İçinde LOK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "lok" olan, toplam 117 tane kelime bulunuyor. İçerisinde lok bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu lok ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında lok olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

SİKLOKRİYOŞİRURJİ

16 harfli kelimeler

VEZİKÜLOKAVERNÖZ

15 harfli kelimeler

SİKLOKRİYOTERMİ, STAFİLOKOKKOZİS

14 harfli kelimeler

SİPROFLOKSASİN

13 harfli kelimeler

DANOFLOKSASİN, DİPLOKROMOZOM, ENROFLOKSASİN, LOMEFLOKSASİN, REDİSLOKASYON, STAFİLOKOKKOZ, TRANSLOKASYON

12 harfli kelimeler

LOKALİZASYON, LOKANTACILIK, LOKOMOTİFSİZ, ASEFALOKARDİ, MEGALOKORNEA, MULTİLOKÜLER, OVERLOKÇULUK, TİFLOKOLİTİS

11 harfli kelimeler

LOKOMOTİFLİ, DİSLOKASYON, FLOKÜLASYON, LOKMALANMAK, MALOKLUZYON

10 harfli kelimeler

BLOKLAŞMAK, BLOKSUZLUK, KİLOKALORİ, LOKMACILIK, STAFİLOKOK, DELOKALİZE, DİPLOKARYA, LOKOMOSYON, LOKURDAMAK, MELOKSİKAM, PİLOKARPİN, PİLOKİSTİK, TRANSLOKAZ, TRANSLOKON

9 harfli kelimeler

BLOKLAŞMA, FİLOKSERA, KUŞLOKUMU, LATİLOKUM, LOKANTACI, LOKANTALI, LOKOMOBİL, LOKOMOTİF, VANTRİLOK, FLOKKULUS, LOKULÜSİT, OVERLOKÇU, PRİLOKAİN

8 harfli kelimeler

KOLOKYUM, LOKMACIK, AKŞAMLOK, DİPLOKOK, FİLOKLAT, HOLOKRİN, LOKALİZE, LOKILDAN, LOKLAMAH, LOKLAMAK, LOKMANLI, LOKOMFEN, LOKURDAK, LUKALOKS, MEFLOKİN, MONOBLOK, NALOKSON

7 harfli kelimeler

BLOKNOT, BLOKSUZ, GLOKONİ, LOKANTA, LOKATİF, LOKMACI, BİLOKMA, DALOKAY, FLOKKUS, LOFLOKO, LOKAFOR, LOKLOKU, LOKOTİP, LOKULUS, LOKUNTA, MAÇALOK, OVERLOK, ŞOKOLOK

6 harfli kelimeler

BLOKAJ, GLOKOM, LOKAVT, BLOKLU, GLOKİT, LOKANT, LOKLOK, LOKMAN, LOKORO, LOKUSA, MALOKA

5 harfli kelimeler

BLOKE, LOKAL, LOKMA, LOKUM, GILOK, LOKİS, LOKKO, LOKUL, LOKUR, LOKUS, LOKUŞ, LOKUT, SELOK, SLOKA, VALOK

4 harfli kelimeler

BLOK, FLOK, ULOK

3 harfli kelimeler

LOK

Bazı kelimelerin anlamları

LOK

Gemileri, farklı iki su düzeyinin birinden öbürüne aşırmak için yapılmış ara havuz.

SİKLOKRİYOŞİRURJİ

Glakomun tedavisinde korpus siliarenin dondurularak sıvı üretiminin azaltıldığı yöntem. Glakom olgularında -80 ?C soğuk aplikasyonla korneal limbustan 5-6 mm uzaklıktan gerçekleştirilen kriyoproba temaslariyle korpus siliarede yerel bir yıkımlama oluşturulur, siklokriyotermi.

DANOFLOKSASİN

Geniş spektrumlu ve güçlü antibakteriyel etkinliğe sahip yeni kuşak fluorokinolon türevi bir ilaç.

VEZİKÜLOKAVERNÖZ

Hem veziküllü hem de kavernöz olan.

STAFİLOKOKKOZİS

Kene piyemisi. Kanatlılarda stafilokokkozis.

LOKALİZASYON

Kuruluş yeri seçimi.

SİPROFLOKSASİN

Sistemik enfeksiyonlara karşı en fazla kullanılan florokinolon türevi antibiyotik.

ENROFLOKSASİN

Bakterilerde DNA jiraz (topo izomeraz II) enzimini baskılayarak DNA' nın üretimi ve kalıbının çıkarılmasını engelleyen ve sonuçta bakterilerin bölünmesini ortadan kaldırarak ölümlerine neden olan florokinolon grubunda yer alan bir antibiyotik.

TRANSLOKASYON

Kromozomun bir parçasının kopup başka bir kromozoma eklenmesi şeklinde olan kromozom mutasyonu. Farklı bir yer ve habitata götürme. Kromozomun bir parçasının kopup başka bir kromozoma eklenmesi biçiminde olan kromozom mutasyonu. Her iki kromozomda kırık ve anormal düzenlemeyle tamiri sonucu oluşan bir kromozom parçasının homolog olmayan başka bir kromozoma transfer edildiği bir yapısal kromozom anormalliği.

SİKLOKRİYOTERMİ

Siklokriyoşirurji.

STAFİLOKOKKOZ

Alabalıklarda, Staphylococcus aureus'un neden olduğu, vücut yüzeyinde gri-beyaz lezyonlar, dalakta büyüme ve bağırsakta yangısal reaksiyonlarla karakterize, sporadik bir enfeksiyon.

LOKOMOTİFSİZ

Lokomotifi olmayan.

DİPLOKROMOZOM

Sentromerin bölünmemesi ve yavru kromozomların birbirinden ayrılamamasıyla oluşan, duplikasyon geçirmiş, dört kromatit kapsayan anormal bir kromozom.

REDİSLOKASYON

Bir organ veya parçanın normal durumuna gelişinden sonra yeniden yerinden kayma veya çıkma göstermesi.

LOKANTACILIK

Lokantacının yaptığı iş.

LOMEFLOKSASİN

İdrar yolu ve alt solunum yolu enfeksiyonlarında kullanılan florokinolon türü antibiyotik.

  -   -   -  

Anlamında LOK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde LOK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BLOKSUZLUK

Bloksuz davranma, bağlantısızlık.

DUBLAJ

Seslendirme. Voleybolda blok yapan arkadaşının arkasında bıraktığı boşluğu doldurma. Yabancı dildeki filmlerin başka bir dile çevrilmesi işi.

ÇÖRDEK

Gabya mantileri üzerine bağlanan palanga, flok ve yan yelkenleri kandilisası.

BLOKLAŞMA

Bloklaşmak işi.

ATEŞÇİ

Fabrika, vapur, lokomotif vb. ateşle işleyen yerlerde ocaklara kömür atıp ateşin sürekli yanmasını sağlayan kimse.

GARSON

Lokanta, pastane, kahvehane vb. yerlerde müşterilere hizmet eden kimse.

AŞÇI

Yemek pişirmeyi meslek edinen kimse. Yemek yenilen dükkân, aşevi, lokanta. Yemek pişirip satan kimse.

BAĞLANTISIZ

Aralarında bağlantı bulunmayan, irtibatsız, rabıtasız, angajmansız. Askerî, siyasi yönden hiçbir bloka bağlı olmayan (ülke), bloksuz.

AYIRTMA

Ayırtmak işi. Otel, gazino, lokanta vb. yerlerle uçak, tren, otobüs gibi taşıtlarda yer ayırma işi, rezervasyon.

BİSTRO

İçki içilen kahve. Müzik eşliğinde içki içilen, yemek yenilen bir tür lokanta.

ÇUHÇUH

Çocuk dilinde tren. Lokomotifin çalışırken çıkardığı ses.

ÇALGIHANE

Müzik evi, çalgılı lokanta veya eğlence yeri.

ETER

Oksijenli asitlerin alkollerle birleşmesinden oluşan sıvılar. Bir tür organik yağ çözücü. Hekimlikte kullanılan, çok uçucu, renksiz ve kendine özgü kokusu olan bir sıvı, lokman ruhu.

BANAK

Ekmek parçası, lokma.

AŞEVİ

Lokanta. Düğün, nişan vb. toplantılarda, verilecek yemekleri hazırlamak için geçici olarak mutfak gibi kullanılan yer. Yoksullara parasız yemek yedirilen veya dağıtılan yer, aşhane. Tekkelerde yemek pişirilen yer.

ABAKÜS

Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.

BLOKAJ

Bloke etme işi. Bir şeyin hareketine engel olma, hareketini durdurma. Sivri taşların toprak zemine dikine çakılarak üzerine beton dökülmesiyle yapılmış olan dolgu. Bankacılıkta bir varlığın yetkili otoritelerin izni olmadan sahibi tarafından kullanılamaması durumu.

BLOKLAŞMAK

Blok durumuna gelmek.

DOYUMEVİ

Gösterişsiz, küçük lokanta.

AŞÇIBAŞI

Birlikte çalışan birkaç aşçının başı. Bir lokanta veya evde yemek pişirmekle görevli kimse.