Kelimeler arşivi içinde; başında "leblebi" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. leblebi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu leblebi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde leblebi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
LEBLEBİCİLİK
LEBLEBİTAŞ
LEBLEBİCİ
LEBLEBİ
LEBLEBİ
Dış kabuğu çıkarıldıktan sonra fırında kavrulup çerez olarak yenen nohut.
LEBLEBİTAŞ
Diyarbakır ili, Ovabağ bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
LEBLEBİCİ
Leblebi yapan veya satan kimse.
LEBLEBİCİLİK
Leblebicinin yaptığı iş.
Bu bölümde tanımı içerisinde LEBLEBİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DÖLET
Düz. Yeni doğum yapan bir kadının dağıttığı leblebi ve üzüm gibi çerez.
CALBUK
Leblebi.
HIRBO
İri yarı kişi. Sersem, salak ve kaba saba. Türk gölge ve ortaoyunlarında Anadolulu tipler için kullanılır. Başkaca Türk de denir. iriyarı, güçlü, kaba ve görgüsüzdür. İyi yürekli, ama saftır; kolayca aldatılır. Gözü döndü mü önünde kimse duramaz. Kastamonulu oduncu ya da Bolulu aşçı olarak gergiye çıkar. Kimi kez de yufkacı, yoğurtçu, koç bakıcısı, kundura onarımcısı olur. Leblebici ya da bekçi olarak da oyuna çıkar. Karagözcü argosunda taşra tiplerinin tümüne bu ad verilir.
HOTAK
Kağnılarda boyunduruğun gerisinde, öküzün boynuna oturup öküzü süren çocuk. Çocukların kaydırak oyunlarında, çengelli sopalarla oynadıkları oyunlarda ortaya koydukları yuvarlak ağaç, taş ya da kemik. Boynuzsuz hayvan. Hindi. Baş, kafa. Toplu, bir arada. Hayvan tırnağı. Kısa boylu kişi. Leblebi.
GEBGEBİ
Ayakkabı çivisi. Kırık, küçük leblebi.
BUBUŞ
Yiğit, delikanlı, babayiğit. Şeker, kara üzüm, leblebi gibi tane halindeki çerez. Dut.
BURUM
Eğirilmek üzere bükülmüş yün. Kâğıt huni, külah (şeker, leblebi ve benzerleri koymak için). Bir metal parçayı, uzun ekseni çevresinde burma.
BUBU
Şeker, kara üzüm, leblebi gibi tane halindeki çerez. Dut. Bir iki yaşındaki çocuk.
GIDIGIDI
Önemsiz işler için kullanılır: Bu kadar lüzumlusu varken sen gıdıgıdı işlerle uğraşıyorsun. Cimri, pinti. Leblebi.
GUDAYMA
Leblebi.
DEPTE
Çocuk patiği. Çocuk dilinde leblebi.
BEBÜK
Leblebi veya nohut, darı, bakla gibi kavrulup yenilen şeyler. Çocuk. Tomurcuk.
LEB
"Daha söze başlanırken ne denmek istenildiğini çabucak anlamak" anlamındaki leb demeden leblebiyi anlamak deyiminde geçen bir söz.
BİLİK
Kaz ve ördek yavrusu. Bilen, tanıyan, vâkıf. Bölük, parça, kısım. Meşe ağacı meyvesi, palamut. Bilim. Tavşan. Anaç tavuk. Kırık leblebi. Tandırda, simit biçiminde yapılmış çörek, ekmek. Silâh. Tanık. Bilirkişi: Ne bilik var ne tanık. Kadının cinsiyet organı. Vesika, vekâletname, senet, kart, kimlik cüzdanı, tezkere. Piliç. Küçük erkek çocukların cinsiyet organı. Erkeklik organı. Civciv. Tandırda pişirilen ortası delik küçük ekmek. Akıl, us, anlayış, kavrayış, bilgi. Güçlü bir seziş ve görgüden doğan ruh uyanıklığı ve zevk olgunluğu. Akıl, us, hikmet, bilgi.
GEBGEP
Kırık, küçük leblebi.
CUDAYMA
Leblebi.
DİŞEĞİLİ
Diş diş: Leblebici tavası dişeğilidir.
BEBBE
Leblebi veya nohut, darı, bakla gibi kavrulup yenilen şeyler.
EVSİM
Avlanırken, avcıların hayvanlardan gizlendiği yer, öneze. Leblebi aktarmakta kullanılan kalbur. (Güdül Ankara).
CIVAK
Sulu. Leblebi. Şeytantırnağı.