Kelimeler arşivi içinde; başında "maka" olan, toplam 38 adet kelime bulunmaktadır. maka ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu maka ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde maka olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MAKARNACILIK, MAKADAMLAMAK
MAKADAMLAMA, MAKASLANMAK, MAKANOKİMYA
MAKASLANMA, MAKASLAMAK, MAKASÇILIK, MAKASALANI
MAKARNACI, MAKARONİK, MAKASLAMA
MAKARNOS, MAKARENA, MAKARALI, MAKARACI, MAKASKAR, MAKASSIZ, MAKASTAR
MAKASÇI, MAKASLI, MAKARON, MAKABİL, MAKARNA, MAKARIŞ, MAKAMLI, MAKALAK, MAKADAM
MAKARA, MAKANA, MAKAMA, MAKALE
MAKAS, MAKAM, MAKAL, MAKAK, MAKAT
MAKA
MAKA
Büyük hayvanların aşık kemiği. Hayvanlara nazar değmemesi için takılan büyük, mavi boncuk. Kurbağa.
MAKARNACILIK
Makarna yapma veya satma işi.
MAKASLAMA
Makaslamak işi. Çaprazlama.
MAKARONİK
Latince sözcük ya da ekler katılarak yazılan alaylı (koşuk türü).
MAKARALI
Makarası olan, makara ile çalışan.
MAKASALANI
Kütahya kenti, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
MAKANOKİMYA
Polimerlerde mekanik enerjinin kimyasal enerjiye dönüşümünü inceleyen bir bilim dalı.
MAKARENA
El kol hareketleri ile birlikte yapılmış olan bir tür hızlı dans.
MAKASLANMAK
Makas almak işine konu olmak. Kesilmek.
MAKASÇILIK
Makasçının görevi. Basında başka gazetelerdeki haberleri kesip olduğu gibi aktarma işi.
MAKARNACI
Makarna yapan veya satan kimse. Makarnayı çok seven kimse. İtalyan. Şişman, hareketsiz kimse.
MAKARNOS
Makarios (Kuşu).
MAKASLAMAK
Makasla kesmek. Makas almak. Yazı, film vb.ni sansür amaçlı kısaltmak, kesmek.
MAKADAMLAMA
Makadamlamak işi.
MAKADAMLAMAK
Makadamla kaplamak.
MAKASLANMA
Makaslanmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde MAKA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALGARİNA
Ağır bir şeyi denizden çıkarma veya denize indirme işinde kullanılan büyük vinçli deniz teknesi. Bazı gemilerin baş veya kıç tarafından eğik olarak uzatılmış bulunan makaralı, kısa ve kalın dikme.
ARABANKÜRDİ
Klasik Türk müziğinde az kullanılmış birleşik bir makam.
ACEMKÜRDİ
Klasik Türk müziğinde birleşik bir makam.
AMİRALLİK
Amiral olma durumu. Amiralin makamı.
ARZ
Sunma. Piyasaya mal sürülmesi, sunu. Yer, yeryüzü. En, genişlik. Yüksek bir makama anlatma, bildirme.
ARAZBAR
Türk müziğinde bir birleşik makam.
ACEMAŞİRAN
Klasik Türk müziğinde kullanılan şet makamlarından biri.
BAŞKİLİSE
Piskoposluk makamı olan büyük kilise, katedral.
BAŞKOMUTANLIK
Başkomutan olma durumu, başkumandanlık, serdarlık. Başkomutanın makamı, başkumandanlık. Başkomutanın yaptığı iş, başkumandanlık, serdarlık.
BAĞKESEN
Makaslı böcek.
ARABAN
Klasik Türk müziğinde bir makam. Gaziantep iline bağlı ilçelerden biri.
AYAK
Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.
BASMAKALIPLAŞMAK
Basmakalıp durumuna gelmek.
ACEMBUSELİK
Klasik Türk müziğinde kullanılan birleşik bir makam.
ANAFOR
Girdap. Yolsuzluk yapılarak elde edilen şey. Karmakarışık bir durum.
BASMAKALIPLIK
Basmakalıp olma durumu.
ARAZBARBUSELİK
Türk müziğinde bir birleşik makam.
ATONAL
Yeni bir bestecilik çığırına göre, ton ve makam temeline bağlı kalmadan oluşturulan (beste).
BAŞKANLIK
Başkan olma durumu. Başkanın görevi veya makamı, reislik, riyaset.
ANÜS
Sindirim sisteminin sonunda bulunan ve dışkının atılmasına yarayan çıkış deliği, makat, şerç, büzük, göt, sofra.