Kelimeler arşivi içinde; başında "lok" olan, toplam 46 adet kelime bulunmaktadır. lok ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu lok ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde lok olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
LOKALİZASYON, LOKANTACILIK, LOKOMOTİFSİZ
LOKMALANMAK, LOKOMOTİFLİ
LOKURDAMAK, LOKMACILIK, LOKOMOSYON
LOKULÜSİT, LOKANTACI, LOKANTALI, LOKOMOBİL, LOKOMOTİF
LOKMANLI, LOKMACIK, LOKOMFEN, LOKLAMAK, LOKLAMAH, LOKILDAN, LOKALİZE, LOKURDAK
LOKOTİP, LOKULUS, LOKUNTA, LOKAFOR, LOKMACI, LOKANTA, LOKATİF, LOKLOKU
LOKLOK, LOKORO, LOKAVT, LOKUSA, LOKMAN, LOKANT
LOKUT, LOKUŞ, LOKUS, LOKAL, LOKUR, LOKUM, LOKMA, LOKUL, LOKİS, LOKKO
LOK
LOK
Gemileri, farklı iki su düzeyinin birinden öbürüne aşırmak için yapılmış ara havuz.
LOKOMOBİL
Sanayi ve tarımda kullanılan, tekerlekler üzerine kurulmuş, istenilen yere çekilebilen patlamalı motor veya buhar makinesi.
LOKMALANMAK
Yemek yemek, karnını doyurmak.
LOKOMOTİFSİZ
Lokomotifi olmayan.
LOKANTACILIK
Lokantacının yaptığı iş.
LOKOMOTİF
Tren vagonlarını çeken, tekerlekli, buharlı, elektrikli, termik motorlu veya sıkıştırılmış havalı makine.
LOKOMOSYON
Hareket.
LOKMACILIK
Lokmacı olma durumu. Lokmacının işi.
LOKURDAMAK
Kaynayan su ses çıkarmak.
LOKANTALI
Lokantası olan.
LOKMACIK
Küçük lokma.
LOKALİZASYON
Kuruluş yeri seçimi.
LOKOMOTİFLİ
Lokomotifi olan.
LOKULÜSİT
Karpelleri orta damar boyunca açılan kuru meyve.
LOKMANLI
Kocaeli şehri, Kandıra belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
LOKANTACI
Lokanta işleten kimse.
Bu bölümde tanımı içerisinde LOK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇÖRDEK
Gabya mantileri üzerine bağlanan palanga, flok ve yan yelkenleri kandilisası.
BAĞLANTISIZ
Aralarında bağlantı bulunmayan, irtibatsız, rabıtasız, angajmansız. Askerî, siyasi yönden hiçbir bloka bağlı olmayan (ülke), bloksuz.
GARSON
Lokanta, pastane, kahvehane vb. yerlerde müşterilere hizmet eden kimse.
DUBLAJ
Seslendirme. Voleybolda blok yapan arkadaşının arkasında bıraktığı boşluğu doldurma. Yabancı dildeki filmlerin başka bir dile çevrilmesi işi.
BİSTRO
İçki içilen kahve. Müzik eşliğinde içki içilen, yemek yenilen bir tür lokanta.
ATEŞÇİ
Fabrika, vapur, lokomotif vb. ateşle işleyen yerlerde ocaklara kömür atıp ateşin sürekli yanmasını sağlayan kimse.
BLOKLAŞMAK
Blok durumuna gelmek.
BLOKLAŞMA
Bloklaşmak işi.
ÇALGIHANE
Müzik evi, çalgılı lokanta veya eğlence yeri.
AŞÇIBAŞI
Birlikte çalışan birkaç aşçının başı. Bir lokanta veya evde yemek pişirmekle görevli kimse.
AŞÇI
Yemek pişirmeyi meslek edinen kimse. Yemek yenilen dükkân, aşevi, lokanta. Yemek pişirip satan kimse.
ETER
Oksijenli asitlerin alkollerle birleşmesinden oluşan sıvılar. Bir tür organik yağ çözücü. Hekimlikte kullanılan, çok uçucu, renksiz ve kendine özgü kokusu olan bir sıvı, lokman ruhu.
DOYUMEVİ
Gösterişsiz, küçük lokanta.
BLOKSUZLUK
Bloksuz davranma, bağlantısızlık.
ABAKÜS
Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.
AYIRTMA
Ayırtmak işi. Otel, gazino, lokanta vb. yerlerle uçak, tren, otobüs gibi taşıtlarda yer ayırma işi, rezervasyon.
BLOKAJ
Bloke etme işi. Bir şeyin hareketine engel olma, hareketini durdurma. Sivri taşların toprak zemine dikine çakılarak üzerine beton dökülmesiyle yapılmış olan dolgu. Bankacılıkta bir varlığın yetkili otoritelerin izni olmadan sahibi tarafından kullanılamaması durumu.
BANAK
Ekmek parçası, lokma.
ÇUHÇUH
Çocuk dilinde tren. Lokomotifin çalışırken çıkardığı ses.
AŞEVİ
Lokanta. Düğün, nişan vb. toplantılarda, verilecek yemekleri hazırlamak için geçici olarak mutfak gibi kullanılan yer. Yoksullara parasız yemek yedirilen veya dağıtılan yer, aşhane. Tekkelerde yemek pişirilen yer.