Kelimeler arşivi içinde; başında "lava" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. lava ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu lava ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde lava olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
LAVANTACILIK
LAVANTALIK, LAVANTASIZ
LAVABOSUZ, LAVANTACI, LAVANTALI
LAVABOLU, LAVANTİN, LAVARDAK
LAVANTA
LAVABO, LAVAŞA
LAVAJ, LAVAŞ, LAVAT
LAVA
LAVA
Herhangi bir yere yanaşmış filikanın kürek çekmeksizin ilerlemesi için verilen buyruk.
LAVANTASIZ
İçinde lavanta olmayan.
LAVAŞ
Mayalı hamurdan tandırda pişirilerek yapılmış olan ve yapıldığı yere göre büyüklüğü değişen ince ekmek türü. Yufka inceliğinde açılmış uzun sade pide.
LAVABO
Üzerinde su muslukları bulunan, porselen, emaye, sac vb.nden yapılmış, el, yüz, bulaşık yıkamaya yarar, çukur yer veya eşya. Lokanta, gar vb. yerlerde bu düzenin bulunduğu yer. Tuvalet.
LAVAŞA
Nallanan hayvanın alt dudağını sıkmak için alet.
LAVANTACILIK
Lavanta yapma ve satma işi.
LAVANTA
Lavanta çiçeğinden yapılmış olan ispirtolu esans.
LAVAJ
Bir işlem sonrası, metal yüzeyleri su ile yıkama. Bir organı su vererek yıkayıp temizleme.
LAVANTALIK
Lavanta kokusunu koymaya yarayan şişe.
LAVANTİN
Lavanta çiçeğinin bir başka türü.
LAVARDAK
Çabuk çabuk konuşan.
LAVABOSUZ
Lavabosu olmayan.
LAVANTALI
İçinde lavanta bulunan.
LAVANTACI
Lavanta yapan kimse. Gezici olarak esans satan kimse.
LAVAT
Kayığın suyunu atmak için kullanılan tahtadan yapılmış kürek.
LAVABOLU
Lavabosu olan.
Bu bölümde tanımı içerisinde LAVA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAKLAVACI
Baklava yapan veya satan kimse.
CAĞ
Parmaklık, korkuluk. Hamam, duş, banyo vb. yerlerde atık suyun akmasını sağlayan delik. Lavabo, banyo. Büyük bez veya deri torba, cav.
ARAÇSIZ
Doğrudan doğruya yapılmış olan veya olan, vasıtasız, bilavasıta. Araç olmaksızın, vasıtasız bir biçimde, bilavasıta, doğrudan doğruya.
MUSLUK
Takıldığı boru veya kabın içindeki akışkanı, istenildiğinde akıtabilecek bir düzende yapılmış açılır kapanır alet. El yıkamaya yarayan yer, lavabo.
BALLIBABAGİLLER
Nane, lavanta çiçeği, kekik vb. kokulu bitkileri içine alan ve iki çenekli bitişik taç yapraklılardan oluşan bir familya.
VATOZ
Köpek balıklarından, sırtında büyük dikenleri olan, kuma gömülü olarak yaşayan bir balık (Raja clavata).
KURTAYAĞI
Damarlı çiçeksizlerden, küçük yapraklarla örtülü ince bir sap görünüşünde olan bir bitki (Lycopodium clavatum).
YUFKA
Oklava ile açılan ince, yuvarlak hamur yaprağı. Sacda pişen bir ekmek türü. Zayıf, ince, dayanıksız.
BAKLAVALIK
Baklava yapımında kullanılan veya baklava yapmaya elverişli olan.
KOLONYA
İçinde, limon, lavanta, tütün vb. bitkilerin yağı bulunan, hafif kokulu alkollü bir madde.
MERDANE
Erkeğe yakışan. (me'rda:ne) Mertçe. Kalın oklava. Türlü işlerde kullanılan, silindir biçiminde araç.
BAKLAVACILIK
Baklava yapma veya satma işi.
SAMSA
Baklavaya benzeyen bir tür hamur tatlısı.
DOLAYSIZ
Doğrudan doğruya olan, vasıtasız, bilavasıta. Araya herhangi bir araç girmeden.
BAKLAVALI
İçinde baklava biçiminde desen bulunan.
YAPRAK
Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Börek, baklava vb. şeylerde yufka. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak.
AÇGI
Anahtar. Kalem açacağı. Demircilerin, baltanın deliğini açıp, genişletmek için kullandıkları aygıt. Oklava ile açılmış hamur, yufka. Kilim, halı gibi yaygı, sergi.
KARABAŞ
Çoban köpeği. Kışa dayanıklı sert buğday. Evlenmemiş, evlenmek istemeyen erkek. Rahip. Ballıbabagillerden, çiçekleri mavi veya menekşe renginde başakçıklar durumunda olan güzel kokulu bir bitki (Lavandula stoechas). Bir hücreli özel bir asalağın, hindinin karaciğerine yerleşerek yaptığı, büyük ölçüde ölümlere yol açan kümes hastalığı.
PEYGAMBER
İnsanlara Tanrı'nın buyruklarını bildiren, onları Tanrı yoluna, dine çağıran kimse, yalvaç, yalavaç, elçi.
KARO
Oyun kâğıtlarının küçük, kırmızı, baklava biçimli benekli olanı, orya. Betondan yapılmış dört köşe döşeme taşı.