomotif, vapur, fabrika vb.nin makinesini işleten kimse. Makinelerden anlayan, makineleri onarabilen usta. Sinemalarda film makinesini çalıştıran kişi.
MAKİGİLLER
Örneği maki (II) olan primatlar sınıfı.
MAKİNELEŞME
Makineleşmek işi.
MAKİMSİLER
Memeliler (Mammalia) sınıfının, maymunlar (Primates) takımından, genel olarak biçim ve yaşayış bakımından maymunlara benzerlik gösteren, başları yırtıcı hayvanlarınkine benzeyen, gözleri çok iri, kılları yumuşak, kuyrukları genellikle uzun ve tüylü olan, iyi tırmanan, gece faal olan türlere sahip bir alt takım. (Lemuroidea),familyalarını içine alır.
MAKİNE
Herhangi bir enerji türünü başka bir enerjiye dönüştürmek, belli bir güçten yararlanarak bir işi yapmak veya etki oluşturmak için çarklar, dişliler ve çeşitli parçalardan oluşan düzenekler bütünü. Araba, otomobil. Bir alet veya taşıtın hareket etmesini sağlayan mekanizması.
Bu bölümde tanımı içerisinde MAKİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BULDOZER
Önündeki geniş bıçakla toprağı sıyırıp kaldıran, tekerlekli veya paletli bir yol makinesi.
AYARLI
Ayarlanmış, doğru çalışması sağlanmış, düzeltilmiş (saat, makine vb.). Belirli bir ayarda olan (altın veya gümüş).
BANTLAYICI
Bantlama işini yapan makine.
BİÇMEK
Belli bir biçim vererek kesmek. Dikilecek kumaşı belli bir ölçüye ve modele uygun olarak makasla kesmek. Değer, paha, fiyat belirlemek. Tahmin etmek, kestirmek. Yaylım ateşiyle öldürmek. Ekin, ot vb.ni orakla, tırpanla, makine ile kesmek.
BASI
Resim klişesi, dökme harf, taş kalıp kullanarak makine yardımı ile kâğıt, bez vb.ne yazı, resim, çıkarma işi, tab, edisyon.
AKORDİYON
Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.
BİYEL
Makinelerde, bir ucu pistona, öbür ucu volanı çeviren kaldıraca geçirilmiş, pistonun doğrusal hareketini krankta dairesel harekete çeviren, hareketli kol.
ALET
Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne. Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayanf özel araç. Maşa. Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri.
BOŞALTAÇ
Bir kabın içindeki havayı boşaltmaya yarayan araç, hava boşaltma makinesi, boşluk tulumbası.
AKSESUAR
Bir aletin, bir makinenin işlevine katılmayan ancak kendine özgü ayrı bir yararı bulunan alet, araç veya nesne. Konunun gerektirdiği ölçüde kullanılan, bir sahne içinde yer alan veya oyuncunun dekor gereği kullandığı çeşitli eşya. Giysiyi bütünleyen çanta, kemer, şapka, eldiven, mücevher vb. eşya.
CAĞLIK
Dokumacılıkta, çözgü makinesinde çözgü ipliği bobinlerinin desen ve renk sırasına göre yerleştirildiği sehpa.
BRAKET
Dikişten çıkan kitapların sırtına makine ile bez geçirme.
BENZİNLİ
Benzinle çalışan (motor, makine vb.).
BİÇERDÖVER
Ekin biçen, döven, taneleri ayıran, samanı deste veya balya durumuna getiren makine.
BİÇERBAĞLAR
Ekini hem biçen hem de bağ durumuna getiren makine.
BUHARLAYICI
Suyu buhar durumuna getiren makine.
AYAKLIK
Bir makinede, bir araçta ayak yardımıyla dönmeyi veya hareketi sağlayan düzen, pedal. Küçük teknelerde kürekçinin oturduğu yeri destekleyen, kaplamaların iç tarafına çakılan kiriş. Kaide. Ayakçak. Ayak basacak yer.
BANKAMATİK
Bankaların para işlemlerini günün her saatinde otomatik olarak yapan makine.
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
BİLİŞİM
İnsanoğlunun teknik, ekonomik ve toplumsal alanlardaki iletişiminde kullandığı ve bilimin dayanağı olan bilginin özellikle elektronik makineler aracılığıyla düzenli ve akla uygun bir biçimde işlenmesi bilimi, enformatik.