Kelimeler arşivinde; içinde "lalaş" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde lalaş bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu lalaş ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında lalaş olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
FAZLALAŞTIRMAK
FAZLALAŞTIRMA, GERİLLALAŞMAK
BUDALALAŞMAK, GABALALAŞMAK, GERİLLALAŞMA
BUDALALAŞMA, FAZLALAŞMAK
FAZLALAŞMA
LALAŞ
LALAŞ
Aptal. Ağırkanlı, uyuşuk kişi. Peltek konuşan, sözü anlaşılamayan.
FAZLALAŞMAK
Çoğalmak.
BUDALALAŞMAK
Budala duruma gelmek, budala gibi davranmak.
GERİLLALAŞMA
Gerillalaşmak işi.
FAZLALAŞTIRMAK
Çoğaltmak.
GABALALAŞMAK
Büyümek, serpilmek.
FAZLALAŞMA
Çoğalma.
BUDALALAŞMA
Budalalaşmak işi.
GERİLLALAŞMAK
Gerilla gibi faaliyet göstermek.
FAZLALAŞTIRMA
Çoğaltma.
Bu bölümde tanımı içerisinde LALAŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GARĞUN
Karların erimesiyle fazlalaşan su. Sulu sepken.
ALTALAMAK
Hastalık tekrarlamak, fazlalaşmak, halsiz bırakmak: Hasanın hastalığı altaladı. Yenmek, sindirmek: Sen onu altalıyamazsın. Hastalık artmak ve yineleyerek hastayı güçsüz bırakmak. Sindirmek, yenmek.
ÇOĞANMAK
Birikmek, fazlalaşmak. Çok görmek, kıskanmak, çekememek.
ALTAZITMAK
Hastalık tekrarlamak, fazlalaşmak, halsiz bırakmak. Yenmek, sindirmek.
ÇOĞALTMAK
Miktarını, sayısını, ölçüsünü artırmak, fazlalaştırmak, ziyadeleştirmek. Çoğaltma makinesi kullanılarak sayısını artırmak, teksir etmek.
ÇOĞALMAK
Azken çok olmak, çok duruma gelmek, artmak, fazlalaşmak, ziyadeleşmek.
ARTAĞAN
Alışılandan veya beklenilenden artık verimi olan, bereketli. Çoğalan, fazlalaşan, artımlı.
GARGIN
Su yollarındaki engeller dolayısıyle kabarıp durgunlaşan su. Tıkanan su yolundan geri vuran su. Karların erimesiyle fazlalaşan su. Sık, sürekli ve fazla miktarda yağan yağmur. Gebe. Yemden doymuş (hayvan için). Bu yıl ekinler çok gargın, bilmem ki, nasıl biçeceğiz. Çok zengin (kimse için). İşi çok fazla olan kimse: Bugün çok gargınım, yanıma gelmeyin. Gövdeleri fazla gelişip odunlaşmış bitkiler. Sazlık. Üstü pişmiş, içi çiğ kalmış ekmek. Mısırın, fırında kururken yanma derecesine gelmesini anlatır.
ARTAK
Çocuğu beşiğe bağlıyan bez. Kırılan hayvan bacağını, oynatmadan düzgün tutmaya yarıyan tahta. Çoğalan, fazlalaşan, bereketli (pirinç, fasulye, nohut, mercimek v. b. hakkında).
ÇOĞALMA
Çoğalmak işi, fazlalaşma, ziyadeleşme.
ARTMAK
Büyük heybe. Değeri yükselmek, fazlalaşmak. Çoğalmak. Harcandıktan sonra bir miktar geri kalmak.
GARGUN
Karların erimesiyle fazlalaşan su.
GARĞIN
Su yollarındaki engeller dolayısıyle kabarıp durgunlaşan su. Karların erimesiyle fazlalaşan su. Bu yıl ekinler çok gargın, bilmem ki, nasıl biçeceğiz.
ÇOĞALTMA
Çoğaltmak işi, teksir, fazlalaştırma, ziyadeleştirme. Bir sanat eserinin aslına uygun olarak yapılmış olan taklidi, reprodüksiyon.