Kelimeler arşivi içinde; başında "mala" olan, toplam 71 adet kelime bulunmaktadır. mala ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu mala ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde mala olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MALABSORBSİYON, MALASSEZİYAZİS
MALARYALOJİST, MALARYOTERAPİ
MALARYASİDAL, MALATYALILIK
MALARYOLOJİ, MALASSEZİYA
MALAMATLIH, MALAMATLIK, MALAKOLOJİ, MALAKLAMAK
MALALAMAK, MALAÇIRIK, MALAKLAMA, MALATYALI, MALAZGİRT
MALAŞMAK, MALALAMA, MALAKLAR, MALAKKÖY, MALARYAL, MALAKATI, MALAKARİ, MALAKACI, MALAYANİ, MALAHTER, MALARYÖZ, MALATURA, MALATİON
MALATYA, MALAZIR, MALATKA, MALARYA, MALARİS, MALANGA, MALAMGA, MALAZMA, MALAMAK, MALAMAR, MALAGMA, MALAFAT, MALAĞMA, MALAĞRA, MALADOY, MALAHMA, MALADİR, MALAKAN, MALAKİT, MALADIZ, MALAMAĞ, MALAMAT, MALAMAN
MALAZA, MALAFA, MALAGA, MALAGİ, MALABA, MALATA, MALAĞA, MALAŞA, MALASİ, MALAKA, MALAMA
MALAG, MALAŞ, MALAY, MALAH, MALAZ, MALAK
MALA
MALA
Harç alıp sürmeye yarayan, çoğu üçgen biçiminde, yassı, demirden, üstten tahta saplı sıvama aracı.
MALASSEZİYAZİS
Malassezia türleriyle köpek ve kedilerde oluşan yerel veya yaygın, kızarıklık, aşırı pigmentasyon, pullanma ve tüy dökülmesiyle belirgin dış kulak yangısı ve deri yangısıyla belirgin mantar enfeksiyonu.
MALAKLAMA
Malaklamak işi.
MALARYASİDAL
Sıtma etkenlerini yıkımlayan ajanlar.
MALATYALILIK
Malatyalı olma durumu.
MALABSORBSİYON
Emilim bozukluğu sendromu.
MALARYOLOJİ
Malaryanın çalışılması.
MALAKOLOJİ
Yumuşakçalar bilimi.
MALASSEZİYA
Köpek ve kedilerin derilerinde ve kulaklarında normal olarak bulunan ve derinin önemli bir fırsatçı patojeni olarak değerlendirilen bir grup lipofilik mantar. Malassezia pachydermatitis ve Malassezia canis türlerinden oluşur.
MALALAMAK
Çimento veya alçı sürülmüş bir yüzeyi mala ile düzeltmek.
MALAÇIRIK
Serçeden az büyük, toprak renginde bir çeşit kuş.
MALAMATLIH
Kötülük: Malamatlıh yapmak iyi şey değildir. Utanılacak, kınanılacak durum.
MALARYALOJİST
Malarya konusunda söz sahibi birey.
MALAKLAMAK
Manda, yavrulamak.
MALAMATLIK
Pişmanlık. Ayıplanacak, kınanacak durum.
MALARYOTERAPİ
Lyme hastalığında ve merkezi sinir sistemi frengisinin tedavisinde bireyi Plasmodium vivax veya P. falciparum gibi sıtma etkenleriyle enfekte etmek suretiyle yapılan, günümüzde ise terk edilmiş tedavi biçimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde MALA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKÇADAĞ
Malatya iline bağlı ilçelerden biri.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
AKŞAMCI
Akşamları içki içme alışkanlığında olan kimse. Çalışmalarını daha yoğun olarak akşam saatlerinde yapan kimse.
AKSON
Sinir uyarmalarını sinir hücresinin gövdesinden diğer sinir hücrelerine taşıyan uzantı.
ALACAKLANDIRICI
Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarını devralan finansal kuruluş.
ALBÜM
Fotoğraf, pul vb.ni dizip saklamaya yarayan bir defter türü. Herhangi bir konu ile ilgili kısa açıklamalar verilerek resimler basılmış olan kitap. Uzunçalar.
AÇILMA
Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.
ADRENALİN
Hekimlikte damarları daraltma, bronşları açma, kanamaları kesme vb. amaçlarla kullanılan, kan şekerinin yükselmesine yol açan böbrek üstü bezlerinin salgısı.
ALT
Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.
ALACAKLANDIRMAK
Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarını alacaklandırıcı adı verilen finansal kuruluşlara devretmek.
AKILCILIK
Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.
AMİGO
Çoğunlukla spor yarışmalarında seyircileri coşturan kimse.
AKLANMAK
Ak olmak, temizlenmek. Hakkında dava açılan sanık, yargılama sonunda suçsuz bulunmak, temize çıkmak, beraat etmek. Kooperatif, şirket, dernek vb. kuruluşların faaliyetleri ve harcamaları genel kurulca uygun bulunmak.
AÇIKLAMALI
Birtakım açıklamalarla anlaşılması, öğrenilmesi kolaylaştırılmış, izahlı.
AÇILIM
Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.
AÇIKÇI
Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak açıktan para kazanan kimse.
AEROLOJİ
Hava araştırmaları bilimi.
AÇIKLANAN
Açıklamalar sonunda ortaya çıkması beklenen kavram, açıklayan.
ALAN
Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.
AÇGÖZLÜ
Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, gözü doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, tokgözlü karşıtı.