Kelimeler arşivinde; içinde "lava" olan, toplam 71 tane kelime bulunuyor. İçerisinde lava bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu lava ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında lava olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BAKLAVADİLİMİ
BAKLAVACILIK, SALAVATLAMAK, LAVANTACILIK
YALAVAÇLIK, BAKLAVALIK, BİLAVASITA, ALAVARTACI, LAVANTASIZ, LAVANTALIK
ALAVALMAK, BAKLAVACI, ALAVATLIK, CIRTLAVAK, GİLAVADAR, LAVABOSUZ, LAVANTALI, OKLAVALIK, SALAVATLI, BAKLAVALI, BALIKLAVA, LAVANTACI, KUKLAVARİ
ACALAVAN, LAVABOLU, LAVARDAK, MULAVARA, GOLLAVAN, OKLAVALI, ELAVAYCI, PALAVARA, PEYLAVAN, LAVANTİN, ŞAKLAVAK, TALAVART, ALAVANTI, ALAVANDA
PAKLAVA, PAHLAVA, SALAVAN, PAĞLAVA, SALAVAT, OKLAVAÇ, LAVANTA, BAKLAVA, KILAVAT, YALAVAÇ, KILAVAN, DALAVAR, KARLAVA, DİLAVAR, GİLAVAT, GILAVAN
ALAVAÇ, KLAVAM, ALAVAT, OKLAVA, ALAVAZ, DOLAVA, DULAVA, ELAVAY, GILAVA, KALAVA, OHLAVA, LAVAŞA, LAVABO
LAVAT, LAVAŞ, LAVAJ, KLAVA
LAVA
LAVA
Herhangi bir yere yanaşmış filikanın kürek çekmeksizin ilerlemesi için verilen buyruk.
BAKLAVADİLİMİ
Baklava dilimi biçiminde oya. (Yalvaç Isparta).
BAKLAVACILIK
Baklava yapma veya satma işi.
ALAVATLIK
Şiddetli rüzgâr, fırtına: Alavatlıklı bir günde tarlaya gittim.
LAVANTASIZ
İçinde lavanta olmayan.
GİLAVADAR
Üzüm çubuklarını yüksekte tutmak için yapılan ağaç iskele.
LAVANTACILIK
Lavanta yapma ve satma işi.
ALAVARTACI
Palavracı, mübalâğacı.
BAKLAVALIK
Baklava yapımında kullanılan veya baklava yapmaya elverişli olan.
YALAVAÇLIK
Elçilik.
SALAVATLAMAK
Uğurlamak.
BAKLAVACI
Baklava yapan veya satan kimse.
BİLAVASITA
Araçsız. Birinin aracılığı olmadan, doğrudan doğruya, aracısız.
LAVANTALIK
Lavanta kokusunu koymaya yarayan şişe.
CIRTLAVAK
Yenmeyen, güzel kokulu, portakal büyüklüğünde kavun cinsinden bir meyve.
ALAVALMAK
Aşırı kıskançlık ve arzu duymak.
Bu bölümde tanımı içerisinde LAVA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MERDANE
Erkeğe yakışan. (me'rda:ne) Mertçe. Kalın oklava. Türlü işlerde kullanılan, silindir biçiminde araç.
BALLIBABAGİLLER
Nane, lavanta çiçeği, kekik vb. kokulu bitkileri içine alan ve iki çenekli bitişik taç yapraklılardan oluşan bir familya.
KARO
Oyun kâğıtlarının küçük, kırmızı, baklava biçimli benekli olanı, orya. Betondan yapılmış dört köşe döşeme taşı.
KURTAYAĞI
Damarlı çiçeksizlerden, küçük yapraklarla örtülü ince bir sap görünüşünde olan bir bitki (Lycopodium clavatum).
ARAÇSIZ
Doğrudan doğruya yapılmış olan veya olan, vasıtasız, bilavasıta. Araç olmaksızın, vasıtasız bir biçimde, bilavasıta, doğrudan doğruya.
DOLAYSIZ
Doğrudan doğruya olan, vasıtasız, bilavasıta. Araya herhangi bir araç girmeden.
KARABAŞ
Çoban köpeği. Kışa dayanıklı sert buğday. Evlenmemiş, evlenmek istemeyen erkek. Rahip. Ballıbabagillerden, çiçekleri mavi veya menekşe renginde başakçıklar durumunda olan güzel kokulu bir bitki (Lavandula stoechas). Bir hücreli özel bir asalağın, hindinin karaciğerine yerleşerek yaptığı, büyük ölçüde ölümlere yol açan kümes hastalığı.
YAPRAK
Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Börek, baklava vb. şeylerde yufka. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak.
SAMSA
Baklavaya benzeyen bir tür hamur tatlısı.
YUFKA
Oklava ile açılan ince, yuvarlak hamur yaprağı. Sacda pişen bir ekmek türü. Zayıf, ince, dayanıksız.
PEYGAMBER
İnsanlara Tanrı'nın buyruklarını bildiren, onları Tanrı yoluna, dine çağıran kimse, yalvaç, yalavaç, elçi.
CAĞ
Parmaklık, korkuluk. Hamam, duş, banyo vb. yerlerde atık suyun akmasını sağlayan delik. Lavabo, banyo. Büyük bez veya deri torba, cav.
LAVANTA
Lavanta çiçeğinden yapılmış olan ispirtolu esans.
AÇGI
Anahtar. Kalem açacağı. Demircilerin, baltanın deliğini açıp, genişletmek için kullandıkları aygıt. Oklava ile açılmış hamur, yufka. Kilim, halı gibi yaygı, sergi.
MUSLUK
Takıldığı boru veya kabın içindeki akışkanı, istenildiğinde akıtabilecek bir düzende yapılmış açılır kapanır alet. El yıkamaya yarayan yer, lavabo.
KOLONYA
İçinde, limon, lavanta, tütün vb. bitkilerin yağı bulunan, hafif kokulu alkollü bir madde.
BAKLAVALI
İçinde baklava biçiminde desen bulunan.
VATOZ
Köpek balıklarından, sırtında büyük dikenleri olan, kuma gömülü olarak yaşayan bir balık (Raja clavata).
LAVANTİN
Lavanta çiçeğinin bir başka türü.
LAVANTACI
Lavanta yapan kimse. Gezici olarak esans satan kimse.