Kelimeler arşivi içinde; sonunda "lok" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. Sonu lok ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında lok olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde lok olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
VANTRİLOK
AKŞAMLOK, MONOBLOK
MAÇALOK, OVERLOK, ŞOKOLOK
LOKLOK
GILOK, SELOK, VALOK
BLOK, FLOK, ULOK
LOK
LOK
Gemileri, farklı iki su düzeyinin birinden öbürüne aşırmak için yapılmış ara havuz.
VANTRİLOK
Karnından konuşan.
BLOK
Kocaman ve ağır kitle. İçine resim veya yazı kâğıtları konulan karton kap. Politik çıkarları sebebiyle birlik kuran devletler topluluğu. Voleybolda, file üstünde karşı oyuncunun topu sert vururken önünde iki veya üç kişinin elleri ile oluşturdukları perde. Yapı adası. Birden çok bölümü bir araya getirilmiş olan, bir bütün oluşturan.
ULOK
Kötürüm.
AKŞAMLOK
Akşam yemeği.
GILOK
Çok kuvvetli, cesur ve gözü pek adanı.
SELOK
Sel gibi güçlü, ok gibi hızlı olan.
VALOK
Kızak, döven ve arabalara at koşarken kullanılan bir çeşit araç. Döveni çekmeye yarayan pasturungayı dövene bağlayan ip. (Susuz Kars).
FLOK
Geminin cıvadrasına çekilen üçgen yelken.
MAÇALOK
Güzel.
MONOBLOK
Tekgövde.
ŞOKOLOK
Küçük değirmen.
OVERLOK
Kumaş, halı, kilim vb.nin kenarına makine ile yapılan sıkı, zikzaklı dikiş.
LOKLOK
Erkek hindi. Çamdan yapılmış emzikli testi. Atların koşarken karınlarından çıkardıkları ses ve bu sesi çıkaran at.
Bu bölümde tanımı içerisinde LOK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇÖRDEK
Gabya mantileri üzerine bağlanan palanga, flok ve yan yelkenleri kandilisası.
ATEŞÇİ
Fabrika, vapur, lokomotif vb. ateşle işleyen yerlerde ocaklara kömür atıp ateşin sürekli yanmasını sağlayan kimse.
GARSON
Lokanta, pastane, kahvehane vb. yerlerde müşterilere hizmet eden kimse.
ÇALGIHANE
Müzik evi, çalgılı lokanta veya eğlence yeri.
ÇUHÇUH
Çocuk dilinde tren. Lokomotifin çalışırken çıkardığı ses.
BİSTRO
İçki içilen kahve. Müzik eşliğinde içki içilen, yemek yenilen bir tür lokanta.
BANAK
Ekmek parçası, lokma.
AYIRTMA
Ayırtmak işi. Otel, gazino, lokanta vb. yerlerle uçak, tren, otobüs gibi taşıtlarda yer ayırma işi, rezervasyon.
BLOKSUZLUK
Bloksuz davranma, bağlantısızlık.
ABAKÜS
Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.
DUBLAJ
Seslendirme. Voleybolda blok yapan arkadaşının arkasında bıraktığı boşluğu doldurma. Yabancı dildeki filmlerin başka bir dile çevrilmesi işi.
DOYUMEVİ
Gösterişsiz, küçük lokanta.
BLOKAJ
Bloke etme işi. Bir şeyin hareketine engel olma, hareketini durdurma. Sivri taşların toprak zemine dikine çakılarak üzerine beton dökülmesiyle yapılmış olan dolgu. Bankacılıkta bir varlığın yetkili otoritelerin izni olmadan sahibi tarafından kullanılamaması durumu.
BAĞLANTISIZ
Aralarında bağlantı bulunmayan, irtibatsız, rabıtasız, angajmansız. Askerî, siyasi yönden hiçbir bloka bağlı olmayan (ülke), bloksuz.
AŞÇIBAŞI
Birlikte çalışan birkaç aşçının başı. Bir lokanta veya evde yemek pişirmekle görevli kimse.
AŞEVİ
Lokanta. Düğün, nişan vb. toplantılarda, verilecek yemekleri hazırlamak için geçici olarak mutfak gibi kullanılan yer. Yoksullara parasız yemek yedirilen veya dağıtılan yer, aşhane. Tekkelerde yemek pişirilen yer.
BLOKLAŞMA
Bloklaşmak işi.
BLOKLAŞMAK
Blok durumuna gelmek.
AŞÇI
Yemek pişirmeyi meslek edinen kimse. Yemek yenilen dükkân, aşevi, lokanta. Yemek pişirip satan kimse.
ETER
Oksijenli asitlerin alkollerle birleşmesinden oluşan sıvılar. Bir tür organik yağ çözücü. Hekimlikte kullanılan, çok uçucu, renksiz ve kendine özgü kokusu olan bir sıvı, lokman ruhu.