Kelimeler arşivinde; içinde "leblebi" olan, toplam 5 tane kelime bulunuyor. İçerisinde leblebi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu leblebi ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında leblebi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
LEBLEBİCİLİK, DEMİRLEBLEBİ
LEBLEBİTAŞ
LEBLEBİCİ
LEBLEBİ
LEBLEBİ
Dış kabuğu çıkarıldıktan sonra fırında kavrulup çerez olarak yenen nohut.
LEBLEBİCİ
Leblebi yapan veya satan kimse.
DEMİRLEBLEBİ
Başarılması çok güç iş.
LEBLEBİCİLİK
Leblebicinin yaptığı iş.
LEBLEBİTAŞ
Diyarbakır ili, Ovabağ bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde LEBLEBİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GEBGEP
Kırık, küçük leblebi.
CALBUK
Leblebi.
DİŞEĞİLİ
Diş diş: Leblebici tavası dişeğilidir.
HOTAK
Kağnılarda boyunduruğun gerisinde, öküzün boynuna oturup öküzü süren çocuk. Çocukların kaydırak oyunlarında, çengelli sopalarla oynadıkları oyunlarda ortaya koydukları yuvarlak ağaç, taş ya da kemik. Boynuzsuz hayvan. Hindi. Baş, kafa. Toplu, bir arada. Hayvan tırnağı. Kısa boylu kişi. Leblebi.
BURUM
Eğirilmek üzere bükülmüş yün. Kâğıt huni, külah (şeker, leblebi ve benzerleri koymak için). Bir metal parçayı, uzun ekseni çevresinde burma.
CUDAYMA
Leblebi.
GIDIGIDI
Önemsiz işler için kullanılır: Bu kadar lüzumlusu varken sen gıdıgıdı işlerle uğraşıyorsun. Cimri, pinti. Leblebi.
GUDAYMA
Leblebi.
BUBU
Şeker, kara üzüm, leblebi gibi tane halindeki çerez. Dut. Bir iki yaşındaki çocuk.
BEBÜK
Leblebi veya nohut, darı, bakla gibi kavrulup yenilen şeyler. Çocuk. Tomurcuk.
DÖLET
Düz. Yeni doğum yapan bir kadının dağıttığı leblebi ve üzüm gibi çerez.
HIRBO
İri yarı kişi. Sersem, salak ve kaba saba. Türk gölge ve ortaoyunlarında Anadolulu tipler için kullanılır. Başkaca Türk de denir. iriyarı, güçlü, kaba ve görgüsüzdür. İyi yürekli, ama saftır; kolayca aldatılır. Gözü döndü mü önünde kimse duramaz. Kastamonulu oduncu ya da Bolulu aşçı olarak gergiye çıkar. Kimi kez de yufkacı, yoğurtçu, koç bakıcısı, kundura onarımcısı olur. Leblebici ya da bekçi olarak da oyuna çıkar. Karagözcü argosunda taşra tiplerinin tümüne bu ad verilir.
GEBGEBİ
Ayakkabı çivisi. Kırık, küçük leblebi.
BUBUŞ
Yiğit, delikanlı, babayiğit. Şeker, kara üzüm, leblebi gibi tane halindeki çerez. Dut.
CIVAK
Sulu. Leblebi. Şeytantırnağı.
EVSİM
Avlanırken, avcıların hayvanlardan gizlendiği yer, öneze. Leblebi aktarmakta kullanılan kalbur. (Güdül Ankara).
LEB
"Daha söze başlanırken ne denmek istenildiğini çabucak anlamak" anlamındaki leb demeden leblebiyi anlamak deyiminde geçen bir söz.
BEBBE
Leblebi veya nohut, darı, bakla gibi kavrulup yenilen şeyler.
DEPTE
Çocuk patiği. Çocuk dilinde leblebi.
BİLİK
Kaz ve ördek yavrusu. Bilen, tanıyan, vâkıf. Bölük, parça, kısım. Meşe ağacı meyvesi, palamut. Bilim. Tavşan. Anaç tavuk. Kırık leblebi. Tandırda, simit biçiminde yapılmış çörek, ekmek. Silâh. Tanık. Bilirkişi: Ne bilik var ne tanık. Kadının cinsiyet organı. Vesika, vekâletname, senet, kart, kimlik cüzdanı, tezkere. Piliç. Küçük erkek çocukların cinsiyet organı. Erkeklik organı. Civciv. Tandırda pişirilen ortası delik küçük ekmek. Akıl, us, anlayış, kavrayış, bilgi. Güçlü bir seziş ve görgüden doğan ruh uyanıklığı ve zevk olgunluğu. Akıl, us, hikmet, bilgi.