Kelimeler arşivi içinde; başında "lalaş" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. lalaş ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu lalaş ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde lalaş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
LALAŞ
LALAŞ
Aptal. Ağırkanlı, uyuşuk kişi. Peltek konuşan, sözü anlaşılamayan.
Bu bölümde tanımı içerisinde LALAŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GARĞUN
Karların erimesiyle fazlalaşan su. Sulu sepken.
ALTALAMAK
Hastalık tekrarlamak, fazlalaşmak, halsiz bırakmak: Hasanın hastalığı altaladı. Yenmek, sindirmek: Sen onu altalıyamazsın. Hastalık artmak ve yineleyerek hastayı güçsüz bırakmak. Sindirmek, yenmek.
GARGIN
Su yollarındaki engeller dolayısıyle kabarıp durgunlaşan su. Tıkanan su yolundan geri vuran su. Karların erimesiyle fazlalaşan su. Sık, sürekli ve fazla miktarda yağan yağmur. Gebe. Yemden doymuş (hayvan için). Bu yıl ekinler çok gargın, bilmem ki, nasıl biçeceğiz. Çok zengin (kimse için). İşi çok fazla olan kimse: Bugün çok gargınım, yanıma gelmeyin. Gövdeleri fazla gelişip odunlaşmış bitkiler. Sazlık. Üstü pişmiş, içi çiğ kalmış ekmek. Mısırın, fırında kururken yanma derecesine gelmesini anlatır.
GARĞIN
Su yollarındaki engeller dolayısıyle kabarıp durgunlaşan su. Karların erimesiyle fazlalaşan su. Bu yıl ekinler çok gargın, bilmem ki, nasıl biçeceğiz.
ARTAĞAN
Alışılandan veya beklenilenden artık verimi olan, bereketli. Çoğalan, fazlalaşan, artımlı.
ÇOĞALTMAK
Miktarını, sayısını, ölçüsünü artırmak, fazlalaştırmak, ziyadeleştirmek. Çoğaltma makinesi kullanılarak sayısını artırmak, teksir etmek.
GERİLLALAŞMA
Gerillalaşmak işi.
BUDALALAŞMA
Budalalaşmak işi.
ARTMAK
Büyük heybe. Değeri yükselmek, fazlalaşmak. Çoğalmak. Harcandıktan sonra bir miktar geri kalmak.
ÇOĞANMAK
Birikmek, fazlalaşmak. Çok görmek, kıskanmak, çekememek.
ALTAZITMAK
Hastalık tekrarlamak, fazlalaşmak, halsiz bırakmak. Yenmek, sindirmek.
ARTAK
Çocuğu beşiğe bağlıyan bez. Kırılan hayvan bacağını, oynatmadan düzgün tutmaya yarıyan tahta. Çoğalan, fazlalaşan, bereketli (pirinç, fasulye, nohut, mercimek v. b. hakkında).
GARGUN
Karların erimesiyle fazlalaşan su.
ÇOĞALTMA
Çoğaltmak işi, teksir, fazlalaştırma, ziyadeleştirme. Bir sanat eserinin aslına uygun olarak yapılmış olan taklidi, reprodüksiyon.
ÇOĞALMA
Çoğalmak işi, fazlalaşma, ziyadeleşme.
ÇOĞALMAK
Azken çok olmak, çok duruma gelmek, artmak, fazlalaşmak, ziyadeleşmek.