Sonu LATO ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "lato" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu lato ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında lato olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde lato olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

LATO

Palto.

FİLATO

Çeşitli ağaç kaplamalarından elde edilen, tek veya çok renkli, dar ve uzun şeritler biçimdeki bir tür kaplama. Genellikle kaplamalı işlerde, yüzeyi süsleme amacı ile kullanılan tek ya da çok renkli dar, uzun gereç.

TONİLATO

Gemilerin alabileceği yükü belirtmekte kullanılan, bir tona eşit birim.

PLATO

Yayla. Dekorun kurulduğu yer.

  -   -   -  

Anlamında LATO bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde LATO geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MİMESİS

Benzetme, öykünme. Platon bu terimi sözlük anlamıyla kullanmış, Aristoteles dram sanatı konusunda bu terimi yeniden yaratma ve yansılama anlamında yorumlamıştır. Tiyatro sanatının temel ilkelerinden biridir. Sözlük anlamıyla öykünme (taklit). Platon (Eflatun) ile Aristoteles'in kullandıkları bir terimdir. Eflatun "Devlet" adlı yapıtında bu sözcüğü daha çok genel anlamda, yani "öykünme" anlamında kullanılır.

SÜPEROVULASYON

Dışarıdan hormon uygulamasıyla çok sayıda folikülün gelişmesi, preovulator aşamaya ulaşması ve en sonunda yumurtlamayı sağlayıcı yöndeki uygulamalar.

PLATONCU

Platonculuk yanlısı olan.

KRONOAMPEROMETRİ

Çalışma elektrot potansiyelinin ani olarak değiştirilip uygulanan sabit potansiyelde (normal polorografide plato bölgesi) akım değişiminin zamana karşı ölçüldüğü ve akım-zaman ilişkisinin gözlendiği bir elektroanalitik teknik. Ölçümler milisaniye mertebesinde yapılır. Kinetik amaçlı kullanılır.

GENLEŞMEÖLÇER

Isınan sıvıların görünür genleşme katsayılarını belirleyen araç, dilatometre.

SUİBRİĞİ

Suibriğigillerden, yaprakları almaşık, sapları uzun ve sülüksü, yaprak ayası ibrik biçiminde gelişmiş olan, sıcak ülkelerde yetişen, tırmanıcı bir bitki (Nepenthes destillatoria).

EFLATUNİ

Eflatun rengi. Platonik. Bu renkte olan.

NEOPLATONİZM

Yeni Platonculuk.

PİNEALOSİT

Korpus pineale olarak da adlandırılan epifiz bezinin parenkiminde yer alan ve melatonin hormonunu salgılayan hücre.

PLATONİZM

Platonculuk.

TONİLATOLUK

Herhangi bir tonilato hacminde olan.

AFLATOKSİKOZ

İnsan ve hayvanlarda aflatoksinlerin neden olduğu zehirlenme.

SİYENİT

Kuvarssız granit, ortoklaz, mika, hornblentten oluşan platonik kayaç.

YAYLA

Akarsularla derin bir biçimde yarılmış, parçalanmış, üzerinde düzlüklerin belirgin olarak bulunduğu, deniz yüzeyinden yüksek yeryüzü parçası, plato. Dağlık, yüksek bölgelerde, kışın hayat şartları güç olduğu için boş bırakılan, yazın havası iyi ve serin olan, hayvan otlatma veya dinlenme yeri.

AFLATOKSİKOZİS

İnsan ve hayvanlarda aflatoksinler tarafından oluşturulan mutagenezis, karsiogenezis, teratogenezis, mitozun ve bağışıklık sisteminin baskılanmasıyla belirgin zehrin metabolitlerinin makromoleküllere, nükleik asitlere ve nükleoproteinlere bağlanması sonucu biçimlenen akut veya genellikle kronik seyirli zehirlenme.

GRAAFFOLİKÜLÜ

Memelilerde yumurtalık üzerinde gelişen, içerisinde folikül sıvısı ve yumurta bulunduran, tek yavru doğuranlarda her siklüsta bir tane, çok yavru yapan hayvanlarda birden çok gelişen, yumurtlama sırasında içerisinden yumurta çıkan olgun folikül, olgun yumurtalık folikülü, preovulator folikül, olgun folikül.

PLATONCULUK

Platon'un kurduğu, sonradan kendisine bağlı öğrencilerin geliştirdiği, duyu dünyasından ve zihin ürünlerinden farklı, kavranabilir bir gerçekliğin varlığını kabul eden öğreti, Platonizm.