Kelimeler arşivinde; içinde "maki" olan, toplam 23 tane kelime bulunuyor. İçerisinde maki bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu maki ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında maki olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MAKİNELEŞTİRMEK
UÇARMAKİGİLLER, MAKİNELEŞTİRME
KENMAKİNATASI
MAKİNELEŞMEK
MAKİNECİLİK, MAKİNELEŞME, MAKİNİSTLİK
MAKİGİLLER, MAKİNEALTI, MAKİMSİLER
MAKİNELİ, MAKİNATA, HARAMAKİ, MAKİNİST, MAKİNECİ
MAKİLİK
SOMAKİ, LİMAKİ, MAKİME, MAKİNA, MAKİNE
MAKİ
MAKİ
Akdeniz dolaylarında yaygın olan, bodur ağaç ve çalılardan oluşan bitki örtüsü. Makigillerden, Madagaskar Adası'nda sık rastlanan, uzun kuyruklu, yumuşak tüylü bir memeli primat (Lemur).
MAKİNEALTI
Yağı alınmış süt. (Yenikent Aksaray Niğde).
MAKİGİLLER
Örneği maki (II) olan primatlar sınıfı.
MAKİNİSTLİK
Makinistin görevi.
HARAMAKİ
Dikiş açmak için kullanılan ince tel araç. (Ankara).
MAKİNELEŞTİRME
Makineleştirmek işi.
KENMAKİNATASI
Kunduracılıkta kullanılan, ayakkabı tabanına kenar süsü yapan bir araç. (Bor Niğde).
MAKİNELİ
Makinesi olan, makine ile işleyen. Makineli tüfek.
UÇARMAKİGİLLER
(Galeopithecidae), Omurgalı hayvanlardan memeliler (Mammalia) sınıfının abalı-memeliler (Dermoptera) takımına giren bir familyası. Ayakları 5 parmaklıdır. İyi tırmanırlar. Dilleri uzundur. Vücutları boyunca gerili deriden bir saçakları vardır. Uçar-maki (Galeopithecus volans) iyi bilinen türüdür.
MAKİNELEŞTİRMEK
Makine ile yapılmasını sağlamak.
MAKİMSİLER
Memeliler (Mammalia) sınıfının, maymunlar (Primates) takımından, genel olarak biçim ve yaşayış bakımından maymunlara benzerlik gösteren, başları yırtıcı hayvanlarınkine benzeyen, gözleri çok iri, kılları yumuşak, kuyrukları genellikle uzun ve tüylü olan, iyi tırmanan, gece faal olan türlere sahip bir alt takım. (Lemuroidea),familyalarını içine alır.
MAKİNELEŞMEK
Üretimde makine gücünden, giderek daha çok yararlanmak. Davranışları, hareketleri makinelerinkine benzer duruma gelmek, bazı işleri alışkanlıkla yapmak.
MAKİNİST
Lokomotif, vapur, fabrika vb.nin makinesini işleten kimse. Makinelerden anlayan, makineleri onarabilen usta. Sinemalarda film makinesini çalıştıran kişi.
MAKİNATA
Ayakkabıcıların, ayakkabı taban kenarını düzeltmek ve parlatmak amacıyla kullandıkları araç. (Gölbaşı Çankaya Ankara; Aksaray Niğde).
MAKİNECİLİK
Makineci olma durumu.
MAKİNELEŞME
Makineleşmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde MAKİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BİLİŞİM
İnsanoğlunun teknik, ekonomik ve toplumsal alanlardaki iletişiminde kullandığı ve bilimin dayanağı olan bilginin özellikle elektronik makineler aracılığıyla düzenli ve akla uygun bir biçimde işlenmesi bilimi, enformatik.
BİÇERBAĞLAR
Ekini hem biçen hem de bağ durumuna getiren makine.
ALET
Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne. Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayanf özel araç. Maşa. Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri.
AYAKLIK
Bir makinede, bir araçta ayak yardımıyla dönmeyi veya hareketi sağlayan düzen, pedal. Küçük teknelerde kürekçinin oturduğu yeri destekleyen, kaplamaların iç tarafına çakılan kiriş. Kaide. Ayakçak. Ayak basacak yer.
AKSESUAR
Bir aletin, bir makinenin işlevine katılmayan ancak kendine özgü ayrı bir yararı bulunan alet, araç veya nesne. Konunun gerektirdiği ölçüde kullanılan, bir sahne içinde yer alan veya oyuncunun dekor gereği kullandığı çeşitli eşya. Giysiyi bütünleyen çanta, kemer, şapka, eldiven, mücevher vb. eşya.
AYARLI
Ayarlanmış, doğru çalışması sağlanmış, düzeltilmiş (saat, makine vb.). Belirli bir ayarda olan (altın veya gümüş).
BİYEL
Makinelerde, bir ucu pistona, öbür ucu volanı çeviren kaldıraca geçirilmiş, pistonun doğrusal hareketini krankta dairesel harekete çeviren, hareketli kol.
BANTLAYICI
Bantlama işini yapan makine.
CAĞLIK
Dokumacılıkta, çözgü makinesinde çözgü ipliği bobinlerinin desen ve renk sırasına göre yerleştirildiği sehpa.
BİÇMEK
Belli bir biçim vererek kesmek. Dikilecek kumaşı belli bir ölçüye ve modele uygun olarak makasla kesmek. Değer, paha, fiyat belirlemek. Tahmin etmek, kestirmek. Yaylım ateşiyle öldürmek. Ekin, ot vb.ni orakla, tırpanla, makine ile kesmek.
BOŞALTAÇ
Bir kabın içindeki havayı boşaltmaya yarayan araç, hava boşaltma makinesi, boşluk tulumbası.
BASI
Resim klişesi, dökme harf, taş kalıp kullanarak makine yardımı ile kâğıt, bez vb.ne yazı, resim, çıkarma işi, tab, edisyon.
BULDOZER
Önündeki geniş bıçakla toprağı sıyırıp kaldıran, tekerlekli veya paletli bir yol makinesi.
BENZİNLİ
Benzinle çalışan (motor, makine vb.).
AKORDİYON
Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.
BANKAMATİK
Bankaların para işlemlerini günün her saatinde otomatik olarak yapan makine.
BUHARLAYICI
Suyu buhar durumuna getiren makine.
BRAKET
Dikişten çıkan kitapların sırtına makine ile bez geçirme.
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
BİÇERDÖVER
Ekin biçen, döven, taneleri ayıran, samanı deste veya balya durumuna getiren makine.