Sonu LEBLEBİ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "leblebi" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu leblebi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında leblebi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde leblebi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

LEBLEBİ

Dış kabuğu çıkarıldıktan sonra fırında kavrulup çerez olarak yenen nohut.

DEMİRLEBLEBİ

Başarılması çok güç iş.

  -   -   -  

Anlamında LEBLEBİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde LEBLEBİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CALBUK

Leblebi.

GEBGEBİ

Ayakkabı çivisi. Kırık, küçük leblebi.

BURUM

Eğirilmek üzere bükülmüş yün. Kâğıt huni, külah (şeker, leblebi ve benzerleri koymak için). Bir metal parçayı, uzun ekseni çevresinde burma.

BEBÜK

Leblebi veya nohut, darı, bakla gibi kavrulup yenilen şeyler. Çocuk. Tomurcuk.

LEB

"Daha söze başlanırken ne denmek istenildiğini çabucak anlamak" anlamındaki leb demeden leblebiyi anlamak deyiminde geçen bir söz.

BEBBE

Leblebi veya nohut, darı, bakla gibi kavrulup yenilen şeyler.

EVSİM

Avlanırken, avcıların hayvanlardan gizlendiği yer, öneze. Leblebi aktarmakta kullanılan kalbur. (Güdül Ankara).

DEPTE

Çocuk patiği. Çocuk dilinde leblebi.

LEBLEBİCİLİK

Leblebicinin yaptığı iş.

GUDAYMA

Leblebi.

DÖLET

Düz. Yeni doğum yapan bir kadının dağıttığı leblebi ve üzüm gibi çerez.

BUBUŞ

Yiğit, delikanlı, babayiğit. Şeker, kara üzüm, leblebi gibi tane halindeki çerez. Dut.

GEBGEP

Kırık, küçük leblebi.

GIDIGIDI

Önemsiz işler için kullanılır: Bu kadar lüzumlusu varken sen gıdıgıdı işlerle uğraşıyorsun. Cimri, pinti. Leblebi.

DİŞEĞİLİ

Diş diş: Leblebici tavası dişeğilidir.

BUBU

Şeker, kara üzüm, leblebi gibi tane halindeki çerez. Dut. Bir iki yaşındaki çocuk.

LEBLEBİCİ

Leblebi yapan veya satan kimse.

CIVAK

Sulu. Leblebi. Şeytantırnağı.

BİLİK

Kaz ve ördek yavrusu. Bilen, tanıyan, vâkıf. Bölük, parça, kısım. Meşe ağacı meyvesi, palamut. Bilim. Tavşan. Anaç tavuk. Kırık leblebi. Tandırda, simit biçiminde yapılmış çörek, ekmek. Silâh. Tanık. Bilirkişi: Ne bilik var ne tanık. Kadının cinsiyet organı. Vesika, vekâletname, senet, kart, kimlik cüzdanı, tezkere. Piliç. Küçük erkek çocukların cinsiyet organı. Erkeklik organı. Civciv. Tandırda pişirilen ortası delik küçük ekmek. Akıl, us, anlayış, kavrayış, bilgi. Güçlü bir seziş ve görgüden doğan ruh uyanıklığı ve zevk olgunluğu. Akıl, us, hikmet, bilgi.

CUDAYMA

Leblebi.