Sonu LALAŞ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "lalaş" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu lalaş ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında lalaş olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde lalaş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

LALAŞ

Aptal. Ağırkanlı, uyuşuk kişi. Peltek konuşan, sözü anlaşılamayan.

  -   -   -  

Anlamında LALAŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde LALAŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GERİLLALAŞMA

Gerillalaşmak işi.

BUDALALAŞMA

Budalalaşmak işi.

ÇOĞALMA

Çoğalmak işi, fazlalaşma, ziyadeleşme.

GARĞIN

Su yollarındaki engeller dolayısıyle kabarıp durgunlaşan su. Karların erimesiyle fazlalaşan su. Bu yıl ekinler çok gargın, bilmem ki, nasıl biçeceğiz.

ÇOĞALTMA

Çoğaltmak işi, teksir, fazlalaştırma, ziyadeleştirme. Bir sanat eserinin aslına uygun olarak yapılmış olan taklidi, reprodüksiyon.

GARGUN

Karların erimesiyle fazlalaşan su.

ÇOĞALTMAK

Miktarını, sayısını, ölçüsünü artırmak, fazlalaştırmak, ziyadeleştirmek. Çoğaltma makinesi kullanılarak sayısını artırmak, teksir etmek.

ALTALAMAK

Hastalık tekrarlamak, fazlalaşmak, halsiz bırakmak: Hasanın hastalığı altaladı. Yenmek, sindirmek: Sen onu altalıyamazsın. Hastalık artmak ve yineleyerek hastayı güçsüz bırakmak. Sindirmek, yenmek.

ÇOĞANMAK

Birikmek, fazlalaşmak. Çok görmek, kıskanmak, çekememek.

GARGIN

Su yollarındaki engeller dolayısıyle kabarıp durgunlaşan su. Tıkanan su yolundan geri vuran su. Karların erimesiyle fazlalaşan su. Sık, sürekli ve fazla miktarda yağan yağmur. Gebe. Yemden doymuş (hayvan için). Bu yıl ekinler çok gargın, bilmem ki, nasıl biçeceğiz. Çok zengin (kimse için). İşi çok fazla olan kimse: Bugün çok gargınım, yanıma gelmeyin. Gövdeleri fazla gelişip odunlaşmış bitkiler. Sazlık. Üstü pişmiş, içi çiğ kalmış ekmek. Mısırın, fırında kururken yanma derecesine gelmesini anlatır.

ARTMAK

Büyük heybe. Değeri yükselmek, fazlalaşmak. Çoğalmak. Harcandıktan sonra bir miktar geri kalmak.

ALTAZITMAK

Hastalık tekrarlamak, fazlalaşmak, halsiz bırakmak. Yenmek, sindirmek.

ÇOĞALMAK

Azken çok olmak, çok duruma gelmek, artmak, fazlalaşmak, ziyadeleşmek.

ARTAĞAN

Alışılandan veya beklenilenden artık verimi olan, bereketli. Çoğalan, fazlalaşan, artımlı.

ARTAK

Çocuğu beşiğe bağlıyan bez. Kırılan hayvan bacağını, oynatmadan düzgün tutmaya yarıyan tahta. Çoğalan, fazlalaşan, bereketli (pirinç, fasulye, nohut, mercimek v. b. hakkında).

GARĞUN

Karların erimesiyle fazlalaşan su. Sulu sepken.