İçinde LAVA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "lava" olan, toplam 71 tane kelime bulunuyor. İçerisinde lava bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu lava ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında lava olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

BAKLAVADİLİMİ

12 harfli kelimeler

BAKLAVACILIK, SALAVATLAMAK, LAVANTACILIK

10 harfli kelimeler

YALAVAÇLIK, BAKLAVALIK, BİLAVASITA, ALAVARTACI, LAVANTASIZ, LAVANTALIK

9 harfli kelimeler

ALAVALMAK, BAKLAVACI, ALAVATLIK, CIRTLAVAK, GİLAVADAR, LAVABOSUZ, LAVANTALI, OKLAVALIK, SALAVATLI, BAKLAVALI, BALIKLAVA, LAVANTACI, KUKLAVARİ

8 harfli kelimeler

ACALAVAN, LAVABOLU, LAVARDAK, MULAVARA, GOLLAVAN, OKLAVALI, ELAVAYCI, PALAVARA, PEYLAVAN, LAVANTİN, ŞAKLAVAK, TALAVART, ALAVANTI, ALAVANDA

7 harfli kelimeler

PAKLAVA, PAHLAVA, SALAVAN, PAĞLAVA, SALAVAT, OKLAVAÇ, LAVANTA, BAKLAVA, KILAVAT, YALAVAÇ, KILAVAN, DALAVAR, KARLAVA, DİLAVAR, GİLAVAT, GILAVAN

6 harfli kelimeler

ALAVAÇ, KLAVAM, ALAVAT, OKLAVA, ALAVAZ, DOLAVA, DULAVA, ELAVAY, GILAVA, KALAVA, OHLAVA, LAVAŞA, LAVABO

5 harfli kelimeler

LAVAT, LAVAŞ, LAVAJ, KLAVA

4 harfli kelimeler

LAVA

Bazı kelimelerin anlamları

LAVA

Herhangi bir yere yanaşmış filikanın kürek çekmeksizin ilerlemesi için verilen buyruk.

BAKLAVADİLİMİ

Baklava dilimi biçiminde oya. (Yalvaç Isparta).

BAKLAVACILIK

Baklava yapma veya satma işi.

ALAVATLIK

Şiddetli rüzgâr, fırtına: Alavatlıklı bir günde tarlaya gittim.

LAVANTASIZ

İçinde lavanta olmayan.

GİLAVADAR

Üzüm çubuklarını yüksekte tutmak için yapılan ağaç iskele.

LAVANTACILIK

Lavanta yapma ve satma işi.

ALAVARTACI

Palavracı, mübalâğacı.

BAKLAVALIK

Baklava yapımında kullanılan veya baklava yapmaya elverişli olan.

YALAVAÇLIK

Elçilik.

SALAVATLAMAK

Uğurlamak.

BAKLAVACI

Baklava yapan veya satan kimse.

BİLAVASITA

Araçsız. Birinin aracılığı olmadan, doğrudan doğruya, aracısız.

LAVANTALIK

Lavanta kokusunu koymaya yarayan şişe.

CIRTLAVAK

Yenmeyen, güzel kokulu, portakal büyüklüğünde kavun cinsinden bir meyve.

ALAVALMAK

Aşırı kıskançlık ve arzu duymak.

  -   -   -  

Anlamında LAVA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde LAVA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MERDANE

Erkeğe yakışan. (me'rda:ne) Mertçe. Kalın oklava. Türlü işlerde kullanılan, silindir biçiminde araç.

BALLIBABAGİLLER

Nane, lavanta çiçeği, kekik vb. kokulu bitkileri içine alan ve iki çenekli bitişik taç yapraklılardan oluşan bir familya.

KARO

Oyun kâğıtlarının küçük, kırmızı, baklava biçimli benekli olanı, orya. Betondan yapılmış dört köşe döşeme taşı.

KURTAYAĞI

Damarlı çiçeksizlerden, küçük yapraklarla örtülü ince bir sap görünüşünde olan bir bitki (Lycopodium clavatum).

ARAÇSIZ

Doğrudan doğruya yapılmış olan veya olan, vasıtasız, bilavasıta. Araç olmaksızın, vasıtasız bir biçimde, bilavasıta, doğrudan doğruya.

DOLAYSIZ

Doğrudan doğruya olan, vasıtasız, bilavasıta. Araya herhangi bir araç girmeden.

KARABAŞ

Çoban köpeği. Kışa dayanıklı sert buğday. Evlenmemiş, evlenmek istemeyen erkek. Rahip. Ballıbabagillerden, çiçekleri mavi veya menekşe renginde başakçıklar durumunda olan güzel kokulu bir bitki (Lavandula stoechas). Bir hücreli özel bir asalağın, hindinin karaciğerine yerleşerek yaptığı, büyük ölçüde ölümlere yol açan kümes hastalığı.

YAPRAK

Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Börek, baklava vb. şeylerde yufka. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak.

SAMSA

Baklavaya benzeyen bir tür hamur tatlısı.

YUFKA

Oklava ile açılan ince, yuvarlak hamur yaprağı. Sacda pişen bir ekmek türü. Zayıf, ince, dayanıksız.

PEYGAMBER

İnsanlara Tanrı'nın buyruklarını bildiren, onları Tanrı yoluna, dine çağıran kimse, yalvaç, yalavaç, elçi.

CAĞ

Parmaklık, korkuluk. Hamam, duş, banyo vb. yerlerde atık suyun akmasını sağlayan delik. Lavabo, banyo. Büyük bez veya deri torba, cav.

LAVANTA

Lavanta çiçeğinden yapılmış olan ispirtolu esans.

AÇGI

Anahtar. Kalem açacağı. Demircilerin, baltanın deliğini açıp, genişletmek için kullandıkları aygıt. Oklava ile açılmış hamur, yufka. Kilim, halı gibi yaygı, sergi.

MUSLUK

Takıldığı boru veya kabın içindeki akışkanı, istenildiğinde akıtabilecek bir düzende yapılmış açılır kapanır alet. El yıkamaya yarayan yer, lavabo.

KOLONYA

İçinde, limon, lavanta, tütün vb. bitkilerin yağı bulunan, hafif kokulu alkollü bir madde.

BAKLAVALI

İçinde baklava biçiminde desen bulunan.

VATOZ

Köpek balıklarından, sırtında büyük dikenleri olan, kuma gömülü olarak yaşayan bir balık (Raja clavata).

LAVANTİN

Lavanta çiçeğinin bir başka türü.

LAVANTACI

Lavanta yapan kimse. Gezici olarak esans satan kimse.